Myanmar'ın batısındaki Rakhine eyaletinde, son iki yıldır süren çatışmalar yüzünden birçok köy haritadan silindi. Bir görgü tanığı olay yerini "kan nehri" olarak tanımlarken, diğer bir tanık Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) üçü çocuk 20 akrabasının öldürüldüğünü anlattı. Htan Shauk Khan köyüne 2024'te düzenlenen saldırıda, Myanmar ordusunun ve etnik Arakan Ordusu'nun (AA) karşılıklı katliamlar yaptığı bildiriliyor. Bölgedeki insani durum giderek kötüleşiyor; açlık, hastalık ve yerinden edilme had safhada.
Çatışmaların Arka Planı
Rakhine eyaleti, uzun yıllardır Myanmar ordusu ile Arakan Ordusu arasındaki çatışmalara sahne oluyor. AA, Rakhine Budistlerinin çoğunlukta olduğu bölgede daha fazla özerklik talep ediyor. 2017'den bu yana Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik baskısı da uluslararası kamuoyunda soykırım olarak nitelendiriliyordu. Son çatışmalarda ise hem Müslüman hem de Budist siviller hedef alınıyor. BM raporlarına göre, 2021 darbesinden sonra ülke genelinde şiddet olayları yüzde 300 arttı. Rakhine'de de birçok köy yakılıp yıkıldı, halk toplama kamplarına gönderildi veya kaçmaya zorlandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Myanmar'daki iç savaş, Güneydoğu Asya'nın istikrarını tehdit ediyor. Hindistan ve Bangladeş, mülteci akınından endişeli. ASEAN, askeri cuntayı durdurmakta yetersiz kalırken, Çin bölgede ekonomik çıkarları nedeniyle cuntayla işbirliğini sürdürüyor. ABD ve AB ise yaptırımlarla baskı yapmaya çalışıyor ancak insani kriz derinleşiyor. BM Güvenlik Konseyi'nin etkisiz kaldığı bu ortamda, Rakhine'deki katliamlar bölgesel güvenlik dengesini de etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki insani kriz, Türkiye'nin dış politikada insani yardım odaklı yaklaşımını ilgilendiriyor. Türkiye, daha önce Arakanlı Müslümanlara yardım eli uzatmış ve BM nezdinde girişimlerde bulunmuştu. Ancak çatışmaların çok boyutlu hale gelmesi ve Budist sivillerin de hedef olması, dengeli bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Ayrıca, Myanmar krizi Hindistan ve Bangladeş ile ilişkilerde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye'nin ASEAN ile ilişkileri kapsamında, bölgedeki istikrarsızlık ticaret ve yatırım fırsatlarını da olumsuz etkileyebilir.