Çin'in doğusunda yaşayan bir kadın, torununa 15 yıl boyunca baktığı gerekçesiyle oğluna dava açarak 360 bin yuan (yaklaşık 54 bin dolar) tazminat talep etti. Nisan ayında başlatılan dava, büyükanne ve büyükbabaların torun bakımındaki rolüne ilişkin geleneksel beklentileri sorgulayan ülke çapında bir tartışma başlattı.
Davanın Arka Planı ve Yasal Dayanak
Çin'de yasal olarak büyükanne ve büyükbabaların torunlarına bakma zorunluluğu bulunmuyor; ancak kültürel normlar, aile içi dayanışma adına bu görevi sıklıkla onlara yüklüyor. Dava, bu gayri resmi bekleyişin hukuki bir talebe dönüşmesi açısından dikkat çekiyor. Kadın, 15 yıl boyunca torununun günlük bakımını üstlendiğini, bu süre zarfında oğlunun ve gelininin kariyerlerine devam ettiğini, kendisinin ise emeklilik yıllarını bakıcılığa adadığını öne sürüyor. Mahkemeye sunulan dilekçede, bakım hizmetinin piyasa değeri üzerinden bir hesaplama yapıldığı belirtiliyor.
Çin Medeni Kanunu'nun 27. maddesi, ebeveynlerin çocuklarına bakma yükümlülüğünü düzenlerken, büyükanne ve büyükbabaların bakım yükümlülüğünü yalnızca ebeveynlerin ölümü veya bakım gücünü kaybetmesi durumunda gündeme getiriyor. Bu yasal çerçeve, davanın seyrini belirleyecek en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Hukuk uzmanları, mahkemenin aile içi emeğin parasal karşılığını tanıyıp tanımayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor.
Toplumsal Tartışma ve Nesiller Arası Beklentiler
Sosyal medyada geniş yankı bulan dava, iki kutba ayrılmış durumda. Bir kesim, kadının talebini "aile bağlarını paraya indirgemek" olarak eleştirirken, diğer kesim büyükanne ve büyükbabaların ücretsiz bakıcı olarak görülmesinin artık sürdürülemez olduğunu savunuyor. Çin'de kentleşme ve kadın istihdamındaki artış, geleneksel geniş aile yapısını dönüştürdü; ancak çocuk bakım hizmetleri hâlâ büyük ölçüde aile içi ve ücretsiz emeğe bağımlı.
Pekin'deki bir aile hukuku avukatı, bu tür davaların son yıllarda arttığını, ancak mahkemelerin genellikle "aile içi yardımlaşma" ilkesine atıfla talepleri reddettiğini belirtiyor. Öte yandan, 2021'de Şanghay'da görülen benzer bir davada mahkeme, oğlun anneye 100 bin yuan ödemesine hükmetmişti. Bu emsal, mevcut davanın seyri açısından önem taşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'de yaşlanan nüfus ve düşen doğum oranları, aile içi bakım yükünü daha da artırıyor. 2023 itibarıyla 60 yaş üstü nüfus 280 milyonu aşmış durumda ve bu oran hızla yükseliyor. Devletin çocuk bakım desteği sınırlı; kreş ve gündüz bakım hizmetleri büyük şehirlerde bile yetersiz ve pahalı. Bu koşullar, büyükanne ve büyükbabaları fiili bakıcı haline getiriyor. Dava, yalnızca bir aile anlaşmazlığı değil, aynı zamanda sosyal refah sisteminin yetersizliğinin bir yansıması olarak okunuyor.
Benzer tartışmalar Japonya, Güney Kore ve Türkiye gibi ülkelerde de yaşanıyor. Güney Kore'de 2022'de bir büyükanne, torununa baktığı için kızından tazminat talep etmiş, mahkeme kısmen haklı bulmuştu. Japonya'da ise "ikuji" (çocuk bakımı) kültürü, aile içi ücretsiz emeği normalize ederken, hükümet bakım izni politikalarını genişletmeye çalışıyor. Bu örnekler, Doğu Asya'da nesiller arası bakım sorumluluğunun hukuki ve toplumsal sınırlarının yeniden tanımlandığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de büyükanne ve büyükbabalar, torun bakımında kritik rol oynuyor; özellikle kentlerde kreş maliyetleri ve kadın istihdamı arttıkça bu yük daha da belirginleşiyor. Çin'deki dava, Türkiye'deki aile içi emeğin görünmezliğine dair bir tartışma başlatabilir. Ancak Türk hukukunda büyükanne-babaanne bakımına ilişkin özel bir düzenleme bulunmuyor; talepler genellikle genel hükümlere göre değerlendiriliyor. Küresel ölçekte, yaşlanan nüfus ve bakım krizi, aile içi ücretsiz emeğin sürdürülemezliğini gösteriyor. Türkiye'nin de uzun vadede çocuk ve yaşlı bakımına yönelik kamusal politikaları güçlendirmesi, benzer aile içi gerilimleri önleyebilir.