Katmandu, Nepal – Reuters'ın gördüğü bir toplantı gündemine göre, Nepal ve Çinli yetkililer, üç ay önce sel, hava durumu ve buzul kaynaklı tehlikeleri izlemek ve bunlara müdahale etmek için işbirliğini güçlendirmeyi görüşmüştü. Ancak bu görüşmeler, geçen hafta meydana gelen ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açan yıkıcı sel felaketini engellemeye yetmedi. Nepal tarafından hazırlanan gündemde, Çin ile ortak erken uyarı sistemleri kurulması, veri paylaşımının artırılması ve sınır ötesi nehirlerdeki akışların izlenmesi gibi başlıklar yer alıyordu.
Görüşmeler ve Uyarılar Yetersiz Kaldı
Nepal hükümeti, ülkenin kuzeyindeki dağlık bölgelerde etkili olan ve ani sellere neden olan aşırı yağışlar konusunda Çin'den zamanında veri alamadığını kabul etti. Yetkililer, özellikle Çin tarafındaki baraj ve rezervuarlardan yapılan su tahliyeleri hakkında bilgi eksikliği yaşandığını ve bu durumun felaketin boyutunu artırdığını belirtti. Nepal Hidroloji ve Meteoroloji Bakanlığı'ndan bir yetkili, 'Çin ile yaptığımız görüşmelerde teknik altyapının kurulması konusunda mutabık kalmıştık, ancak bu sistemler henüz devreye girmeden doğa bizi vurdu' dedi.
Uzmanlar, Nepal'in coğrafi konumu nedeniyle iklim değişikliğinin etkilerine karşı son derece kırılgan olduğunu vurguluyor. Himalayalar'daki buzulların erimesi ve değişen yağış rejimleri, ülkeyi hem ani sellere hem de buzul gölü taşkınlarına karşı savunmasız bırakıyor. Çin ile sınır oluşturan ve sayıları yüzlerce olan buzul gölleri, potansiyel birer tehdit oluşturuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu felaket, yalnızca Nepal'in değil, Güney Asya'nın genelinde iklim değişikliğiyle mücadelenin ne kadar yetersiz olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Nepal, Hindistan ve Bangladeş gibi komşu ülkeler, her yıl muson yağışları ve sel felaketleriyle mücadele ediyor. Ancak iklim değişikliği, bu olayların sıklığını ve şiddetini artırıyor. Bölge ülkeleri, ortak bir erken uyarı sistemi kurmak ve su kaynaklarını ortak yönetmek için onlarca yıldır anlaşma yapmaya çalışıyor; ancak siyasi anlaşmazlıklar ve güven sorunları bu çabaları sürekli engelliyor.
Çin'in Nepal ile yaptığı işbirliği görüşmeleri, iki ülke arasındaki ilişkilerin derinleştiğinin bir işareti olarak görülüyor. Pekin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Nepal'e büyük yatırımlar yapıyor ve altyapı projelerine imza atıyor. Ancak bu projelerin çevresel etkileri ve sınır aşan suların yönetimi konusundaki belirsizlikler, endişe yaratmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi, iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerin küresel bir güvenlik sorunu haline geldiğini gösteriyor. Türkiye, benzer şekilde sel, orman yangını ve kuraklık gibi iklim kaynaklı afetlerle sık sık karşı karşıya kalıyor. Bu durum, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum ve afet yönetimi politikalarını güçlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, sınır aşan suların yönetimi konusunda Türkiye'nin de önemli deneyimleri bulunuyor. Fırat ve Dicle nehirleri üzerindeki su politikaları, bölgesel işbirliğinin önemini vurguluyor. Nepal'de yaşananlar, erken uyarı sistemlerinin ve uluslararası işbirliğinin hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlatıyor.