Hindistan ile Amerika Birleşik Devletleri arasında uzun süredir müzakere edilen ticaret anlaşması, bir dizi jeopolitik ve hukuki engel nedeniyle belirsizliğini koruyor. Hindistan'ın Rusya'dan petrol alımı konusundaki tutumu, ABD Kongresi'ndeki onay süreçleri ve Washington'da süren davalar, anlaşmanın zamanlamasını ve kapsamını etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor. The Hindu'nun analizine göre, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerdeki bu tıkanıklık, küresel ticaret dengeleri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.
Gelişmenin arka planı
Hindistan ve ABD, 2018'den bu yana kapsamlı bir ticaret anlaşması üzerinde çalışıyor. İlk hedef, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 2030 yılına kadar 500 milyar dolara çıkarmak. Ancak süreç, tarifeler, fikri mülkiyet hakları ve pazar erişimi gibi birçok başlıkta tıkanmış durumda. Özellikle Hindistan'ın Rusya'dan artan petrol ithalatı, ABD'nin Ukrayna savaşı sonrası uyguladığı yaptırımlarla çelişiyor ve Washington yönetiminde rahatsızlık yaratıyor. ABD Kongresi'nde Hindistan'a yönelik eleştiriler artarken, diplomatik görüşmeler de ivme kaybediyor.
Öte yandan, Washington'da bir Hintli diplomatın ABD'de yargılandığı dava, ilişkileri daha da gerginleştirdi. Suikast girişimi iddialarıyla ilgili bu dava, Hindistan hükümetinin tepkisini çekerken, yargı süreci anlaşmanın önünde ek bir engel oluşturuyor. Ayrıca, ABD'deki seçim yılı dinamikleri, ticaret anlaşmasının Kongre'den geçme olasılığını azaltıyor. Hindistan'ın ise kendi iç siyasi takvimi, anlaşmayı aceleye getirmeye niyetli olmadığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan-ABD ticaret anlaşması, yalnızca iki ülkeyi değil, Hint-Pasifik bölgesindeki güç dengelerini de yakından ilgilendiriyor. ABD, Çin'in yükselişine karşı Hindistan'ı stratejik bir ortak olarak görürken, ticari ilişkilerin derinleşmesi bu ittifakı güçlendirebilir. Ancak anlaşmanın gecikmesi, Hindistan'ın Çin'le olan ticari bağlarını artırabilir ve ABD'nin bölgedeki etkisini zayıflatabilir. Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde, Hindistan'ın enerji politikaları da küresel petrol fiyatlarını etkileme potansiyeli taşıyor. ABD'nin baskılarına rağmen Hindistan'ın Rus petrolünü indirimli fiyatlarla almaya devam etmesi, diğer büyük alıcılar için de emsal oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-ABD ticaret anlaşmasındaki bu tıkanıklık, Türkiye'nin küresel ticaretteki konumu açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, hem ABD ile hem de Rusya ile dengeli bir dış politika izlemeye çalışırken, Hindistan'ın benzer bir denge arayışı içinde olması dikkat çekiyor. Rus petrolüne erişim konusunda Türkiye, Hindistan'la benzer zorluklarla karşılaşabilir. Ayrıca, ABD'nin ticaret anlaşmalarında jeopolitik koşulları ön planda tutması, Türkiye'nin ABD ile olan ticari müzakerelerinde de örnek teşkil edebilir. Bölgesel düzeyde, Hindistan'ın Çin'e alternatif arayışı, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya'daki ekonomik girişimleri için yeni fırsatlar yaratabilir.