Hong Kong’da 30 yılı aşkın süredir uygulanan restoranlarda köpek yasağı, kentin yemek kültüründe çığır açan bir düzenlemeyle gevşetildi. Kentin Gıda ve Çevre Hijyen Dairesi tarafından yayımlanan yeni yönetmelik, daha önce yalnızca rehber köpeklerle kısıtlı olan uygulamayı genişleterek, 900’den fazla onaylı restoran ve kafede köpek bulundurulmasına olanak tanıyor. İşletmelerin gönüllü olarak katıldığı bu programda, köpeklerin 1,5 metreden kısa tasmayla yetişkin bir kişi tarafından tutulması ya da sabit bir noktaya bağlanması zorunlu tutuluyor. Düzenleme, özellikle son yıllarda evcil hayvan sahipliğinin arttığı Hong Kong’da, hayvan dostu mekan talebini karşılamayı hedefliyor.
Gelişmenin arka planı: On yıllardır süren yasak neden şimdi kalkıyor?
Hong Kong’da restoranlarda köpek bulundurma yasağının kökeni, 1990’lı yılların başındaki gıda güvenliği ve hijyen endişelerine dayanıyor. Mevzuata göre hayvanların, gıda üretim ve servis alanlarında bulunması sağlık riski olarak değerlendiriliyordu. Ancak son yıllarda küresel çapta artan evcil hayvan sahipliği ve hayvan haklarına yönelik farkındalık, Hong Kong’da da benzer bir talebi beraberinde getirdi. Özellikle pandemi sonrası sosyalleşme ihtiyacı artan kent sakinleri, evcil hayvanlarıyla daha fazla vakit geçirebilecekleri ortamlar arıyordu. Kentteki hayvansever grupların baskısı ve turizm sektörünün canlandırılması hedefiyle hükümet, geçen yıl başlattığı pilot uygulamayı genişleterek kalıcı hale getirdi.
Yeni düzenleme kapsamında, restoranların hijyen koşullarını korumak için belirli standartları sağlaması şart koşuluyor. Köpeklerin mutfak alanına, açık büfe servis bölgelerine ve gıda hazırlama tezgahlarına girmesi yasak. Ayrıca işletmeler, hayvanların bulunduğu bölümleri diğer müşterilere görünür şekilde işaretlemek ve girişlere uyarı levhaları asmakla yükümlü. Denetimlerin sıkılaştırılacağı bildirilirken, kurallara uymayan işletmelere para cezası ve ruhsat iptali gibi yaptırımlar uygulanacağı açıklandı.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya'nın hayvan dostu dönüşümü
Hong Kong'un bu adımı, Asya kıtasında evcil hayvan dostu politikaların yaygınlaştığı bir dönemde atıldı. Singapur, Tayvan ve Güney Kore’nin büyük şehirlerinde son yıllarda kafe ve restoranlarda evcil hayvanlara izin veren düzenlemeler hayata geçirilmişti. Japonya'da ise “dog café” kültürü yıllardır var olmakla birlikte, klasik restoranlarda hayvan bulundurma kuralları hâlâ sınırlı. Hong Kong’un aldığı karar, bölgede benzer reformların önünü açabilir. Özellikle Çin anakarasında evcil hayvan sahipliğinin patladığı göz önüne alındığında, bu tür düzenlemelerin Şanghay ve Pekin gibi metropollere de sıçraması bekleniyor. Uzmanlar, Asya’da hayvan dostu mekânların artmasının turizm gelirlerini de olumlu etkilediğini belirtiyor.
Ancak sağlık otoriteleri, özellikle gıda güvenliği ve alerji riskleri konusunda uyarılarda bulunuyor. Dünya Sağlık Örgütü, hayvanların gıda işletmelerinde belirli kurallar çerçevesinde bulunmasına izin veren kılavuzlar yayımlamış olsa da, her ülkenin kendi koşullarını değerlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Hong Kong’da hijyen endişeleriyle başlatılan sistem, diğer Asya ülkeleri için bir model teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hong Kong’un restoranlarda köpek bulundurma yasağını gevşetmesi, Türkiye’de de benzer taleplerin artmasına yol açabilecek bir gelişme. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerde evcil hayvan sahipleri, kafe ve restoranların hayvan dostu olması için sivil toplum kuruluşları aracılığıyla kampanyalar düzenliyor. Türkiye’de mevcut yönetmelik, gıda işletmelerinde hayvan bulundurulmasını sınırlandırmakla birlikte, son yıllarda bazı işletmeler bireysel olarak bu kuralı esnetmiş durumda. Hong Kong örneği, Türkiye’deki belediyeler ve Tarım ve Orman Bakanlığı için bir referans oluşturabilir. Küresel turizmde hayvan dostu destinasyonların ön plana çıktığı göz önüne alındığında, bu tür düzenlemelerin Türkiye’nin turizm gelirlerine de katkı sağlaması mümkün. Ancak hijyen standartları ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.