Nepal'de bir okul müdürü, şiddetli ani sel suları nedeniyle okul binasını doldurmadan saniyeler önce 900 öğrenciyi güvenli bölgeye tahliye ederek büyük bir felaketi önledi. Katmandu'nun yaklaşık 50 kilometre güneybatısındaki Dhading bölgesindeki Simpani Ortaokulu Müdürü Rajendra Dawadi, 28 Eylül sabahı saatlerinde yukarı havzadaki nehir taşkın uyarılarını aldıktan sonra hızla harekete geçti. Dawadi, öğrencileri derslerinden alarak üç katlı binanın üst katlarına çıkardı; birkaç dakika içinde çamurlu su, zemin katı ve bahçeyi tamamen kapladı.
Gelişmenin Arka Planı
Nepal'de son günlerde etkili olan ve ülkenin başta başkent Katmandu olmak üzere geniş bir bölgeyi etkisi altına alan ani seller, en az 200 kişinin hayatına mal oldu. Yetkililer, ölü sayısının artabileceğini ve onlarca kişinin hâlâ kayıp olduğunu bildirdi. Meteoroloji yetkilileri, bu yılki muson yağmurlarının son haftalarda beklenenden çok daha şiddetli olduğunu ve özellikle dağlık bölgelerde toprak kaymalarına ve ani sellere yol açtığını açıkladı. Okul müdürü Dawadi, verdiği röportajda, sabah erkenden yukarı bölgeden gelen uyarıları aldığını ve vakit kaybetmeden öğrencileri topladığını belirtti. "Bir dakika bile kaybedecek zamanımız yoktu; öğrencilerime bağırarak üst kata çıkmalarını söyledim. Su, birkaç saniye sonra kapıdan içeri girdi" dedi. Tahliye sırasında hafif yaralanmalar yaşandığı ancak can kaybı olmadığı doğrulandı. Olay, okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin afet anında gösterdiği fedakârlığın ve hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Nepal hükümeti, afet yönetimi birimlerinin yanı sıra ordunun da arama-kurtarma çalışmalarına katıldığını ve etkilenen bölgelere yardım malzemesi sevk edildiğini duyurdu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu felaket, Güney Asya'nın iklim değişikliğine karşı ne kadar kırılgan olduğunun altını çiziyor. Uzmanlar, ısınan atmosferin daha fazla nem tutması nedeniyle muson yağmurlarının daha yoğun ve öngörülemez hale geldiğini vurguluyor. Nepal, Himalayalar'ın eteklerinde yer alan coğrafyası nedeniyle seller, toprak kaymaları ve buzul gölü taşmaları gibi doğal afetlere sık sık maruz kalıyor. Dağlık arazideki nehirler ani ve yüksek debili sellere yol açabilirken, bu tür felaketlerde erken uyarı sistemlerinin ve toplumsal farkındalığın hayat kurtarıcı olduğu biliniyor. Bölgesel iş birliği kapsamında Hindistan ve Bangladeş gibi komşu ülkelerde de benzer seller yaşanıyor; keşmir bölgesinde de en az 20 kişi hayatını kaybetti. Uluslararası toplum, Nepal'e taziye mesajları gönderirken, küresel iklim finansmanının bu tür ülkelere aktarılması gerektiği yönündeki tartışmalar yeniden alevlendi. Birleşmiş Milletler, ülkelerin iklim değişikliğine uyum kapasitelerini artırmak için daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulundu. Nepal Başbakanı K.P. Sharma Oli, yaptığı açıklamada, "Bu, iklim değişikliğinin bir sonucu. Bizler, bu felaketlerin üstesinden gelmek için uluslararası dayanışmaya ihtiyaç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle benzer doğal afet riskleri taşıyan bir ülke olarak bu tür olaylardan dersler çıkarabilir. Özellikle Karadeniz bölgesinde yaşanan ani seller, erken uyarı sistemlerinin ve afet eğitiminin önemini sürekli gündeme getiriyor. Nepal'deki bu örnek, yerel yöneticilerin ve eğitimcilerin afet anında hızlı karar verme yeteneklerinin ne kadar kritik olduğunu gösteriyor. Ayrıca Türkiye, Güney Asya'daki gelişmeleri yakından takip ediyor; özellikle iklim göçü ve bölgesel istikrar açısından bu tür felaketlerin yaratabileceği sosyo-ekonomik etkiler önem arz ediyor. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları, gerektiğinde Nepal'e yardım eli uzatabilir; bu tür afetlerde uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi, ortak geleceğimiz için hayati önem taşıyor.