Nepal'de geçen hafta Tetiklenen ve ülkenin başkenti Katmandu dahil geniş bir alanı etkisi altına alan muson yağmurlarının yol açtığı sel ve toprak kaymalarında can kaybı 788'e yükseldi. Yetkililer, özellikle hidroelektrik santral inşaatlarında çalışan 900'den fazla işçiden haber alınamadığını, tünellerde mahsur kalan yaklaşık 100 kişinin hâlâ hayatta olabileceğini umut ediyor. Nepal ordusu tarafından yürütülen kurtarma çalışmalarına Hindistan, Çin ve Güney Kore'den uzman ekipler de katıldı. Felaket, ülkenin altyapı kırılganlığını ve iklim değişikliğinin bölge üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Hidroelektrik tünellerinde umutlu bekleyiş
Nepal'in kuzeyindeki dağlık bölgelerde, özellikle Melamchi ve Sun Koshi nehirleri havzalarında yoğunlaşan sel felaketi, ülkenin enerji yatırımlarını da vurdu. Hidroelektrik santral inşaatlarında çalışan işçiler, aniden yükselen sular nedeniyle tünellerde mahsur kaldı. Yetkililer, tünellerdeki hava boşluklarının varlığı sayesinde yaklaşık 100 işçinin hayatta olabileceğini düşünüyor. Nepal Ordu Sözcüsü, kurtarma ekiplerinin tünellere ulaşmak için yoğun çaba harcadığını, ancak çamur ve enkaz nedeniyle ilerlemenin yavaş olduğunu belirtti.
Hindistan, Çin ve Güney Kore'den gelen uzman ekipler, özellikle tünel kurtarma operasyonlarında deneyimli ekipler. Hindistan'ın Ulusal Afet Müdahale Gücü (NDRF) ekipleri, gelişmiş sondaj ekipmanlarıyla çalışıyor. Çinli ekipler ise yüksek rakımlı bölgelerdeki kurtarma çalışmaları için özel eğitimli personel ve insansız hava araçları getirdi. Güney Kore'den gelen uzmanlar ise jeolojik risk analizi yaparak heyelan riski olan bölgelerde güvenli koridorlar oluşturmaya çalışıyor.
Nepal hükümeti, felaketin boyutunu 'ulusal kriz' olarak nitelendirerek uluslararası yardım çağrısında bulundu. Birleşmiş Milletler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da insani yardım çalışmalarına destek veriyor. Ancak bölgedeki yolların büyük bölümünün hasar görmesi, yardımların ulaştırılmasını güçleştiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal'deki sel felaketi, yalnızca ülkenin değil, Güney Asya'nın ortak kaderini de gösteriyor. Himalayalar'ın eteklerindeki bu ülke, iklim değişikliğinin etkisiyle her yıl daha şiddetli muson yağışları ve ani sellerle karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın atmosferdeki nem oranını artırdığını ve bunun da bölgede aşırı yağışlara yol açtığını belirtiyor. Bu durum, Nepal'in yanı sıra Hindistan, Bangladeş ve Pakistan'da da benzer felaketlere neden oluyor.
Hidroelektrik santraller, Nepal'in ekonomik kalkınmasında kilit rol oynuyor. Ülke, komşularına temiz enerji ihraç ederek gelir elde etmeyi hedefliyor. Ancak bu tesislerin inşaatı sırasında yaşanan kazalar ve doğal afetler, ülkenin enerji vizyonunu tehdit ediyor. Nepal'deki seller, aynı zamanda, iklim değişikliğine karşı kırılgan olan dağlık ülkelerin altyapı projelerinde daha dirençli tasarımların gerekliliğini ortaya koyuyor. Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Nepal'de finanse ettiği bazı altyapı projeleri de selden etkilendi; bu durum, Pekin'in bölgedeki yatırımlarının risklerini de gündeme getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Asya'da yaşanan bu tür doğal afetlere kayıtsız kalmıyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Kızılay, geçmişte Nepal'deki deprem ve sel felaketlerinde arama-kurtarma ekipleri ve insani yardım göndererek dayanışma göstermişti. Bu felaket, Türkiye'nin bölge ülkeleriyle olan insani diplomasi ilişkilerinde yeni bir fırsat olabilir. Ek olarak, Türkiye'nin kendi coğrafyasında sık sık karşılaştığı sel ve heyelan risklerine karşı, Nepal'deki kurtarma çalışmalarından edinilecek deneyimler, iki ülke arasında afet yönetimi alanında iş birliğine kapı aralayabilir. Ayrıca, Türk inşaat şirketlerinin deneyimli olduğu tünel ve altyapı projeleri konusunda olası bir iş birliği, bölgedeki yeniden inşa sürecinde Türkiye'nin etkinliğini artırabilir.