Nepal'in başkenti Katmandu'da yüzlerce genç, geçen yıl yolsuzluk iddialarına karşı düzenlenen ve hükümetin devrilmesiyle sonuçlanan protestolarda hayatını kaybeden 76 kişiyi anmak için yanan parlamento binasının önünde toplandı. Bir yıl önceki gösterilerde polisin açtığı ateş sonucu ölenler için düzenlenen anma töreni, ülkenin hâlâ olayların yaralarını sarmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleşti. Toplanan kalabalık, adalet ve hesap verebilirlik taleplerini yineledi.
Protestoların arka planı ve hükümetin düşüşü
Geçen yılın bu zamanlarında Nepal, on yıllardır görülmemiş bir toplumsal hareketliliğe sahne oldu. Hükümetin yolsuzluk skandalları, ekonomik yönetimdeki başarısızlıklar ve genç işsizliğindeki artış, özellikle kentli genç nüfus arasında büyük öfke yaratmıştı. Barışçıl başlayan gösteriler, polisin sert müdahalesiyle tırmandı ve ülke geneline yayıldı. Göstericiler, hükümetin istifasını ve yolsuzluğa bulaşmış siyasetçilerin yargılanmasını talep etti. Olaylar sırasında güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu 76 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Protestoların şiddeti karşısında hükümet dayanamadı ve istifa etmek zorunda kaldı. Parlamento binası da göstericiler tarafından ateşe verildi; bugün hâlâ harabeye dönmüş durumda.
Olayların ardından geçici bir hükümet kuruldu ve seçimler yapıldı. Ancak bir yıl sonra, hayatını kaybedenlerin aileleri adaletin yerine getirilmediğini savunuyor. Gözaltına alınan polis memurlarının büyük bölümü serbest bırakıldı; yargı süreçleri yavaş ilerliyor. Anma törenine katılan gençler, "Biz ölülerimizi unutmadık, adalet istiyoruz" sloganları attı. Nepal hükümeti ise olayları araştırmak üzere bir komisyon kurulduğunu, ancak sürecin zaman alacağını belirtiyor. Ülkedeki siyasi partiler, bu travmanın izlerini silmek için daha fazla çaba harcamaları gerektiği konusunda hemfikir.
Bölgesel ve küresel boyut
Nepal'deki protesto dalgası, Güney Asya'da son yıllarda yükselen halk hareketlerinin bir parçası olarak görülüyor. Sri Lanka'da 2022'de ekonomik kriz nedeniyle hükümetin devrilmesi, Pakistan'da siyasi istikrarsızlık ve Bangladeş'teki öğrenci protestoları, bölgede genç nüfusun siyasi taleplerini daha yüksek sesle dile getirdiğini gösteriyor. Nepal'deki olaylar, sosyal medyanın örgütlenmedeki rolü ve geleneksel siyasi partilere duyulan güvensizliğin boyutunu gözler önüne serdi. Himalaya ülkesi, Hindistan ve Çin arasında hassas bir denge politikası izlerken, iç istikrarsızlık dış politikada da yansımalar yaratabilir. Çin, Nepal'deki istikrarı kendi güvenlik çıkarları açısından önemsiyor; Hindistan ise geleneksel olarak Nepal'de etkili bir aktör. Protestolar sırasında her iki ülkenin de gelişmeleri yakından takip ettiği biliniyor. Uluslararası toplum, Nepal'in demokrasisini güçlendirmesi ve yolsuzlukla mücadele etmesi için çağrılar yapıyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, ölümlerin bağımsız şekilde soruşturulması gerektiğini vurguluyor.
Nepal ekonomisi de bu süreçten olumsuz etkilendi. Turizm ve yatırım azaldı, gençler yurt dışına göç etmeye devam ediyor. Ülkenin en büyük gelir kaynağı olan işçi dövizleri, siyasi belirsizlik nedeniyle dalgalanıyor. Yeni hükümet, ekonomik reform vaatleriyle göreve geldi ancak somut adımlar konusunda yavaş kaldı. Uzmanlar, Nepal'in karşı karşıya olduğu yapısal sorunların — yoksulluk, eşitsizlik, zayıf kurumlar — kısa vadede çözülmesinin zor olduğunu belirtiyor. Protestoların yıl dönümü, ülkenin daha fazla demokrasi ve hesap verebilirlik için verdiği mücadelenin sembolü haline geldi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki halk hareketi ve sonrasındaki siyasi süreç, Türkiye'nin Güney Asya'daki diplomatik ve ekonomik çıkarlarını dolaylı da olsa etkiliyor. Türkiye, Nepal ile tarihsel ve kültürel bağları sınırlı olsa da bölgede istikrarın korunmasını destekliyor. Çin-Hindistan rekabetinin yaşandığı bir coğrafyada, Nepal'in iç istikrarı bölgesel dengeler açısından önem taşıyor. Türk iş insanları için Nepal, potansiyel bir pazar; özellikle inşaat, turizm ve enerji alanlarında iş birliği imkânları bulunuyor. Ancak siyasi çalkantılar yatırım ortamını olumsuz etkiliyor. Ayrıca, genç nüfusun yolsuzluk karşıtı talepleri, Türkiye'nin de zaman zaman gündemine gelen yönetişim ve şeffaflık tartışmalarıyla paralellik taşıyor. Türkiye, Nepal'deki demokratik süreci destekleyerek bölgede yumuşak güç unsurlarını güçlendirebilir. Önümüzdeki dönemde Nepal'in istikrarı, Asya'daki jeopolitik denklemde Türkiye'nin manevra alanını da etkileyecek.