NATO, Rusya'nın nükleer silah kullanma tehditlerini 'sorumsuz' olarak nitelendirerek Moskova'yı sert bir dille kınadı. İttifakın açıklaması, Kremlin'in Kaliningrad'a yönelik bir tehdit durumunda 'tüm cephaneliğini konuşlandıracağı' uyarısının ardından geldi. Ukrayna savaşının 1.680. gününde, Rusya'nın başkent Kyiv'e yönelik saldırıları şiddetlenirken, NATO'dan gelen bu açıklama uluslararası gerilimi daha da tırmandırdı.
Nükleer Gerilimin Arka Planı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sözcüsü Dmitri Peskov, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Kaliningrad bölgesine yönelik herhangi bir tehdide karşılık Moskova'nın 'tüm askeri arsenalini' kullanmaktan çekinmeyeceğini belirtmişti. Bu açıklama, Batılı ülkelerin Ukrayna'ya uzun menzilli silah tedarikini artırması ve NATO'nun doğu kanadındaki askeri varlığını güçlendirmesi sonrası geldi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, yaptığı yazılı açıklamada, "Rusya'nın nükleer söylemi sorumsuzcadır ve kabul edilemez. NATO, üyelerinin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm adımları atmaya hazırdır" ifadelerini kullandı. Stoltenberg, ittifakın savunma pozisyonunu güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.
Kaliningrad, Rusya'nın Polonya ve Litvanya arasında kalan, NATO topraklarıyla çevrili stratejik bir eksklavı. Bölgede Rusya'nın Baltık Filosu ve çok sayıda askeri tesis bulunuyor. Moskova, geçmişte de burada nükleer silah konuşlandırdığını ima etmişti. NATO'nun son açıklaması, Rusya'nın bu tür tehditlerini caydırmaya yönelik bir mesaj olarak yorumlanıyor.
Kyiv'e Saldırılar Yoğunlaşıyor
Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna'nın başkenti Kyiv'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları son günlerde arttı. Ukrayna hava savunma kuvvetleri, çok sayıda İHA'yı düşürdüklerini ancak bazı füze ve İHA'ların enerji altyapısına ve sivil yerleşim yerlerine isabet ettiğini bildirdi. Kyiv Belediye Başkanı Vitali Klitschko, saldırılarda en az iki kişinin yaralandığını ve bir konut binasında hasar oluştuğunu açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Rusya, terörü tırmandırarak Batı'yı yıldırmaya çalışıyor. Ancak Ukrayna direniyor ve müttefiklerimizden hava savunma sistemlerinin tedarikini hızlandırmalarını bekliyoruz" dedi.
Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı, cephe hattında son 24 saatte 50'den fazla çatışma yaşandığını, Rus kuvvetlerinin Donetsk ve Luhansk yönünde saldırı girişimlerini sürdürdüğünü duyurdu. Ayrıca, Rusya'nın gece boyunca Ukrayna'nın güneyindeki Odesa ve Mykolaiv bölgelerine de saldırılar düzenlediği bildirildi. Ukrayna enerji bakanlığı, saldırılar nedeniyle bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandığını açıkladı.
Uluslararası Tepkiler ve Diplomatik Girişimler
NATO'nun açıklamasına Avrupa Birliği'nden de destek geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, "Rusya'nın nükleer tehditleri, küresel istikrarı tehlikeye atıyor. AB, Ukrayna'nın yanında olmaya devam edecek" dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise, Rusya'nın bu tür açıklamalarının 'sorumluluktan kaçmak' olduğunu belirterek, Washington'ın müttefiklerine olan taahhüdünün altını çizdi. İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps, Rusya'nın tehditlerinin 'boş' olduğunu ve Batı'nın Ukrayna'ya desteğinin süreceğini ifade etti.
Öte yandan, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, taraflara itidal çağrısında bulunarak, nükleer silahların kullanılmasının 'düşünülemez' sonuçları olacağını vurguladı. Guterres, diplomatik çözüm için çabaların sürdüğünü ancak taraflar arasındaki güvenin zedelendiğini belirtti. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Ukrayna'da sivil kayıpların son aylarda arttığını ve altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuku ihlal ettiğini açıkladı.
Askeri uzmanlar, Rusya'nın nükleer tehditlerinin büyük ölçüde psikolojik savaş aracı olduğunu, ancak NATO'nun bu söylemi ciddiye alarak caydırıcılık mesajı vermesinin önemli olduğunu değerlendiriyor. Stratejik araştırmalar kuruluşu RUSI'ye göre, Rusya'nın taktik nükleer silahları konuşlandırma ihtimali düşük olsa da, bu tür açıklamalar Batı'da bölünme yaratmayı amaçlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO'nun bir üyesi olarak ittifakın Rusya'ya yönelik açıklamalarını desteklemekle birlikte, Karadeniz'deki güvenlik dengeleri ve Rusya ile olan ekonomik ilişkileri nedeniyle dikkatli bir diplomasi yürütüyor. Ankara, savaşın başından bu yana Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunurken, Moskova ile diyalog kanallarını açık tutuyor. Nükleer gerilimin tırmanması, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından risk oluşturuyor. Ayrıca, Karadeniz'de artan askeri hareketlilik, Montrö Boşazlar Sözleşmesi kapsamında Türkiye'nin denge politikasını zorlayabilir. Türkiye, tahıl koridoru gibi girişimlerle arabuluculuk rolünü sürdürmeye çalışıyor.