Bu hafta güney Japonya'yı sarsan güçlü bir deprem, evleri sarsıp su ve elektrik kesintilerine yol açarken, 31 yaşındaki fabrika işçisi Tomoko Takaoka, sevgili tüylü köpeklerini alarak güvenli bir yer arayışına girdi. Ailesine ulaşamayan Takaoka, yakındaki bir tahliye merkezine yöneldi ancak evcil hayvanlarıyla birlikte kabul edilmediğini görünce çareyi Kumamoto'daki bir hayvan hastanesine sığınmakta buldu. Bu olay, afet durumlarında evcil hayvan sahiplerinin yaşadığı zorlukları bir kez daha gündeme getirdi.
Depremin Ardından Kaos ve Arayış
Japonya Meteoroloji Ajansı'na göre, 8 Şubat'ta meydana gelen 6.5 büyüklüğündeki deprem, Kumamoto ve çevresindeki prefektörlüklerde büyük hasara yol açtı. Depremde en az 10 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Artçı sarsıntılar hala devam ederken, bölgede can güvenliği endişesi sürüyor.
Takaoka, depremin ardından köpekleriyle birlikte sokaklarda saatlerce dolaştığını, resmi tahliye merkezlerinin çoğunun evcil hayvan kabul etmediğini veya kapasitesinin dolu olduğunu anlattı. Sonunda bir veteriner kliniğinin kapısını çaldı. Klinik sahibi Dr. Hiroshi Tanaka, depremden bu yana evcil hayvan sahiplerine kapılarını açtıklarını ve şu ana kadar 30'dan fazla kişiye barınak sağladıklarını belirtti.
Dr. Tanaka, "İnsanlar evlerini kaybettiler, ama evcil hayvanları da ailelerinin bir parçası. Onları ayırmak imkansız. Burada onlara güvenli bir alan sunmaya çalışıyoruz" dedi. Klinik, depremzedelere sadece geçici barınak sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yaralı hayvanlara da tıbbi müdahale yapıyor.
Afet Yönetiminde Evcil Hayvan Politikaları
Japonya'da evcil hayvan sahipliği oldukça yaygın; ancak afet durumlarında tahliye merkezlerinin çoğu hala evcil hayvanları kabul etmiyor. Uzmanlar, bu durumun insanların tahliye sürecinde evcil hayvanlarını terk etmek zorunda kalmasına veya tehlikeli bölgelerde kalmalarına neden olabileceğine dikkat çekiyor.
2011 yılında yaşanan Büyük Doğu Japonya Depremi'nden sonra hükümet, evcil hayvan sahiplerinin tahliye sırasında hayvanlarını yanlarına alabilmeleri için bazı rehberler yayınlamıştı. Ancak uygulama hala bölgeden bölgeye değişiyor. Kumamoto'daki bazı tahliye merkezlerinde evcil hayvanlar için ayrı alanlar oluşturulmuş olsa da, bu merkezlerin sayısı yetersiz kalıyor.
Afet yönetimi uzmanları, yerel yönetimlerin evcil hayvan dostu tahliye merkezlerini artırması gerektiğini savunuyor. Özellikle deprem gibi ani gelişen afetlerde, insanların psikolojik olarak hayvanlarıyla birlikte olmaya ihtiyaç duydukları, hayvanların da afet sonrası stresle başa çıkmada terapi etkisi yarattığı belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Etki
Japonya, Pasifik Ateş Çemberi'nde yer alması nedeniyle sık sık depremlerle karşı karşıya kalan bir ülke. Ülkenin afetlere hazırlık kapasitesi ve hızlı müdahale yöntemleri dünya genelinde örnek gösteriliyor. Ancak evcil hayvanların tahliye süreçlerinde yaşanan sorunlar, diğer ülkeler için de ders niteliği taşıyor.
Türkiye de benzer deprem riskleri taşıyan bir ülke olarak, afet yönetimi politikalarında evcil hayvanların da dahil edilmesi gerektiği konusunda Japonya'nın deneyimlerinden faydalanabilir. Özellikle 6 Şubat 2023 depremlerinde, evcil hayvanlarını tahliye sırasında bırakmak zorunda kalan insanların yaşadığı üzüntü gündeme gelmişti. Bu tür olaylar, afet planlarının sadece insanları değil, hayvanları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki bu deprem, afet yönetimi açısından evcil hayvanların da göz önünde bulundurulması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Türkiye, 2023 Kahramanmaraş depremlerinde evcil hayvan sahiplerinin tahliye süreçlerinde yaşadıkları zorlukları yakından deneyimledi. Bu nedenle Türkiye'nin deprem master planlarında evcil hayvanların tahliyesi, barınması ve bakımı için özel prosedürler geliştirmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, Türk Kızılay ve AFAD gibi kurumların evcil hayvan dostu tahliye merkezleri oluşturması ve bu konuda farkındalık çalışmaları yapması, benzer afet durumlarında can kayıplarını ve travmaları azaltabilir. Japonya'nın bu deneyimi, Türkiye'ye afet hazırlık stratejilerinde yol gösterici olabilir.