Wall Street'te teknoloji hisselerinde yaşanan sert satış dalgası, Nasdaq 100 endeksinin bir günde 1 trilyon dolardan fazla değer kaybetmesine yol açacak. Endeks, 2025 Nisan ayının ilk haftasında yaşanan bu çöküşle birlikte Mart 2023’ten bu yana en büyük haftalık kaybını yaşamaya hazırlanıyor. Özellikle Elon Musk’ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in hisselerindeki yüzde 12’lik düşüş ve Tesla hisselerindeki yüzde 15’lik gerileme, teknoloji sektöründe genel bir paniğe yol açtı. Analistlere göre, bu satış dalgasının arkasında ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin artan belirsizlikler, Çin ekonomisindeki yavaşlama ve yapay zeka balonuna ilişkin endişeler yer alıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Faiz mi, Yapay Zeka Balonu mu?
Nasdaq 100’deki çöküş, iki ana faktörün kesişmesiyle tetiklendi. Birincisi, ABD’de enflasyon verilerinin beklenenden yüksek gelmesi ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın faiz indirimlerine temkinli yaklaşacağını ima etmesi, yatırımcıları riskli varlıklardan uzaklaştırdı. İkincisi ise, özellikle yapay zeka odaklı şirketlerde aşırı değerlemeler olduğu yönündeki uyarılar. Goldman Sachs ve Morgan Stanley gibi yatırım bankaları, teknoloji sektöründe düzeltme beklentilerini artırdı. SpaceX’in değer kaybı, şirketin Starlink projesinde yaşanan gecikmeler ve artan rekabet baskısıyla ilişkilendiriliyor. Tesla hisselerindeki düşüş ise Çin’deki talep daralması ve Avrupa’da uygulanan yeni gümrük tarifeleriyle hızlandı. Nvidia, Apple ve Microsoft gibi diğer büyük teknoloji şirketleri de yüzde 5 ila 8 arasında değer kaybetti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya Piyasalarına Yansımalar
Nasdaq 100’deki çöküş, Asya piyasalarını da negatif etkiledi. Japonya’da Nikkei 225 yüzde 3,2, Güney Kore’de KOSPI yüzde 2,9 ve Çin’de Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 1,8 değer kaybetti. Hong Kong’da teknoloji hisselerindeki düşüş yüzde 4’ü aştı. Analistler, ABD teknoloji devlerindeki satış dalgasının Asya’daki yarı iletken ve elektronik şirketlerine yayıldığını ifade ediyor. Özellikle Tayvanlı TSMC ve Güney Koreli Samsung hisselerindeki kayıplar dikkat çekti. Küresel yatırımcılar, risk iştahının azalmasıyla birlikte dolar ve altın gibi güvenli limanlara yöneliyor. Petrol fiyatları ise talep endişeleriyle aşağı yönlü hareket ediyor. Bu durum, özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkeler için kısa vadede olumlu görünse de, küresel resesyon korkularını artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nasdaq 100’deki bu tarihi düşüş, Türkiye ekonomisi için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel likidite koşullarını sıkılaştırabilir. ABD’de faizlerin yüksek kalması, gelişmekte olan piyasalara sermaye akışını azaltabilir. Türkiye gibi cari açık veren ekonomiler, portföy yatırımlarında bir miktar çıkış görebilir. Öte yandan, Türkiye’nin BIST 100 endeksindeki teknoloji şirketleri, global endeksteki bu dalgalanmadan kısmen etkilenebilir. Ancak Türkiye’nin teknoloji varlık fiyatlamaları, ABD’deki değerlemelere kıyasla daha mütevazı olduğu için, etkinin sınırlı kalması bekleniyor. Küresel risk iştahındaki azalma, Türk lirası üzerinde baskı oluşturabilir; ancak Merkez Bankası’nın sıkı para politikası ve rezerv birikimi bu etkiyi hafifletmeye yardımcı olabilir.