Myanmar hükümet yetkilileri, Çin'in yoğun diplomatik baskısı altında, 2011 yılında halkın geniş çaplı muhalefeti nedeniyle askıya alınan 3,6 milyar dolarlık Myitson Barajı projesini yeniden başlatmaya hazırlanıyor. Yetkililer, projenin devamı için gerekli adımların atıldığını ve kısa süre içinde resmi bir duyuru yapılabileceğini belirtti. Irrawaddy Nehri üzerinde inşa edilmesi planlanan baraj, tamamlandığında 6.000 megavat elektrik üretecek ve büyük bir kısmı Çin'e ihraç edilecek. Ancak çevre aktivistleri ve yerel topluluklar, barajın nehir ekosistemine ve bölgedeki milyonlarca insanın yaşamına ciddi zararlar vereceği gerekçesiyle projeye karşı çıkıyor.
Gelişmenin arka planı
Myitson Barajı projesi, ilk olarak 2006 yılında Çin ve Myanmar hükümetleri arasında imzalanan enerji anlaşmaları kapsamında gündeme gelmişti. Tayland merkezli Sino Hydro Corporation ve Çin devletine ait China Power Investment Corporation'ın ortak girişimiyle yürütülmesi planlanan proje, bölgedeki en büyük hidroelektrik yatırımlarından biri olarak görülüyordu. Ancak 2011 yılında dönemin Myanmar Devlet Başkanı Thein Sein, artan kamuoyu baskısı ve çevresel endişeler nedeniyle projeyi askıya aldı. O dönemde baraj karşıtı gösterilere on binlerce kişi katılmış, ülkedeki sivil toplum kuruluşları projenin iptal edilmesi için ulusal ve uluslararası kampanyalar düzenlemişti.
Myanmar'da 2021 darbesiyle iktidara gelen askeri cunta, Çin ile ilişkileri en üst düzeye çıkarma politikası izliyor. Çin, askeri yönetimin en önemli diplomatik ve ekonomik destekçilerinden biri haline gelmiş durumda. Bu nedenle cunta, Pekin'in taleplerini geri çevirmekte zorlanıyor. Öte yandan, projenin yeniden başlatılması halinde Myanmar, Çin'e olan enerji bağımlılığını daha da artıracak ve Irrawaddy Nehri havzasındaki ekolojik dengenin bozulması riskiyle karşı karşıya kalacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Myitson Barajı'nın yeniden başlatılması, sadece Myanmar'ı değil, aynı zamanda Çin, Hindistan, Tayland ve diğer bölge ülkelerini de etkileyecek. Irrawaddy Nehri, Myanmar'ın hayati su kaynağı olmasının yanı sıra, Çin'in Yunnan eyaletine de su sağlıyor. Barajın tamamlanmasıyla birlikte Çin, bölgedeki su kaynakları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olacak. Aynı zamanda proje, Pekin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Asya'da altyapı yatırımlarını artırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Ancak bu durum, özellikle Hindistan ve diğer alt kıta ülkelerinde su güvenliği endişelerine yol açıyor. Çin'in sınır ötesi nehirler üzerinde baraj inşa etmesi, bölgesel gerginlikleri artırma potansiyeli taşıyor. ABD ve Avrupa Birliği, Myanmar'daki askeri cuntaya yönelik yaptırımları sürdürürken, Çin'in bu projeyle cuntaya ekonomik ve siyasi destek sağlaması uluslararası toplumda eleştirilere neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar'daki askeri cuntaya yönelik uluslararası yaptırımlara katılmamakla birlikte, iki ülke arasındaki ticari ilişkiler sınırlı düzeydedir. Myitson Barajı'nın yeniden başlatılması, Türkiye'nin doğrudan çıkar alanına girmemektedir. Ancak bu gelişme, Çin'in Asya'daki nüfuz alanını genişletme stratejisinin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası olarak Çin ile iş birliğini sürdürürken, Çin'in bölgesel su politikaları ve enerji yatırımları Ankara'nın da dikkatle izlemesi gereken konular arasında yer alıyor. Ayrıca, barajın çevresel etkileri, iklim değişikliği ve sınır ötesi su kaynaklarının yönetimi gibi küresel meseleler, Türkiye'nin kendi su politikaları açısından da dersler içeriyor.