Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), 29 Ağustos 2024 tarihinde yaptığı açıklamada, Moritanya açıklarında geçen hafta yaşanan “trajik deniz kazaları” sonucunda 144 göçmen ve mültecinin ölü veya kayıp olduğunu bildirdi. UNHCR, salı günü yayımladığı raporda, batmakta olan göçmen teknelerinden birinden sağ kurtarılan iki çocuğun Gambiya'dan yaptıkları yolculuk sırasında tüm ailelerini kaybettiğini belirtti. Bu olay, Batı Afrika kıyılarında göçmen krizinin derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Olayın detayları
UNHCR, söz konusu kazaların 26-29 Ağustos tarihleri arasında meydana geldiğini ve kurtulanların ifadelerine dayanarak en az 144 kişinin hayatını kaybettiğini veya kaybolduğunu duyurdu. Ölenler arasında çoğunlukla Gambiya, Senegal ve diğer Batı Afrika ülkelerinden gelen göçmenler bulunuyor. Kurtarılan iki çocuk, yaklaşık 6 ve 8 yaşlarında olup, şu anda Moritanya'da bir sığınmacı merkezinde bakılıyor. UNHCR sözcüsü, “Bu çocuklar, hayatta kalma mücadelelerinde ailelerini kaybetti. Şimdi onlara psikososyal destek sağlıyoruz” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Afrika kıyıları, özellikle Kanarya Adaları'na ulaşmak isteyen göçmenler için ölümcül bir rota haline geldi. İspanya'nın bir parçası olan Kanarya Adaları'na ulaşmaya çalışan göçmenler, Moritanya, Senegal ve Gambiya kıyılarından yola çıkıyor. Bu rota, Akdeniz rotası gibi tehlikeli olup, 2023 yılında 1.000'den fazla göçmenin burada hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), bu yıl Batı Afrika rotasında en az 500 göçmenin öldüğünü veya kaybolduğunu bildirdi. Uzmanlar, bu krizin artmasının nedenleri arasında ekonomik fırsat eksikliği, siyasi istikrarsızlık ve iklim değişikliğinin etkilerini sayıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin göç yönetimi politikaları açısından önemli bir bağlam sunuyor. Türkiye, düzensiz göçle mücadelede aktif bir rol oynarken, Batı Afrika'daki benzer krizler, uluslararası iş birliğinin önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin Sahra Altı Afrika ile artan diplomatik ve ticari ilişkileri, bu tür insani krizlerin çözümünde daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi kıyılarında düzenli olarak göçmen kurtarma operasyonları yürütmesi, bu tür olayların bölgesel yansımalarını daha anlamlı kılıyor.