Nepal hükümeti, ülkeyi vuran ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açan sel felaketinin ardından uluslararası turistlere çağrıda bulunarak, Himalayalar'ın eteklerindeki trekking rotalarının ve dağ yollarının hâlâ güvenli olduğunu ve kendilerini beklediğini duyurdu. Nepal Turizm Kurulu Başkanı'nın yaptığı açıklamada, “Dağ yollarımız, trekking rotalarımız hâlâ sizi bekliyor” ifadeleri kullanıldı. Yetkililer, felaketin ekonomik boyutunun yanı sıra insani kayıpların da değerlendirilmeye devam edildiğini belirtirken, özellikle turizm sektörünün bu zorlu süreçte yeniden ayağa kalkması için uluslararası toplumun desteğine ihtiyaç duyduklarını vurguladı.
Gelişmenin arka planı: Yıkıcı seller ve toprak kaymaları
Geçtiğimiz hafta boyunca Nepal'in doğu ve orta bölgelerini etkisi altına alan muson yağmurları, ülke tarihinin en yıkıcı sellerinden birine yol açtı. Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, son bir haftada meydana gelen sel ve toprak kaymalarında en az 200 kişi hayatını kaybetti, binden fazla kişi ise hâlâ kayıp. Başkent Katmandu çevresindeki yerleşim yerlerinde ve ülkenin doğusundaki dağlık bölgelerde on binlerce insan evsiz kaldı. Köprüler yıkıldı, ana yollar ulaşıma kapandı ve birçok bölgede elektrik ile iletişim hatları kesildi.
Nepal ordusu ve polisi, helikopterlerle mahsur kalanları tahliye ederken, kurtarma ekipleri enkaz altında kalanları arama çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini ifade ediyor. Nepal Başbakanı, felaketin ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Bu, ülkemizin karşı karşıya kaldığı en büyük doğal afetlerden biri. Yardım çalışmaları tüm hızıyla sürüyor” dedi.
Sellerin yol açtığı hasarın boyutu, turizm altyapısını da doğrudan etkiledi. Özellikle popüler trekking bölgelerindeki bazı yürüyüş parkurları ve köyler sel suları altında kaldı ya da toprak kaymaları nedeniyle ulaşılamaz hale geldi. Ancak Nepal Turizm Kurulu, ana trekking rotalarının büyük bölümünün yürüyüşe açık olduğunu ve güvenlik önlemlerinin arttırıldığını duyurdu. Kurul yetkilileri, turistlerin gelmesinin hem yerel halkın geçim kaynağı hem de ülke ekonomisinin toparlanması için kritik taşıdığını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut: Turizm gelirleri ve iklim değişikliği
Nepal ekonomisi büyük ölçüde turizme dayanıyor. Ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının yaklaşık %8'ini oluşturan turizm sektörü, özellikle dağcılık ve trekking faaliyetleriyle biliniyor. Everest Dağı başta olmak üzere dünyanın en yüksek zirvelerine ev sahipliği yapan Nepal, her yıl yüz binlerce doğa ve macera tutkununu ağırlıyor. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde turist sayısı yeniden artmaya başlamışken, bu yıkıcı sel felaketi sektörü yeniden zor durumda bıraktı.
Uzmanlar, bu tür aşırı hava olaylarının iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık ve daha şiddetli hale geldiği uyarısında bulunuyor. Nepal Coğrafya Derneği'nden bir akademisyen, “Himalayalar, iklim değişikliğinden en çok etkilenen bölgelerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar, buzul göllerinin taşmasına ve ani sellere neden oluyor. Nepal hükümetinin iklim değişikliğine uyum politikalarını güçlendirmesi şart” dedi. Bu durum, Nepal'in yanı sıra komşu Hindistan ve Bangladeş gibi ülkeleri de etkileyen sınır ötesi bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Nepal'in turizm çağrısı, ülkenin bu felaketten çıkışta uluslararası toplumun desteğine ne kadar ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Hükümet, turistlerin güvenliği için ek önlemler aldığını ve özellikle popüler bölgelerdeki parkurların durumu hakkında güncel bilgileri internet sitesinden duyurduklarını açıkladı. Ayrıca, küçük işletmelerin ve rehberlerin bu süreçten en az hasarla çıkması için hükümetin kredi destek paketleri hazırladığı belirtildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Nepal'de yaşanan bu felaketin ardından taziye mesajı yayımlayan ve arama kurtarma ekibi göndermeyi teklif eden ülkeler arasında yer aldı. Bu tür insani krizler, Türkiye'nin afet diplomasisi alanındaki aktif rolünü pekiştirme fırsatı sunuyor. Öte yandan, Nepal'deki turizm altyapısının zarar görmesi, Türk tur operatörlerini ve seyahat acentelerini de etkileyebilir. Türkiye'den Nepal'e yönelik turistik ilgi sınırlı olsa da, bölgedeki istikrarsızlık Güney Asya genelinde güvenlik risklerini artırabilir. Türkiye'nin bölgedeki diplomatik ilişkileri ve kalkınma yardımları çerçevesinde Nepal'e destek vermesi, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirebilir.