Tel Aviv, 6 Eylül - İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik artan yerleşimci saldırıları üzerine ABD'den gelen baskılar sonucunda, bölgedeki yasadışı yerleşimci karakollarının sökülmesi emrini verdi. Konuya yakın iki kaynağın Pazar günü doğruladığı karar, İsrail hükümetinin yerleşim politikalarında nadir görülen bir geri adım olarak yorumlanıyor.
Kararın Arka Planı ve ABD Baskısı
ABD yönetimi, son aylarda Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetini endişeyle izliyor ve İsrail'e bu saldırıları durdurma çağrısı yapıyordu. Netanyahu'nun emri, Washington'un baskılarının somut bir sonucu olarak ortaya çıktı. İsrailli yetkililer, kararın kapsamı ve hangi karakolların hedef alınacağı konusunda henüz net bir açıklama yapmadı. Ancak kaynaklar, emrin özellikle son dönemde şiddet olaylarına karışan yerleşimci gruplarının bulunduğu bölgeleri kapsayabileceğini belirtiyor.
Batı Şeria'da yasadışı yerleşimci karakolları, genellikle yerleşimci gençler tarafından kurulan ve Filistin köylerine saldırı üssü olarak kullanılan geçici yapılar. İsrail yasalarına göre bu karakollar yasadışı, ancak geçmişte nadiren yıkılıyor. Netanyahu'nun bu adımı, hem iç koalisyondaki aşırı sağ ortaklarını hem de yerleşimci lobisini kızdırabilir.
Bölgesel Gerilim ve Filistinlilere Yönelik Saldırılar
Batı Şeria'da bu yıl yerleşimci şiddetinde ciddi bir artış yaşandı. Filistinli kaynaklara göre, 2023'te yerleşimciler tarafından düzenlenen saldırılarda yüzlerce Filistinli yaralandı, onlarcası hayatını kaybetti. Uluslararası toplum, yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, İsrail'i yerleşimleri durdurmaya çağırıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı da son raporlarında yerleşimci şiddetini kınadı.
Netanyahu'nun kararı, İsrail iç siyasetinde tartışmalara yol açabilir. Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, yerleşim hareketinin güçlü destekçileri ve koalisyonun kilit isimleri. Bu karar, koalisyon içinde gerilime neden olabilir. Öte yandan, kararın uygulanıp uygulanmayacağı belirsiz; geçmişte benzer emirler kağıt üzerinde kalırken, yerleşimciler direniş göstermişti.
Uluslararası Yansımalar ve Gelecek Perspektifi
ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Orta Doğu'da istikrarı sağlamak için İsrail ve Filistin arasında iki devletli çözümü destekliyor. Ancak yerleşim faaliyetleri bu çözümü fiilen imkansızlaştırıyor. Netanyahu'nun emri, ABD ile ilişkileri yumuşatma çabası olarak görülebilir. Ancak İsrail'in genel yerleşim politikasında bir değişiklik sinyali olup olmadığı belirsiz. İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da 200'den fazla yerleşim yerine ve 600.000'den fazla yerleşimciye ev sahipliği yapıyor. Bu yerleşimler, uluslararası hukuka göre yasadışı.
Filistin yönetimi, kararı temkinli karşıladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Eğer bu karar uygulanırsa olumlu bir adım olur, ancak asıl sorun yasadışı yerleşimlerin varlığıdır" denildi. İsrail barış aktivistleri ise kararın yeterli olmadığını, tüm yerleşim faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekliyor ve İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim politikalarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Netanyahu'nun kararı, Ankara'nın bölgedeki diplomatik çabalarını kısmen rahatlatabilir; zira Türkiye, yerleşimci şiddetinin sona ermesi için uluslararası baskı çağrısı yapıyordu. Ancak kararın uygulanması belirsiz olduğundan, Türkiye'nin temkinli yaklaşımı sürecek. Öte yandan, Türkiye-İsrail ilişkileri son yıllarda normalleşme sürecindeydi; bu tür adımlar, iki ülke arasındaki diyaloğu olumlu etkileyebilir. Yine de Türkiye, Filistinlilerin haklarını koruma konusundaki kararlılığını sürdürecektir.