Myanmar Devlet Yönetim Konseyi Başkanı General Min Aung Hlaing, göreve başlayışının 100. gününde parlamento önünde yaptığı konuşmada, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği'nin (ASEAN) beş maddelik mutabakatını sert bir dille eleştirdi ve bu Mutabakatın ülkesine yönelik bir 'ayrımcılık' içerdiğini öne sürdü. Min Aung Hlaing, yönetiminin ülkedeki çatışmalara kendi 'çözümünü' uygulayacağını belirterek, uluslararası toplumun Myanmar'a yönelik yaklaşımını sorguladı.
Beş Maddelik Mutabakat ve Myanmar'ın Tutumu
ASEAN üyesi ülkeler, 2021 yılında Myanmar'da askeri darbenin ardından yaşanan kaosu sona erdirmek amacıyla beş maddelik bir mutabakat kabul etmişti. Bu mutabakat, şiddetin derhal sona erdirilmesi, tüm taraflar arasında diyalog başlatılması, özel bir elçi atanması, insani yardım koridorlarının açılması ve ASEAN Genel Sekreterliği'nin süreci kolaylaştırması gibi maddeleri içeriyordu. Ancak Min Aung Hlaing, bu mutabakatın Myanmar'ın iç işlerine müdahale anlamına geldiğini ve ülkesinin egemenliğini ihlal ettiğini savundu.
Min Aung Hlaing, parlamentoda yaptığı konuşmada, "ASEAN'ın beş maddelik mutabakatı, Myanmar'ın iç meselelerine saygısızlık olarak değerlendirilebilir. Bu mutabakat, ülkemizin kendi sorunlarını çözme kapasitesini göz ardı ediyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca, ASEAN'ın bazı üyelerinin Myanmar'a yönelik 'ayrımcı' bir tutum sergilediğini iddia ederek, bölgesel örgütün tarafsızlık ilkesinin zedelendiğini öne sürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Min Aung Hlaing'in bu açıklamaları, Myanmar'daki askeri yönetimin uluslararası alandaki izolasyonunu derinleştirebilir. ASEAN ülkeleri, Myanmar'daki şiddet olaylarını ve insan hakları ihlallerini sık sık kınamış, ancak askeri yönetimle diyalog kanallarını açık tutmaya çalışmıştı. Ancak son açıklamalar, Myanmar'ın ASEAN ile ilişkilerinde daha da gergin bir döneme işaret ediyor.
Uzmanlar, Min Aung Hlaing'in bu çıkışının, ülke içindeki muhalefete karşı ulusal bir duruş sergileme ve halkın desteğini kazanma girişimi olarak yorumlanabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Myanmar'ın Çin gibi bölgesel güçlerle olan ilişkileri de göz önüne alındığında, bu açıklamaların küresel güç dengeleri açısından da önemli yansımaları olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki bu gelişmeler, Türkiye'nin bölgesel istikrar ve demokrasi konularındaki hassasiyetleriyle örtüşmektedir. Türkiye, ASEAN üyesi olmamakla birlikte, Myanmar'daki askeri yönetimi tanımamakta ve demokratik geçiş sürecini desteklemektedir. Bu bağlamda, Türkiye'nin Myanmar'da yaşanan insan hakları ihlallerine yönelik eleştirileri, uluslararası toplumun ortak tutumuyla uyumludur. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ve Asya'da artan diplomatik etkinliği, Myanmar'daki gelişmeleri yakından takip etmesini gerektirmektedir. Ancak Türkiye'nin doğrudan bu krizde aktif bir rol üstlenmesi beklenmemekle birlikte, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik uluslararası çabalara katkı sağlayabilir.