Nepal'in Nuwakot bölgesindeki Upper Trishuli 3A Hidroelektrik Santrali'nde meydana gelen selde tünele mahsur kalan iki işçi, tam dokuz gün boyunca karanlıkta ve çamurlu suyun içinde hayatta kalmayı başardı. 8 Eylül'de Reuters'a konuşan yetkililer, Kabir Maharjan ve bir arkadaşının, tünelin içinde sıkışan bir odada mahsur kaldığını, Maharjan'ın bilinç bulanıklığı yaşadığını ve zaman zaman bilincini kaybettiğini bildirdi. Kurtarma ekipleri, zorlu koşullara rağmen her iki işçiyi de sağ olarak çıkarmayı başardı.
Sel felaketi ve mahsur kalma süreci
Olay, Nepal'in başkenti Katmandu'nun kuzeyindeki Nuwakot bölgesinde bulunan Upper Trishuli 3A Hidroelektrik Santrali'nde meydana geldi. Aşırı yağışların neden olduğu sel suları, santralin tünel sistemine doldu ve o sırada bakım çalışması yapan işçileri içeride mahsur bıraktı. Kabir Maharjan ve arkadaşı, tünelin daha yüksek bir noktasında bulunan bir odada mahsur kaldı. İlk günlerde su seviyesi yükselmeye devam etti ve işçiler kendilerini tamamen karanlık bir ortamda, çamurlu suyun içinde buldular.
Maharjan, kurtarıldıktan sonra yaptığı açıklamada, "Sürekli bilincimi kaybediyordum. Kendime geldiğimde hâlâ aynı karanlık yerde olduğumu görüyordum. Suyun içinde sürükleniyordum ve bir süre sonra nerede olduğumu bile bilemez hale geldim" dedi. İki işçi, yanlarında bulunan sınırlı miktardaki yiyecek ve suyla idare etmek zorunda kaldı. Zaman zaman umutsuzluğa kapıldıklarını ancak birbirlerine destek olarak hayatta kalmayı başardıklarını belirttiler.
Kurtarma ekipleri, tünelin yapısının karmaşıklığı ve suyun yüksek debisi nedeniyle operasyonun son derece zor ilerlediğini açıkladı. Nepal ordusu, silahlı polis güçleri ve yerel yönetim ekipleri ortak bir çalışma yürüttü. Önce tüneldeki suyun bir kısmı tahliye edildi, ardından ekipler dar geçitlerden geçerek mahsur kalan işçilere ulaştı. Dokuzuncu günün sonunda her iki işçi de sağ olarak dışarı çıkarıldı ve hemen hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumlarının ciddi ancak stabil olduğu bildirildi.
Bölgesel ve küresel boyut: İklim değişikliği ve altyapı güvenliği
Nepal, son yıllarda iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve şiddetli muson yağışlarına tanık oluyor. Bu durum, özellikle dağlık bölgelerde inşa edilen hidroelektrik santralleri ve diğer altyapı projelerini risk altına alıyor. Uzmanlar, Nepal'deki birçok hidroelektrik santralin eski standartlara göre inşa edildiğini ve aşırı hava olaylarına karşı yeterince dayanıklı olmadığını vurguluyor. Bu olay, benzer projelerde çalışan işçilerin güvenliği konusunda da endişeleri artırdı.
Bölge, tektonik hareketlilik nedeniyle deprem riski de taşıyor. 2015'teki büyük depremde birçok hidroelektrik santrali hasar görmüş ve uzun süre devre dışı kalmıştı. Bu tür olaylar, Nepal'in enerji arz güvenliğini ve ekonomik kalkınmasını olumsuz etkiliyor. Ülke, elektrik ihtiyacının büyük bir kısmını hidroelektrikten karşılıyor; dolayısıyla santrallerdeki aksamalar hem yerel halkı hem de sanayiyi doğrudan etkiliyor.
Uluslararası kamuoyu, Nepal'e iklim uyum programları ve altyapı güvenliği konusunda destek çağrısı yapıyor. Dünya Bankası ve Asya Kalkınma Bankası gibi kuruluşlar, ülkedeki hidroelektrik projelerinin modernizasyonu için fon sağlıyor. Ancak uzmanlar, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve işçi güvenliği standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'de yaşanan bu olay, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de benzer iklim ve altyapı risklerine dikkat çekmesi bakımından önem taşıyor. Türkiye de son yıllarda sel, heyelan ve kuraklık gibi aşırı hava olaylarıyla mücadele ediyor. Özellikle Karadeniz bölgesinde sık yaşanan sel felaketleri, hidroelektrik santralleri ve barajları tehdit ediyor. Bu haber, enerji altyapısının iklim değişikliğine uyumlu hale getirilmesi ve işçi güvenliği konusunda Türkiye'nin de ders çıkarması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Türk müteahhitlik firmalarının yurt dışında, özellikle Asya'da üstlendiği enerji projelerinde benzer risklere karşı önlem alması kritik önemde.