Çin'in en üst düzey polis yetkilisi, Orta Asya ülkelerinden mevkidaşlarıyla gerçekleştirdiği toplantıda terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkla mücadelede daha derin işbirliği taahhüdünde bulundu. Toplantıda ayrıca Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki yatırımların korunmasına yönelik önlemlerin güçlendirilmesi ele alındı. Çin-Orta Asya Kamu Güvenliği işbirliği çerçevesinde düzenlenen gayriresmi toplantıya Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Kamu Güvenliği Bakanı Wang Xiaohong başkanlık etti. Etkinlik, Çin'in bölgedeki güvenlik işbirliğini kurumsallaştırma ve ekonomik çıkarlarını koruma çabalarının bir parçası olarak öne çıkıyor.
Güvenlik İşbirliğinin Arka Planı
Çin, son yıllarda Orta Asya'daki güvenlik işbirliğini Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve ikili anlaşmalar yoluyla derinleştiriyor. Bölgede terör örgütlerinin varlığı, özellikle Doğu Türkistan İslam Hareketi (ETİM) olarak adlandırılan gruplar, Çin'in güvenlik endişelerinin başında geliyor. Çin, bu grupların Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde istikrarsızlık yaratma potansiyelini uzun süredir yakından takip ediyor. Ayrıca Afganistan'daki istikrarsızlık, Orta Asya üzerinden Çin'e yönelik radikal akımların yayılma riskini artırıyor. Bu nedenle Çin, Orta Asya polis güçleriyle istihbarat paylaşımı, ortak operasyonlar ve kapasite geliştirme programları yürütüyor.
Toplantıda ele alınan bir diğer kritik konu, Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamındaki projelerin güvenliği oldu. Çin, Orta Asya'da enerji boru hatları, demiryolları ve limanlar gibi büyük altyapı yatırımları gerçekleştiriyor. Bu projeler, terörist saldırılar, organize suç ve siyasi istikrarsızlık gibi risklerle karşı karşıya. Çin, ev sahibi ülkelerle güvenlik işbirliğini artırarak bu yatırımları korumayı hedefliyor. Zirvede, ortak devriye, tesis güvenliği ve acil müdahale mekanizmaları gibi somut adımların görüşüldüğü tahmin ediliyor.
Çin Kamu Güvenliği Bakanı Wang Xiaohong, toplantıda yaptığı konuşmada, "üç kötü güç" olarak nitelendirilen terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkla mücadelede kararlılık mesajı verdi. Wang, Orta Asya ülkeleriyle mevcut işbirliğinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca sınır güvenliği, siber suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi alanlarda da ortak çalışma yapılması önerildi. Toplantıya Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan'dan üst düzey polis yetkilileri katıldı. Çin basınına yansıyan bilgilere göre, taraflar düzenli toplantılar ve ortak tatbikatlar konusunda mutabık kaldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in Orta Asya ile güvenlik işbirliği, sadece bölgesel istikrar açısından değil, aynı zamanda küresel jeopolitik denge açısından da önem taşıyor. Rusya'nın Ukrayna savaşıyla meşgul olduğu bir dönemde Çin, Orta Asya'daki etkisini artırıyor. Moskova'nın bölgedeki güvenlik garantörü rolü zayıflarken, Pekin ekonomik ve güvenlik alanında daha görünür hale geliyor. Bu durum, bölgesel güç dengelerini değiştirebilir. Öte yandan, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesi sonrası oluşan boşlukta Çin, Orta Asya ülkeleriyle güvenlik bağlarını güçlendirerek kendi çıkarlarını koruma stratejisi izliyor.
Çin-Orta Asya polis işbirliği, insan hakları ve sivil özgürlükler açısından da tartışmalara yol açabilir. Batılı ülkeler, Çin'in Sincan'daki uygulamalarını eleştirirken, Orta Asya ülkelerinin bu işbirliğiyle Çin'in güvenlik politikalarına daha fazla entegre olması endişe yaratıyor. Ancak bölge ülkeleri için Çin, hem ekonomik kalkınma hem de güvenlik açısından vazgeçilmez bir ortak konumunda.
Zirve, Çin'in çok taraflı güvenlik mekanizmaları oluşturma çabasının bir parçası. ŞİÖ bünyesindeki askeri tatbikatlar ve bölgesel terörle mücadele yapıları (RATS) zaten mevcut. Ancak bu son toplantı, polis ve iç güvenlik güçleri arasında daha operasyonel bir işbirliğini hedefliyor. Çin, "Belt and Road" yatırımlarını korumak için özel güvenlik şirketleri ve yerel güvenlik güçleriyle çalışmayı da artırıyor. Bu durum, Çin'in yurtdışındaki ekonomik çıkarlarını korumak için askeri olmayan güvenlik araçlarını kullanma eğilimini yansıtıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Orta Asya polis şefleriyle terörle mücadele ve Kuşak-Yol güvenliği konusunda işbirliğini derinleştirmesi, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme. Türkiye, hem NATO üyesi hem de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) aracılığıyla Orta Asya ile yakın ilişkilere sahip. Çin'in bölgede artan güvenlik nüfuzu, Türkiye'nin Orta Asya'daki ekonomik ve kültürel etkisini dengeleyebilir. Ayrıca, Kuşak-Yol projesi Türkiye'nin ortasından geçen koridorlarla rekabet halinde. Çin'in güvenlik işbirliği, bölgedeki Uygur diasporası ve terör örgütleriyle mücadele konusunda Türkiye'nin pozisyonunu etkileyebilir. Türkiye, Çin ile ekonomik işbirliğini sürdürürken, Orta Asya'daki Türk devletleriyle güvenlik ve savunma alanında da işbirliğini artırabilir. Bu gelişme, Ankara'nın bölgesel güç dengesini yeniden değerlendirmesini gerektiriyor.