Fransız savunma sanayii devi Naval Group, Eurosatory 2026 fuarında Çok Amaçlı ve Modüler Fırlatma Sistemi (MPLS) olarak bilinen yakın hava savunma sisteminin (CIWS) yeni adını duyurdu: Rampart. Fuar kapsamında ilk kez tekerlekli bir araç üzerinde sergilenen sistem, deniz ve kara platformlarında kullanılmak üzere geliştirilen esnek bir savunma çözümü olarak dikkat çekiyor. MPLS, düşman füzeleri, insansız hava araçları (İHA) ve hızlı deniz hedeflerine karşı etkili bir koruma sağlamak üzere tasarlanmıştır.
Gelişmenin Arka Planı
Naval Group, MPLS sistemini ilk olarak 2024 Euronaval fuarında tanıtmıştı. Sistem, standart 12,7 mm makineli tüfeklerden daha güçlü ancak daha büyük güdümlü füze sistemlerinden daha uygun maliyetli bir çözüm olarak konumlandırılmıştı. MPLS, farklı fırlatıcı konfigürasyonlarına (2, 4 veya 6 tüp) ve çeşitli mühimmat türlerine (güdümlü roketler, top mermileri) uyum sağlayabilen modüler bir yapıya sahiptir. Sistem, özellikle kısa menzilli tehditlere karşı otomatik veya manuel olarak angajman yapabiliyor. Fuar ziyaretçilerine sunulan modelde, fırlatıcının tekerlekli bir araç şasisine entegre edildiği görülüyor; bu, sistemin kara hareketliliği ve konuşlandırılabilirliği açısından önemli bir esneklik sağlıyor. Naval Group yetkilileri, Rampart'ın mevcut CIWS'lerle karşılaştırıldığında daha hafif, daha düşük maliyetli ve daha kolay bakım yapılabilir olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Rampart gibi modüler CIWS'ler, özellikle Asya-Pasifik ve Avrupa'da artan İHA tehditlerine karşı ilgi görüyor. Geleneksel CIWS'ler (örneğin Phalanx, Goalkeeper) pahalı ve ağırken, Rampart daha küçük platformlara (korvetler, karakol gemileri, kara araçları) entegre edilebiliyor. Bu, düşük bütçeli donanmalar için cazip bir seçenek oluşturuyor. Ayrıca sistem, NATO ülkeleri arasında standardizasyon potansiyeli taşıyor. Naval Group, Rampart'ı Fransa Deniz Kuvvetleri'nin yanı sıra ihracat pazarlarına da sunmayı hedefliyor. Sistemin ilk test atışlarının 2026 sonunda yapılması planlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakın hava savunma sistemleri alanındaki çalışmaları açısından önemli bir referans oluşturuyor. ASELSAN'ın GÖKER ve GÖKBER gibi milli CIWS projeleri bulunmakla birlikte, Rampart'ın modüler yapısı ve ihracat potansiyeli, Türkiye'nin bu alandaki rekabet gücünü etkileyebilir. Ayrıca, sistemin tekerlekli kara platformuna entegre edilmesi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hava savunma ihtiyaçları açısından da değerlendirilebilir. Ancak doğrudan bir Türkiye bağlantısı bulunmayan bu gelişme, küresel savunma pazarında CIWS segmentindeki rekabeti artırması açısından izlenmelidir.