İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı olası bir hukuki dava için hazırlık yapılması talimatı verdiği iddia edildi. Middle East Eye'ın haberine göre, Netanyahu hükümeti, Erdoğan'ın İsrail'e yönelik eleştirileri ve Hamas'a verdiği destek iddiaları nedeniyle uluslararası hukuk zemininde bir dava açmayı değerlendiriyor. Haberde, İsrail Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı'ndaki yetkililerin bu yönde bir dosya hazırlamakla görevlendirildiği öne sürüldü. Konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İddianın Arka Planı ve İsrail'in Hukuki Girişimleri
İsrail'in son yıllarda uluslararası arenada hukuki yollara başvurma eğilimi arttı. Netanyahu yönetimi, özellikle Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde (UCM) İsrail aleyhine yürütülen soruşturmalara karşı misilleme olarak, kendisine karşı eleştirel tutum alan liderlere yönelik davalar açmayı gündeme getirmişti. Bu kapsamda, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 7 Ekim 2023 sonrası İsrail'e yönelik sert söylemleri ve Hamas'ı terör örgütü olarak tanımlamayı reddetmesi, İsrail tarafında rahatsızlık yaratmıştı. Erdoğan, çeşitli platformlarda İsrail'i 'terör devleti' olarak nitelendirmiş ve Gazze'deki saldırıları soykırım olarak tanımlamıştı. İsrail'in bu söylemleri 'nefret söylemi' ve 'terörü teşvik' kapsamında değerlendirme çabası içinde olduğu belirtiliyor.
Middle East Eye'ın aktardığına göre, İsrail Başbakanlık Ofisi, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı arasında koordineli bir çalışma başlatıldı. Hazırlanacak dosyanın, uluslararası mahkemelerde veya üçüncü ülkelerin yargı organlarında kullanılabileceği ifade ediliyor. Ancak uluslararası hukukta devlet başkanlarına karşı dava açmak son derece zor; devlet başkanı dokunulmazlığı ve egemenlik ilkeleri önemli engeller oluşturuyor. Yine de İsrail'in bu adımı, diplomatik bir baskı aracı olarak kullanmayı hedeflediği yorumları yapılıyor.
Haberde ayrıca, İsrail'in benzer bir girişimi daha önce Güney Afrika'ya karşı da düşündüğü, ancak somut bir adım atılmadığı hatırlatıldı. Uzmanlar, Netanyahu'nun asıl amacının hukuki bir kazanım elde etmekten çok, uluslararası kamuoyunda Erdoğan'ı yıpratmak ve Türkiye'nin Filistin konusundaki aktif diplomasisini zayıflatmak olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Türkiye-İsrail ilişkileri, son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izledi. 2010 Mavi Marmara saldırısı sonrası kopan ilişkiler, 2016'da normalleşme süreciyle onarılmaya çalışıldı; ancak 2018'de Kudüs'ün başkent olarak tanınması ve Gazze'deki gelişmeler nedeniyle yeniden gerildi. 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e yönelik saldırısı ve ardından İsrail'in Gazze'ye düzenlediği operasyonlar, iki ülke arasındaki gerilimi zirveye taşıdı. Erdoğan, İsrail'i soykırımla suçladı; İsrail ise Türkiye'yi Hamas'a destek vermekle eleştirdi. Karşılıklı olarak büyükelçiler çekildi, ticaret kısıtlamaları uygulandı.
Netanyahu'nun olası hukuki hamlesi, İsrail'in uluslararası alanda artan yalnızlığını hafifletme çabası olarak da okunabilir. İsrail, UCM'de hakkında yürütülen soruşturma ve çeşitli ülkelerde açılan davalarla mücadele ederken, karşı hamle olarak eleştirmenlerine yönelik hukuki tehditler savuruyor. Bu taktik, İsrail'in mevcut hükümetinin 'saldırgan diplomasi' anlayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, Türkiye'nin NATO üyesi olması ve bölgesel güç dengeleri, İsrail'in Türkiye'ye karşı doğrudan bir hukuki eyleme girişmesini zorlaştırıyor. Böyle bir adım, iki ülke arasındaki diplomatik kanalları tamamen kapatabilir ve bölgesel istikrarı daha da bozabilir.
Uluslararası hukuk uzmanları, devlet başkanlarına karşı açılacak davaların genellikle sembolik kaldığını, somut sonuç doğurmasının zor olduğunu vurguluyor. Yine de bu tür girişimler, siyasi mesaj verme ve kamuoyu algısını yönlendirme amacı taşıyor. İsrail'in bu hamlesi, Türkiye'yi uluslararası platformlarda savunma pozisyonuna itmeyi amaçlıyor olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Netanyahu'nun Erdoğan'a karşı olası bir hukuki dava hazırlığı, Türk dış politikası açısından ciddi bir meydan okuma anlamına geliyor. Türkiye, Filistin davasında aktif diplomasi yürütürken, İsrail'in bu tür bir adımı Ankara'nın uluslararası itibarını zedelemeyi ve Filistin konusundaki girişimlerini gölgelemeyi hedefliyor. Ancak Türkiye'nin NATO üyeliği ve bölgesel ağırlığı, İsrail'in hukuki tehdidini sınırlı kılıyor. Yine de bu gelişme, iki ülke arasındaki gerilimin daha da tırmanabileceğini ve diplomatik ilişkilerin tamamen kopma riski taşıdığını gösteriyor. Türkiye'nin, olası bir davaya karşı hukuki ve diplomatik hazırlık yapması, aynı zamanda İsrail'in bu tür girişimlerini uluslararası platformlarda kınaması bekleniyor.