Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Ukrayna'nın başkente yönelik "benzeri görülmemiş" insansız hava aracı (İHA) saldırısında 1.600 drone'un Rus hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Saldırıda iki kişi hayatını kaybetti. Rus yetkililer, saldırıyı Ukrayna'nın seçim sürecine müdahale girişimi olarak nitelendirdi. Olay, savaşın başlangıcından bu yana Moskova'ya yönelik en kapsamlı hava saldırısı olarak kayıtlara geçti.
Saldırının Ayrıntıları ve Rusya'nın İddiaları
Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, saldırının gece boyunca dalgalar halinde gerçekleştiğini ve Rus hava savunma birimlerinin toplam 1.600 İHA'yı imha ettiğini belirtti. Sobyanin, "Bu, başkente yönelik bugüne kadarki en büyük ve en organize saldırı girişimidir. Tüm önlemler alınmış, saldırı püskürtülmüştür" ifadelerini kullandı. Ancak Moskova ve çevresinde düşen İHA parçaları nedeniyle iki sivilin öldüğü, bazı bölgelerde maddi hasar meydana geldiği bildirildi. Rusya Sağlık Bakanlığı, yaralı sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Rus haber ajansları, saldırının Moskova'nın güneybatısındaki Vnukovo Havalimanı çevresinde yoğunlaştığını, havalimanının bir süre uçuşlara kapatıldığını duyurdu.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırının arkasında Ukrayna'nın olduğunu iddia ederek, bunun "Rusya'nın iç işlerine müdahale ve yaklaşan seçimleri sabote etme girişimi" olduğunu öne sürdü. Bakanlık, Ukrayna'ya ait olduğu belirlenen İHA'ların bir kısmının Karadeniz üzerinden, bir kısmının ise Rusya toprakları içindeki sabotaj grupları tarafından ateşlendiğini iddia etti. Ukrayna cephesinden ise henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ukraynalı yetkililer genellikle Rusya topraklarındaki hedeflere yönelik saldırıları doğrudan üstlenmiyor, ancak son aylarda artan İHA saldırıları, Kiev'in uzun menzilli vuruş kapasitesini gösteriyor.
Bağımsız askeri analistler, 1.600 İHA'nın aynı anda havada olmasının teknik olarak mümkün olmadığını, bu sayının toplam üretilen veya fırlatılan İHA sayısını değil, hava savunma sistemlerinin tespit ettiği hedef sayısını yansıtabileceğini belirtiyor. Rusya'nın verdiği rakamların abartılı olabileceği, saldırının gerçek boyutunun bağımsız kaynaklarca doğrulanamadığı ifade ediliyor. Yine de saldırının Moskova'da paniğe yol açtığı, sosyal medyada paylaşılan görüntülerde şehir üzerinde yoğun duman ve patlama seslerinin duyulduğu görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu saldırı, Rusya-Ukrayna savaşında İHA'ların stratejik rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Kiev, son aylarda Rus enerji altyapısına, askeri üslerine ve lojistik merkezlerine yönelik uzun menzilli İHA saldırılarını artırmış durumda. Moskova yönetimi ise bu saldırıları "terör eylemi" olarak nitelendiriyor ve Batı'yı Ukrayna'ya destek vermekle suçluyor. Saldırının zamanlaması dikkat çekici: Rusya'da yaklaşan devlet başkanlığı seçimleri öncesinde böyle bir eylemin gerçekleşmesi, Kremlin'in güvenlik zaafiyetini ortaya koyuyor. Rusya, seçim öncesi iç güvenliği sağlama iddiasındayken, başkentte bu ölçekte bir saldırının yaşanması, halk nezdinde soru işaretleri yaratabilir.
Uluslararası kamuoyu ise gelişmeyi temkinli karşıladı. NATO ve AB yetkilileri henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak Batılı diplomatik kaynaklar, saldırının savaşı daha da tırmandırabileceği ve Rusya'nın misilleme olarak Ukrayna'nın sivil altyapısına yönelik yeni saldırılar düzenleyebileceği uyarısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ofisinden yapılan yazılı açıklamada, "Sivillere yönelik her türlü saldırı kabul edilemez" denilerek, taraflara itidal çağrısı yapıldı. Ancak BM'nin somut bir adım atması beklenmiyor.
Savaşın gidişatı açısından bu saldırı, Ukrayna'nın elini güçlendirebilir. Kiev, Batılı müttefiklerine Rusya'nın kendi topraklarında savunmasız olduğunu göstererek daha fazla askeri yardım talep edebilir. Özellikle ABD ve Almanya'dan uzun menzilli füze ve İHA teknolojisi konusunda yeni taahhütler alınabilir. Rusya ise saldırıyı bahane ederek Ukrayna'ya yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırabilir ve Batı'ya yönelik yaptırım tehditlerini artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Karadeniz'e kıyıdaş bir ülke olarak Rusya-Ukrayna savaşının güvenlik ve ekonomik etkilerini doğrudan hissediyor. Moskova'ya yönelik bu saldırı, Karadeniz'deki İHA hareketliliğini artırarak Türk boğazları ve hava sahası üzerindeki riskleri yükseltebilir. Ayrıca savaşın tırmanması, Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir ve tahıl koridoru gibi kritik anlaşmaları tehlikeye atabilir. Türk dış politikası açısından denge politikası sürdürülmeye çalışılsa da, İHA saldırılarının yaygınlaşması bölgesel istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin enerji ve ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir.