Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ), Pakistan’ın doğusundaki tarihi kent Lahor’u “Turizm ve Kültür Başkenti” ilan etti. Karar, örgütün üye ülkelerinin turizm yönetimlerinin başkanlarının Nisan ayında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen toplantısında alındı. Bu unvan, Lahor’un zengin kültürel mirasını ve turizm potansiyelini uluslararası alanda öne çıkarmayı amaçlıyor. Pakistan, bu gelişmeyi ülkenin imajı ve ekonomisi için önemli bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
ŞİÖ’nün turizm alanındaki iş birliği, 2019 yılında imzalanan ve üye ülkeler arasında turizm hareketliliğini artırmayı hedefleyen anlaşmaya dayanıyor. Bu kapsamda, her yıl bir şehir “Turizm ve Kültür Başkenti” olarak seçilerek tanıtım faaliyetleri yürütülüyor. Daha önce bu unvanı Kazakistan’ın Almatı kenti taşımıştı. Almatı, 2020-2021 yıllarında bu sıfatla çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmıştı.
Bu yılki toplantıda, üye ülkelerin turizm bakanları ve yetkilileri, sürdürülebilir turizm, kültürel mirasın korunması ve turizm altyapısının geliştirilmesi konularını ele aldı. Lahor’un seçilmesinde, kentin tarihi önemi, mimari zenginliği ve bölgesel çekiciliği etkili oldu. Babür İmparatorluğu döneminden kalma Bahçe ve Lahor Kalesi gibi UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan yapılar, kenti turizm açısından cazip kılıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lahor’un seçilmesi, ŞİÖ’nün Asya’da kültürel ve ekonomik iş birliğini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Örgüt, Çin, Rusya, Hindistan, Pakistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan’dan oluşuyor. Bu ülkeler, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını barındırıyor ve küresel ekonomide önemli bir paya sahip.
Turizm, ŞİÖ ülkeleri arasında ekonomik çeşitliliği artırmanın ve halklar arasındaki bağları güçlendirmenin bir aracı olarak görülüyor. Özellikle Pakistan ile Hindistan arasındaki gergin ilişkilere rağmen, bu tür kültürel inisiyatiflerin bölgesel diyaloğa katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Lahor, coğrafi olarak Hindistan sınırına yakın konumuyla, iki ülke arasındaki kültürel alışverişin sembolü olabilir.
Uzmanlar, bu kararın Pakistan’ın turizm sektörüne canlılık getirebileceğini ancak güvenlik ve altyapı sorunlarının aşılması gerektiğini vurguluyor. Pakistan, son yıllarda turist sayısını artırmak için çeşitli projeler yürütüyor; ancak ülkenin uluslararası imajı, güvenlik endişeleri nedeniyle hâlâ olumsuz etkileniyor. Lahor’un seçilmesi, bu imajın iyileştirilmesine katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ŞİÖ üyesi olmamakla birlikte, örgütle diyalog ortağı statüsünde yer alıyor. Bu gelişme, Türkiye’nin Orta Asya ve Güney Asya’daki ekonomik ve kültürel iş birliği fırsatları açısından önem taşıyor. Türkiye, Pakistan ile güçlü tarihi ve kültürel bağlara sahip; Lahor’un bu unvanı alması, Türk-Pakistan ilişkilerine turizm alanında yeni bir ivme kazandırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin kendi kültür başkentleri uygulamaları ve turizm alanındaki deneyimi, ŞİÖ ülkeleriyle iş birliği modelleri geliştirmesine katkı sağlayabilir. Bu tür adımlar, Türkiye’nin bölgesel yumuşak gücünü artırma potansiyeli taşıyor.