Moğolistan Cumhurbaşkanı Ukhnaagiin Khurelsukh, iklim değişikliğinin artan etkilerine karşı ülkelerin ortak hareket etmesi gerektiğini belirterek uluslararası topluma birlik çağrısı yaptı. Khurelsukh, çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınmanın ancak küresel işbirliğiyle mümkün olacağını vurguladı.
İklim değişikliğinin Moğolistan üzerindeki etkileri
Moğolistan, iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden biri. Ülke, son yıllarda daha sık ve şiddetli kuraklık, sert kışlar (dzud) ve çölleşme ile karşı karşıya. Bu durum, hayvancılığa dayalı ekonomiyi ve göçebe yaşam tarzını tehdit ediyor. Özellikle 2000'li yıllardan bu yana artan dzud olayları, milyonlarca hayvanın ölümüne ve binlerce ailenin geçim kaynağını yitirmesine neden oldu.
Cumhurbaşkanı Khurelsukh, yaptığı açıklamada, "İklim değişikliği sınır tanımıyor. Hiçbir ülke bu sorunla tek başına mücadele edemez. Ortak geleceğimiz için hep birlikte harekete geçmeliyiz" ifadelerini kullandı. Khurelsukh, özellikle gelişmiş ülkelerin sera gazı emisyonlarını azaltma ve gelişmekte olan ülkelere finansal destek sağlama konusunda daha fazla sorumluluk alması gerektiğini belirtti.
Uluslararası işbirliği ve Moğolistan'ın rolü
Moğolistan, Paris Anlaşması kapsamında sera gazı emisyonlarını azaltma taahhüdünde bulunmuş durumda. Ülke, yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmayı ve orman örtüsünü genişletmeyi hedefliyor. Ayrıca, 2021'de düzenlenen BM İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP26) Moğolistan, 2030 yılına kadar emisyonlarını %22,7 oranında azaltma sözü verdi. Ancak, ekonomik kısıtlar nedeniyle bu hedeflere ulaşmakta zorlanıyor.
Uzmanlar, Moğolistan'ın iklim değişikliğiyle mücadelesinin sadece ulusal çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini, bölgesel ve küresel işbirliğinin şart olduğunu vurguluyor. Özellikle Orta Asya ülkeleriyle su kaynakları ve enerji alanında işbirliği yapılması gerektiği belirtiliyor. Moğolistan, aynı zamanda Asya-Pasifik bölgesinde iklim göçü ve gıda güvenliği gibi konularda da aktif rol almayı hedefliyor.
Cumhurbaşkanı Khurelsukh'un çağrısı, yaklaşan uluslararası iklim zirveleri öncesinde önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor. Ülke, önümüzdeki dönemde iklim diplomasisini güçlendirerek uluslararası platformlarda daha etkin olmayı planlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Moğolistan'ın iklim çağrısı, Türkiye'nin de yakından ilgilendiği bir konu. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkeler arasında yer alıyor; kuraklık, orman yangınları ve su kıtlığı riski artıyor. Türkiye, Paris Anlaşması'nı 2021'de onaylayarak 2053 net sıfır emisyon hedefi belirledi. Moğolistan ile Türkiye arasında doğrudan bir bağ olmasa da, her iki ülke de iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini yaşıyor. Türkiye, bölgesel iklim işbirliklerinde aktif rol alarak Orta Asya ve Orta Doğu ülkeleriyle ortak projeler geliştirebilir. Ayrıca, yenilenebilir enerji ve yeşil teknoloji alanında işbirliği fırsatları doğabilir. Bu çağrı, Türkiye'nin iklim diplomasisini güçlendirmesi ve uluslararası platformlarda daha görünür olması gerektiğini gösteriyor.