Rusya-Ukrayna savaşında onlarca sağlık personelinin ölmesi, uluslararası hukuk ve geleneksel normlarla korunduğu varsayılan tıbbi birimlerin artık güvende olmadığını gösterdi. Bu durum, orduları savaş alanında hem kurtaran hem de savaşabilen ‘Machaon modeli’ sıhhiye konseptine yönelmeye zorluyor. Modern eşit güçteki düşmanlarla yapılan çatışmalarda, korunaklı sıhhiye birimleri efsanesi yerle bir oldu. Ukrayna cephelerinde, teoride uluslararası hukuk ve tarihi teamüllerle korunan yüzlerce sağlık personeli hayatını kaybetti. Bu ortamda hem kendini hem de yaralıları kurtarabilmek için en genç erden en kıdemli cerraha kadar tüm sağlık personelinin savaş alanına uyum sağlaması gerekiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Korumalı Birimlerin Çöküşü
Ukrayna savaşı, Cenevre Sözleşmeleri’nin sağlık personeline tanıdığı dokunulmazlığın pratikte ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koydu. Rus kuvvetleri, defalarca hastaneleri, ambulansları ve tıbbi tahliye araçlarını hedef aldı. Savaşın ilk aylarında Mariupol’deki hastane bombalamasından, Harkov’daki ambulans saldırılarına kadar birçok olay kayıtlara geçti. Ukrayna Sağlık Bakanlığı verilerine göre, savaşın ilk iki yılında 100’den fazla sağlık çalışanı öldürüldü, yüzlercesi yaralandı. Bu saldırılar, ‘korunmalı sıhhiye birimi’ kavramını sorgulatırken, NATO ülkeleri de dahil olmak üzere birçok orduyu sıhhiye doktrinini gözden geçirmeye itti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Tüm Ordular İçin Ders
Ukrayna’da yaşananlar sadece bir bölgesel çatışmanın ötesinde, küresel askeri tıp anlayışını değiştiriyor. ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler, sağlık personeline temel muharebe eğitimi verme programlarını hızlandırdı. ‘Machaon modeli’ olarak adlandırılan bu yaklaşım, askeri sağlık personelinin silah kullanma, savunma taktikleri ve çatışma bölgesinde hareket kabiliyeti kazanmasını öngörüyor. Antik Yunan mitolojisinde savaşçı-hekim Machaon’dan esinlenen bu model, 21. yüzyıl savaşlarının sert gerçeklerine bir yanıt olarak görülüyor. Pasifik bölgesinde Tayvan krizi senaryolarında da benzer ihtiyaçlar tartışılırken, Orta Doğu’daki vekalet savaşları da sağlık personelinin korunmasızlığını gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin özellikle Suriye ve Kuzey Irak’taki sınır ötesi operasyonlarında ve Libya’daki angajmanında kritik önem taşıyor. TSK’nın sağlık personeli, PKK/YPG ve IŞİD gibi asimetrik tehditlere karşı daha önce benzer saldırılara maruz kaldı. Türkiye’nin, Ukrayna’daki deneyimlerden ders çıkararak sıhhiye birliklerini muharebe sahasında daha korunaklı hale getirmesi, sağlık personeline ileri düzey silah ve taktik eğitimi vermesi beklenebilir. Ayrıca NATO müttefiki olarak Türkiye’nin yeni sıhhiye doktrininin şekillenmesinde rol alması, savunma sanayii açısından da korunaklı tıbbi tahliye araçları ve bireysel koruyucu ekipman üretiminde fırsatlar yaratabilir.