Mozambik'in kuzeyindeki Cabo Delgado bölgesinde gazeteci ve siyasi aktivist Arlindo Chissale, 7 Ocak 2025 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamıyor. 2017'den beri bölgede faaliyet gösteren İslamcı grupların kontrolündeki alanlarda kaybolan Chissale'nin yakınları, kendisinin kamuoyu önünde takındığı tutum ve kayboluş öncesi yaşanan endişe verici işaretler nedeniyle güvenlik güçlerini sorumlu tutuyor. Chissale'nin kaybolması, ülkede basın özgürlüğü ve ifade hakkı konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı: Chissale’nin kayboluşu ve öncesi
Arlindo Chissale, Mozambik'te tanınmış bir gazeteci ve muhalefet partisi Podemos'un üyesiydi. Cabo Delgado'da El Kaide ve IŞİD bağlantılı grupların şiddet olaylarını araştıran Chissale, son dönemde güvenlik güçlerinin sivil halka yönelik ihlallerini eleştiren yazılar kaleme alıyordu. Kayboluşundan birkaç gün önce kendisine yönelik tehditler aldığı ve polis tarafından sorgulandığı bildirildi. Ailesi, Chissale'nin kayboluşunda devlet güvenlik birimlerinin parmağı olduğunu iddia ediyor.
Mozambik hükümeti ise kayboluşla ilgili herhangi bir açıklama yapmazken, bölgede faaliyet gösteren isyancı grupların da sorumlu olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak Chissale'nin ailesi, onun isyancıların elinde olması durumunda bir açıklama yapılacağını, sessizliğin ise devlet kurumlarının dahli olduğunu gösterdiğini belirtiyor. Ülkede gazetecilere yönelik baskı, son yıllarda artış gösterdi; birçok gazeteci gözaltına alındı ya da tehdit edildi.
Bölgesel ve küresel boyut: Mozambik'te İslamcı isyan ve enerji rezervleri
Cabo Delgado'da 2017'de başlayan İslamcı isyan, bölgede büyük bir insani krize yol açtı. Yüz binlerce kişi yerinden oldu. Bölge, aynı zamanda Mozambik'in keşfedilen devasa doğal gaz rezervlerine ev sahipliği yapıyor. TotalEnergies gibi uluslararası şirketler, güvenlik sorunları nedeniyle gaz projelerini durdurmak zorunda kaldı. Gazetecilerin hedef alınması, bölgedeki istikrarsızlığın boyutunu gösterirken, uluslararası toplumun da dikkatini çekiyor.
Mozambik hükümeti, Ruanda ve Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) gibi bölgesel güçlerin desteğiyle isyancılara karşı mücadele ediyor. Ancak basın özgürlüğü ve insan hakları ihlalleri, bu mücadelenin meşruiyetini sorgulatıyor. Chissale'nin kayboluşu, Afrika Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşların da gündemine geldi; ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da son yıllarda artan diplomatik ve ekonomik varlığıyla dikkat çekiyor. Mozambik ile Türkiye arasında ticaret ve savunma işbirliği anlaşmaları bulunuyor. Cabo Delgado'daki istikrarsızlık, bölgedeki enerji yatırımlarını ve ticaret rotalarını etkileyebileceği için Türkiye'nin Afrika stratejisi açısından önem taşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin Somali ve Libya'da olduğu gibi Mozambik'te de güvenlik ve insani yardım alanında daha fazla rol üstlenmesi gündeme gelebilir. Basın özgürlüğü ihlalleri, Türkiye'nin uluslararası platformlardaki söylemleriyle çelişebilecek bir gelişme olsa da, doğrudan bir etkiden ziyade bölgesel istikrar boyutuyla değerlendirilmelidir.