Ukrayna ordusu, Rusya'nın başkenti Moskova'ya yönelik tarihinin en büyük insansız hava aracı (İHA) saldırısını düzenledi. Saldırıda, başkentin güneydoğusundaki bir petrol rafinerisi ile bir alışveriş merkezi alevlere teslim olurken, bölge halkı 'siyah yağmur' yağdığını bildirdi. Rus yetkililer, yaklaşık 200 Ukrayna İHA'sının Moskova ve çevresine yöneldiğini, bunlardan 190'ının hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Ancak düşen enkaz ve isli bulutlar, çevre felaketi endişelerini de beraberinde getirdi.
Saldırının Detayları ve Etkileri
Rusya Savunma Bakanlığı, 11 Mart 2025 sabahı başlayan saldırıda Ukrayna'nın 200'den fazla İHA kullandığını duyurdu. Saldırının en kritik hedefi, Moskova'nın 100 kilometre güneydoğusundaki Ryazan bölgesinde yer alan bir petrol rafinerisi oldu. Saldırı sonucu rafineride büyük bir yangın çıkarken, kapalı alışveriş merkezinde de hasar meydana geldi. Ryazan Valisi Pavel Malkov, bölgede 'siyah yağmur' olarak adlandırılan, yanmış petrol kalıntıları içeren yağışın başladığını doğruladı. Halka pencereleri kapatmaları ve dışarı çıkmamaları uyarısı yapıldı.
Moskova Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde artan hava kirliliğine karşı vatandaşları maske takmaya çağırdı. Saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı bildirilirken, Rusya Sağlık Bakanlığı kimyasal yanık riskine karşı hastaneleri teyakkuza geçirdi. Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı ise saldırının, Rusya'nın enerji altyapısını hedef alan 'planlı operasyonların bir parçası' olduğunu açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, savaşın üçüncü yılında Ukrayna'nın Rus topraklarına yönelik en yoğun İHA operasyonu olarak kayıtlara geçti. Moskova'nın hava savunma sistemlerinin kapasitesini test eden bu tür saldırılar, savaşın Ukrayna sınırlarını aştığını ve doğrudan Rusya'nın kalbini hedef alabildiğini gösteriyor. Uzmanlar, Ukrayna'nın batıdan sağlanan gelişmiş İHA teknolojisiyle menzil ve vuruş kabiliyetini artırdığını vurguluyor. Rusya ise benzer saldırılara Ukrayna'ya yönelik füze ve bomba yağmuruyla karşılık vereceğini duyurdu. Saldırının enerji piyasalarında da kısa süreli bir dalgalanmaya yol açtığı, ancak arz kesintisinin sınırlı olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Karadeniz'in iki yakasında cereyan eden bu tür saldırılar, Türkiye'nin güvenlik ve enerji dengelerini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında aktif bir arabulucu rolü üstlenirken, saldırıların savaşın tırmanmasına yol açması Ankara'nın diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Rus enerji altyapısına yönelik saldırılar, küresel enerji fiyatlarında oynaklığa neden olmakta ve Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri etkilemektedir. Bölgedeki çevresel felaketlerin Karadeniz ekosistemine sıçrama riski, Türkiye'nin çevre politikaları açısından da izlenmesi gereken bir unsurdur.