Nepal, son yılların en ölümcül doğal felaketlerinden biriyle sarsılıyor. Ülkenin doğu ve orta bölgelerinde etkili olan muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarında en az 626 kişi hayatını kaybetti, 2.400 kişi ise hâlâ kayıp. Yetkililer, ölü sayısının artabileceği konusunda uyarıyor. Felaketin boyutu, uydu görüntülerine de yansıdı; yerleşim yerlerinin büyük bölümünün sular altında kaldığı, altyapının ciddi şekilde hasar gördüğü görülüyor.
Felaketin boyutu ve etkileri
Ülkenin doğusundaki Taplejung, Panchthar, Ilam ve Jhapa bölgeleri başta olmak üzere birçok bölge selden etkilendi. Özellikle gece saatlerinde meydana gelen ani seller, uyuyan insanları hazırlıksız yakaladı. Nepal İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre, 11 binden fazla ev tamamen yıkıldı veya kullanılamaz hale geldi.
Kurtarma ekipleri, çamur ve enkaz altında kalanları arama çalışmalarını sürdürüyor. Nepal Ordusu, polis ve gönüllülerden oluşan yaklaşık 20 bin kişilik ekip, afet bölgelerinde görev yapıyor. Ancak yolların çökmesi ve köprülerin yıkılması, bazı bölgelere ulaşımı engelliyor. Helikopterlerle tahliyeler gerçekleştirilirken, hava koşullarının kötü olması çalışmaları zorlaştırıyor.
Sel felaketi, Nepal'in tarımını da vurdu. Yüz binlerce dönümlük ekili alan su altında kaldı. Ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan tarım sektöründeki kayıpların milyonlarca dolara ulaşabileceği belirtiliyor. Ayrıca, sel sularının karıştığı içme suyu kaynakları nedeniyle salgın hastalık riski de endişe yaratıyor.
Bölgesel boyut ve iklim değişikliği etkisi
Nepal, Himalayalar'ın eteklerinde yer alması nedeniyle her yıl muson döneminde sel ve toprak kaymalarına maruz kalıyor. Ancak uzmanlar, bu yılki felaketin şiddetinin iklim değişikliğiyle bağlantılı olarak arttığına dikkat çekiyor. Artan küresel sıcaklıklar, atmosferdeki nem miktarını artırarak daha yoğun yağışlara yol açıyor.
Hindistan'ın kuzeydoğu eyaletleri ve Bangladeş'in bazı bölgeleri de aynı hava sisteminden etkilendi. Bölgede sel nedeniyle onlarca kişi hayatını kaybetti. Nepal ile komşusu Hindistan arasında sınır aşan nehirler, taşkınların etkisini artırıyor. Uzmanlar, bölgesel iş birliğinin ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Hükümet, afet yönetimi konusunda uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler ve çeşitli ülkeler, acil insani yardım göndermeye başladı. Türk Kızılayı da bölgeye yardım ulaştırmak için harekete geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, Türkiye'nin bölgeyle olan insani ve kalkınma iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, geçmişte de Nepal'deki deprem ve sel felaketlerinin ardından arama-kurtarma ekipleri ve insani yardım göndererek dayanışma göstermişti. Bu tür felaketler, Türkiye'nin afet diplomasisi alanındaki aktif rolünü sürdürmesi açısından bir fırsat. Öte yandan, iklim değişikliğinin tetiklediği doğal afetlerin sıklığı ve şiddeti artarken, Türkiye'nin de benzer risklere karşı hazırlıklı olması ve uluslararası afet yönetimi mekanizmalarına katkı sağlaması gerektiği anlaşılıyor.