NATO, soğuk savaş döneminden kalma E-3 Sentry AWACS (Havadan Erken Uyarı ve Kontrol) uçaklarının emekliye ayrılmasının ardından filoyu yenilemek üzere İsveçli savunma şirketi Saab'ın GlobalEye hava erken uyarı ve kontrol sistemini seçti. Bu karar, ittifakın uzun süredir devam eden havadan erken uyarı yeteneklerini modernize etme çabalarında kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. GlobalEye'in seçilmesi, aynı zamanda NATO'nun insansız hava araçları (İHA), deniz devriye uçakları, tanker uçakları ve kargo uçaklarını kapsayan geniş kapsamlı bir dizi kabiliyet duyurusunun da bir parçası olarak öne çıkıyor. İttifak yetkilileri, bu yeni sistemin 2030'ların başında hizmete girmesini ve Avrupa hava sahasının güvenliğinde kilit bir rol üstlenmesini bekliyor.
Gelişmenin arka planı
NATO'nun mevcut AWACS filosu, Boeing 707 uçak gövdesine dayanan ve 1980'lerden bu yana kullanılan 14 adet E-3 Sentry uçağından oluşuyor. Bu uçaklar, müttefik hava kuvvetlerinin komuta ve kontrolünde hayati bir rol oynarken, artan bakım maliyetleri ve teknolojik eskime nedeniyle değiştirilmeleri gündeme gelmişti. GlobalEye, Saab'ın Bombardier Global 6000 iş jetini temel alan ve Erieye radar sistemiyle donatılmış modern bir platform. Sistem, sabit ve hareketli hedefleri aynı anda takip edebilme kabiliyetiyle, hem havadan hem de denizden tehditleri tespit etme kapasitesine sahip. NATO yetkililerine göre, GlobalEye'in seçilmesinde, sistemin modüler yapısı, düşük işletme maliyetleri ve kanıtlanmış performansı etkili oldu. Saab, bu seçimin ardından sözleşme detaylarını ve teslimat takvimini NATO ile görüşmeye başlayacak.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu karar, NATO'nun doğu kanadında artan güvenlik tehditleri ışığında, ittifakın havadan keşif ve erken uyarı yeteneklerini güçlendirme stratejisinin bir yansıması olarak okunuyor. Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları ve Baltık Denizi'ndeki artırılmış askeri faaliyetler, NATO'nun hava sahası gözetimini daha da önemli hale getirdi. GlobalEye'in seçilmesi, aynı zamanda Avrupa savunma sanayisine de bir güven oyu niteliği taşıyor. Öte yandan, bu anlaşma, ABD merkezli Boeing ve İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii gibi diğer büyük savunma firmalarının tekliflerini geride bıraktı. NATO'nun ayrıca Akıncı gibi Türk yapımı İHA'lar ve Boeing P-8 Poseidon deniz devriye uçakları gibi diğer platformları da satın almayı planlaması, ittifakın hava kabiliyetlerinde kapsamlı bir dönüşüm yaşandığına işaret ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip üyesi olarak, ittifakın hava erken uyarı yeteneklerinin modernizasyonundan doğrudan etkilenecektir. GlobalEye sisteminin devreye girmesi, NATO'nun Türkiye'nin de içinde bulunduğu güney kanadındaki hava sahası gözetimini artırabilir. Ancak anlaşma, Türkiye'nin kendi havadan erken uyarı projeleri olan HAVA SOJ ve MİLDAR (Milli Erken Uyarı Radar Sistemi) açısından da bir referans noktası oluşturuyor. Türk savunma sanayii, bu alanda yerli çözümler geliştirme çabalarını sürdürürken, NATO'nun tercihi, İsveç ve Türkiye arasındaki savunma işbirliğinin önündeki engellerin kısmen aşıldığı bir döneme denk geliyor. Öte yandan, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi alımı nedeniyle F-35 programından çıkarılması, benzer bir durumun GlobalEye için geçerli olup olmayacağı sorusunu akıllara getiriyor. Ancak NATO'nun bu seçiminin, Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik önemini azaltmaktan ziyade, ortak savunma kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği değerlendiriliyor.