Nepal'de geçen yılki Gen Z protestolarının ardından iktidara gelen Başbakan Balendra Şah yönetimi, göreve başlamasının 100. gününü geride bırakırken, kendisini selefini de meşgul eden aynı sorunlarla boğuşurken buldu. Yönetim zafiyeti, muhalefete yönelik baskılar ve daralan sivil alan, yeni hükümetin de karnesindeki en zayıf notlar olarak öne çıkıyor. Gen Z'nin öncülüğündeki kitlesel eylemler, eski Başbakan Puşpa Kamal Dahal'ı devirerek Şah'a giden yolu açmıştı, ancak sistemik değişim vaatleri şimdilik havada kaldı.
Gen Z protestolarının mirası ve yeni hükümetin karnesi
Geçen yıl Nepal sokaklarını saran Gen Z protestoları, yolsuzluk, işsizlik ve yönetim zafiyetine karşı gençlerin öfkesini yansıtmıştı. Balendra Şah, bu dalganın üzerinde yükselerek iktidara geldi ve “kökten değişim” sözü verdi. Ancak 100 günlük icraatı, beklentileri karşılamaktan uzak. Hükümet, ekonomik durgunlukla mücadelede somut adımlar atamazken, sivil toplum örgütleri ve bağımsız medya üzerindeki baskıların arttığı belirtiliyor. Nepal Barış ve Kalkınma Enstitüsü'ne göre, sadece son üç ayda dört gazeteci gözaltına alındı, iki insan hakları örgütünün faaliyeti askıya alındı.
Muhalefet partileri, hükümeti “otoriter eğilimlerle” suçlarken, iktidar kanadı ise “istikrar ve güvenlik” gerekçesiyle önlemleri savunuyor. Ombudsmanlık makamına yapılan şikayetlerde yüzde 30 artış yaşanması, vatandaşın devlet kurumlarına güveninin sarsıldığını gösteriyor. Üstelik Şah'ın koalisyon hükümeti, iç çekişmeler nedeniyle reformları hayata geçirmekte zorlanıyor.
Bölgesel boyut: Güney Asya'da demokrasi endişeleri
Nepal'deki bu tablo, Güney Asya genelinde demokrasi gerilemesi endişelerini besliyor. Komşu Hindistan'da iktidar partisinin güçlenmesi ve Bangladeş'te muhalefet üzerindeki baskılar, bölgede sivil alanın daraldığı bir döneme işaret ediyor. Nepal, coğrafi konumu itibarıyla Çin ile Hindistan arasında bir denge siyaseti izlemek zorunda. Yeni hükümetin Pekin'e yakınlaşma sinyalleri, New Delhi'de rahatsızlık yaratırken, iki büyük güç arasındaki rekabet Nepal'in iç dinamiklerini daha da karmaşık hale getiriyor. Uzmanlar, Nepal'deki siyasi istikrarsızlığın, Çin'in Kuşak ve Yol Projesi yatırımlarını ve Hindistan'ın bölgesel bağlantı projelerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki siyasi gelişmeler, Türkiye'nin Güney Asya politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, bölgesel istikrarsızlık Türkiye'nin Asya'da artan ticari ve diplomatik angajmanını dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Nepal ile ikili ticaret hacmini artırma hedefi koymuş, ancak siyasi belirsizlik yatırım ortamını zayıflatıyor. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım ve kalkınma işbirliği alanlarında aktif olduğu Nepal'de, sivil toplumun baskı altına alınması, bu tür ortaklıkların etkinliğini sınırlayabilir. Küresel ölçekte, demokrasi ve sivil alanın daralması, Türkiye'nin de dahil olduğu çok taraflı forumlarda benzer endişeleri paylaşan ülkeler arasında işbirliğini gündeme getirebilir.