Nepal'de meydana gelen ölümcül sellerde hayatını kaybeden ve kaybolan binlerce kişi için yakınları, cesetlere ulaşamadan Hindu geleneklerine göre kremasyon törenleri düzenledi. Yetkililer, kurtarılan 170 cesetten yalnızca 16'sının resmi olarak kimliklendirildiğini açıkladı; bu da kayıp ailelerin acılarını katmerliyor. Ülkenin güneyindeki Terai bölgesinde etkili olan muson yağmurlarının neden olduğu sellerde en az 200 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi ise hâlâ kayıp.
Kimliklendirme Çalışmaları Yetersiz
Nepal polisinin verilerine göre, sel sularının çekilmesiyle bulunan 170 cesetten sadece 16'sı parmak izi veya DNA testiyle teşhis edilebildi. Kayıp yakınları, sevdiklerinin cesetlerine ulaşamadan, kremasyon törenlerini boş tabutlarla veya kefenlerle gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Bu durum, hem yasal hem de duygusal açıdan büyük bir travma yaratıyor.
Hükümet yetkilileri, kimliklendirme sürecinin yavaş ilerlemesinin nedenleri arasında altyapı eksikliği, aşırı kalabalık morglar ve DNA laboratuvarlarının yetersizliğini gösteriyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), bölgeye uzman ekipler göndererek kimliklendirme çalışmalarına destek veriyor. Ancak ekipler, sel sularının cesetleri kilometrelerce sürüklemesi ve çamur altında kalması nedeniyle zorluk yaşıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Nepal, iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli yaşayan ülkelerden biri. Himalaya bölgesindeki buzul erimeleri ve düzensiz muson yağışları, her yıl daha fazla sel ve toprak kaymasına yol açıyor. Bu yılki seller, son on yılın en ölümcül doğal afeti olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, Nepal'in afet yönetimi kapasitesinin yetersiz olduğunu ve uluslararası yardımın artırılması gerektiğini vurguluyor.
Güney Asya'da iklim göçü ve afet yönetimi, bölgesel istikrarı tehdit eden unsurlar arasında. Hindistan ve Çin gibi komşu ülkeler, Nepal'e insani yardım göndererek nüfuzlarını artırmaya çalışıyor. Birleşmiş Milletler, bölgede kalıcı çözümler için uluslararası işbirliği çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin afet yönetimi ve insani yardım diplomasisi açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye, son yıllarda AFAD ve Kızılay aracılığıyla uluslararası afet yardımlarında aktif rol alıyor. Nepal'e yapılabilecek teknik destek ve kimliklendirme uzmanı gönderimi, Türkiye'nin yumuşak gücünü artırabilir. Ayrıca, iklim değişikliğinin yol açtığı afetler, Türkiye'nin kendi deprem ve sel risklerine karşı hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatıyor. Bölgesel istikrar açısından, Güney Asya'daki istikrarsızlık küresel ticareti ve enerji güvenliğini dolaylı yoldan etkileyebilir.