Nepal ile Tibet Özerk Bölgesi arasındaki sınır bölgesinde meydana gelen ani sel felaketinde can kaybı artıyor. Yetkililer, ölü sayısının son 24 saatte 40'a yükseldiğini açıkladı. Kayıp kişilerin sayısının ise hala netlik kazanmadığı, arama kurtarma ekiplerinin enkaz altında kalanları bulmak için zamana karşı yarıştığı bildirildi. Bölgede etkili olan şiddetli muson yağmurlarının ardından meydana gelen sel, birçok köyü sular altında bıraktı, yolları ve köprüleri kullanılamaz hale getirdi. Yetkililer, önümüzdeki günlerde daha fazla yağış beklendiğini belirterek, yeni sel ve toprak kayması risklerine karşı uyarıda bulundu.
Felaketin Boyutları Genişliyor
Kuzey Nepal'in Dolakha ve Sindhupalchok bölgeleri ile Tibet'in Zhangmu kasabası çevresinde etkili olan ani sel, özellikle nehir yataklarına yakın yerleşimleri vurdu. Yerel yetkililer, suların çekilmesiyle birlikte hasarın daha da netleştiğini, birçok evin yıkıldığını veya çamurla dolduğunu ifade etti. Nepal Ordusu ve polis ekipleri, helikopterlerle havadan ve botlarla karadan müdahale ederek mahsur kalan vatandaşları tahliye etmeye çalışıyor. Ancak ulaşım ağlarının büyük ölçüde tahrip olması, kurtarma çalışmalarını güçleştiriyor.
Bölge halkı, uyarı sistemlerinin yetersiz kaldığını ve ani selin gece saatlerinde geldiğini, bu nedenle çok sayıda kişinin kaçamadığını belirtti. Felakette ölenlerin çoğunun tarım işçileri ve küçük esnaflar olduğu öğrenildi. Nepal hükümeti, afet bölgesi ilan ettiği alanlarda acil yardım malzemeleri gönderirken, uluslararası yardım kuruluşları da bölgeye ekipler sevk ediyor.
İklim Değişikliği ve Benzer Riskler
Himalaya bölgesi, iklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha sık ve şiddetli ani sellere sahne oluyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın buzulların erimesini hızlandırdığını ve bu durumun dağlık alanlarda taşkın riskini artırdığını vurguluyor. Ayrıca, plansız yapılaşma ve altyapı eksiklikleri, bu tür doğal afetlerin etkisini daha da büyütüyor. Nepal ve Çin hükümetleri, sınır bölgesindeki kız kardeş kasabalar arasında erken uyarı sistemleri kurulması için ortak projeler yürütüyor; ancak bu projelerin finansman ve teknik yetersizlikler nedeniyle tam anlamıyla hayata geçirilemediği belirtiliyor. Bu felaket, bölge ülkelerinin iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal-Tibet sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini gösteren önemli bir örnek. Türkiye, benzer ani sel ve doğal afet riskleriyle karşı karşıya olduğundan, bu tür olaylar afet yönetimi politikalarını gözden geçirmesi için bir uyarı niteliği taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Nepal ile gelişmekte olan diplomatik ve ticari ilişkileri bağlamında, olası insani yardım çağrılarına yanıt verme kapasitesi, ülkenin yumuşak gücüne katkı sağlayabilir. Bu tür doğal afetler, uluslararası dayanışmanın önemini artırırken, Türkiye'nin bölgesel ve küresel ölçekte etkin bir aktör olma hedefine de hizmet edebilir.