Gazze'de, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden ve enkaz altından çıkarılan 100 Filistinlinin cenazesi düzenlenen törenle toprağa verildi. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın açıklamasına göre, kimlikleri tespit edilen cenazelerden 62'si çocuk, 18'i kadın ve 20'si yetişkin erkek. Cenazeler, Gazze'nin farklı bölgelerindeki mezarlıklarda defnedildi. Törenlere yüzlerce kişi katıldı; ancak İsrail'in devam eden saldırıları nedeniyle defin işlemleri sınırlı koşullarda gerçekleştirildi.
Gelişmenin Arka Planı
Gazze'deki insani kriz, İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana sürdürdüğü yoğun hava ve kara saldırıları sonucu derinleşmeye devam ediyor. Filistin Sağlık Bakanlığı'nın son verilerine göre, saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bini aşmış durumda ve yaralı sayısı 90 bini geçmiş bulunuyor. Enkaz altında kalan binlerce kişiye ulaşma çalışmaları, yakıt ve ekipman yetersizliği nedeniyle zorlukla ilerliyor.
Son olarak enkazdan çıkarılan 100 kişinin cenazesi, Gazze'nin güneyindeki Han Yunus ve Refah bölgelerinde toprağa verildi. Cenazelerin büyük bölümünün aylar önce düzenlenen saldırılarda hayatını kaybettiği ve kimlik tespitinin DNA örnekleriyle yapıldığı belirtildi. Filistin Kızılayı yetkilileri, ceset torbalarının bir kısmının parçalanmış durumda olduğunu ve teşhis sürecinin güçlükle tamamlandığını ifade etti.
Uluslararası kuruluşlar, Gazze'deki sağlık sisteminin çökmek üzere olduğu uyarısında bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bölgedeki hastanelerin sadece yüzde 30'unun kısmen faaliyet gösterebildiğini, morg kapasitesinin yetersiz kaldığını ve cenaze işlemlerinin toplu mezarlarda yapılmak zorunda kalındığını bildirdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, sivil kayıpların büyüklüğünün uluslararası hukuk ihlali boyutuna ulaştığını değerlendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gazze'deki ölümler, Orta Doğu'da tansiyonu daha da yükseltmiş durumda. İsrail'in askeri operasyonları, Lübnan sınırında Hizbullah ile çatışmalara, Kızıldeniz'de Husilerin ticari gemilere yönelik saldırılarına ve İran ile İsrail arasında doğrudan gerilime zemin hazırladı. Bölgesel aktörler, çatışmanın yayılmasından endişe ediyor.
Uluslararası toplum, ateşkes çağrılarını sürdürüyor ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde kabul edilen kararlar sahada uygulanmıyor. ABD, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler ise sonuçsuz kaldı. İsrail, Refah'a yönelik olası bir kara harekatı için hazırlıklarını sürdürürken, yardım kuruluşları bu durumun insani felaketi daha da derinleştireceği uyarısında bulunuyor.
Gazze'deki gelişmeler, küresel kamuoyunda da geniş yankı uyandırıyor. Birçok ülkede İsrail karşıtı protestolar düzenleniyor, üniversitelerde kampüs eylemleri yapılıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail ve Hamas yetkilileri hakkında savaş suçu soruşturmaları yürütüyor. Güney Afrika'nın Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) İsrail'e karşı açtığı soykırım davası devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani trajediyi yakından takip ediyor ve İsrail'e yönelik eleştirilerini en üst düzeyde dile getiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in saldırılarını "soykırım" olarak nitelendirerek uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Türkiye, Mısır ve Katar ile birlikte ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk yapmayı teklif etti; ayrıca Gazze'ye insani yardım koridoru açılması için diplomatik girişimlerde bulunuyor. İsrail ile ticaret kısıtlamaları getiren Türkiye, bazı ürünlerin ihracatını durdurdu. Bölgesel istikrarın bozulması, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını da doğrudan etkiliyor. Ankara, iki devletli çözümün tek yol olduğunu vurguluyor ve Filistin devletinin tanınması için uluslararası çağrılara öncülük ediyor.