Nepal'in başkenti Katmandu'da, geçtiğimiz hafta meydana gelen ve onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açan sel ve heyelan felaketinde kaybolanlar için anma törenleri düzenlendi. Günlerce barınakları ve morgları arayan bazı aileler, yakınlarını bulma umudunu yitirerek cenazelerini bulamadan dini törenler yapmaya başladı. Nepal Başbakanı KP Sharma Oli, törenler sırasında yaptığı açıklamada, Himalaya bölgesindeki iklim değişikliği kaynaklı risklere dikkat çekerek uluslararası topluma çağrıda bulundu.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
28 Eylül'de başlayan ve iki gün boyunca etkili olan şiddetli muson yağmurları, özellikle başkent Katmandu ve çevresindeki yerleşim yerlerinde büyük sel ve heyelanlara neden oldu. Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, felakette en az 129 kişi hayatını kaybetti, 62 kişi halen kayıp. Kayıplar arasında, Bagmati Nehri kıyısındaki gecekondu mahallelerinde yaşayanlar ile dağlık bölgelerdeki köylerde bulunanlar yer alıyor. Kurtarma ekipleri, helikopterler ve botlarla günlerce arama çalışması yürüttü; ancak enkaz altında kalan ve nehir sularına kapılan birçok kişiye ulaşılamadı.
Felaketin ardından başkentteki hastaneler ve morglar dolup taşarken, aileler kayıplarını bulmak için yetkililere başvurdu. Ancak arama çalışmaları sonuçsuz kalınca, bazı aileler Hindu geleneklerine göre cenaze töreni düzenlemek zorunda kaldı. Katmandu'daki Pashupatinath Tapınağı'nın kıyısında, kayıp yakınları için yakma törenleri yapıldı. Gözyaşları içinde törenlere katılan aileler, yakınlarının en azından ruhlarının huzura ermesi için dua etti.
İklim Değişikliği ve Himalayaların Kırılganlığı
Nepal Başbakanı KP Sharma Oli, anma törenlerinde yaptığı konuşmada, bu tür felaketlerin artık sıradanlaştığını ve iklim değişikliğinin Himalayaları vurduğunu söyledi. Oli, "Himalayalar, iklim değişikliğinin en savunmasız bölgelerinden biri. Artan sıcaklıklar, buzul göllerinin taşmasına ve ani sellere neden oluyor. Bu yıl yaşadığımız felaket, iklim krizinin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor" dedi. Oli, gelişmiş ülkeleri, sera gazı emisyonlarını azaltma taahhütlerini yerine getirmeye ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelere maddi destek sağlamaya çağırdı.
Bilim insanları, küresel ısınmanın Himalaya bölgesindeki buzulları hızla erittiğini ve bunun da sel ve heyelan riskini artırdığını belirtiyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı'na göre, Himalayalar'da 20. yüzyılın başından bu yana buzulların yaklaşık yüzde 40'ı eridi. Bu durum, Nepal, Bhutan ve Hindistan'ın kuzey bölgelerinde milyonlarca insan için su kaynaklarını tehdit ediyor ve ani sel felaketlerine yol açıyor. Nepal, iklim değişikliğine en az katkıda bulunan ancak etkilerinden en çok zarar gören ülkelerden biri olarak, uluslararası iklim müzakerelerinde sık sık adalet çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu felaket, iklim değişikliğinin küresel bir güvenlik ve insani kriz olarak ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol oynuyor; ancak gelişmekte olan ülkelerin iklim adaptasyonu için finansman ihtiyacı, Türk dış politikasının da gündeminde. Türkiye, bu tür felaketlerde uluslararası dayanışmanın önemini vurgulayarak, bölgesel iş birliklerini güçlendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin doğu Karadeniz ve Akdeniz bölgeleri de benzer iklim kaynaklı doğal afet riskleri taşıdığından, Nepal'de alınacak önlemler ve erken uyarı sistemleri Türkiye için de çıkarımlar içerebilir.