Japonya'nın önde gelen deniz taşımacılığı şirketlerinden Mitsui OSK Lines'ın (MOL) Başkanı ve CEO'su Jotaro Tamura, Bloomberg televizyonunda Shery Ahn'ın sunduğu "Bloomberg: The Asia Trade" programına konuk olarak, Ortadoğu'daki çatışmaların deniz taşımacılığı sektörü üzerindeki etkilerini ve sektörün geleceğine dair öngörülerini paylaştı. Tamura, özellikle Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı güzergâhındaki istikrarsızlığın küresel ticareti ve nakliye maliyetlerini nasıl etkilediğine dair değerlendirmelerde bulundu.
Ortadoğu'daki Çatışmanın Deniz Ticaretine Yansımaları
İsrail-Hamas savaşının bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski, Kızıldeniz'deki Husi saldırılarıyla birlikte deniz taşımacılığı şirketlerini zor durumda bıraktı. 2023'ün sonundan bu yana Husi milislerinin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırıları, birçok armatörün Süveyş Kanalı yerine Ümit Burnu'nu kullanmasına yol açtı. Bu durum, Asya-Avrupa arasındaki seyahat sürelerini ortalama 10-14 gün uzatırken, nakliye maliyetlerini de önemli ölçüde artırdı. Mitsui OSK Lines gibi küresel ölçekli şirketler, rotalarını ve operasyonlarını bu yeni koşullara uyarlamak zorunda kaldı.
Tamura, konuşmasında çatışmanın sadece Kızıldeniz ile sınırlı kalmadığını, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'ndaki güvenlik risklerinin de arttığını vurguladı. Özellikle İran destekli grupların deniz yollarına yönelik tehditleri, petrol ve doğal gaz taşımacılığını da etkiliyor. Küresel enerji arz güvenliği açısından kritik olan Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksama, petrol fiyatlarında ani dalgalanmalara neden olabilir.
Mitsui OSK Lines, dünyanın en büyük deniz taşımacılığı şirketlerinden biri olarak, konteyner, dökme yük, LNG ve otomobil taşımacılığı gibi geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Şirketin Ortadoğu'daki operasyonları, bölgesel istikrarsızlıktan doğrudan etkileniyor. Tamura, şirketin risk yönetimi stratejilerini gözden geçirdiğini ve alternatif rotalar üzerinde çalıştığını belirtti.
Küresel Deniz Taşımacılığı Sektörünün Görünümü
Küresel deniz taşımacılığı, pandemi sonrası toparlanma sürecinde yeni zorluklarla karşılaşıyor. 2024 yılında navlun oranlarında dalgalanmalar yaşanırken, jeopolitik riskler sektörün belirsizliğini artırıyor. Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS) verilerine göre, Kızıldeniz krizi nedeniyle küresel deniz ticaretinin yaklaşık %12'si alternatif rotalara kaydı. Bu durum, hem maliyetleri hem de karbon emisyonlarını artırıyor.
Tamura, deniz taşımacılığı sektörünün yeşil dönüşüm ve dijitalleşme gibi yapısal dönüşümlerle de karşı karşıya olduğunu hatırlattı. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirlenen karbon nötr hedefleri doğrultusunda şirketler, LNG ve metanol gibi alternatif yakıtlara yöneliyor. Mitsui OSK Lines, bu alanda öncü şirketlerden biri olarak, 2030 yılına kadar filo emisyonlarını azaltmayı hedefliyor. Ancak jeopolitik krizler, bu dönüşüm için gereken yatırımların öncelik sırasını değiştirebiliyor.
Ayrıca, Asya-Avrupa ticaret hattındaki aksamalar, küresel tedarik zincirlerinde gecikmelere ve maliyet artışlarına neden oluyor. Özellikle otomotiv, elektronik ve perakende sektörleri, navlun sürelerindeki uzamadan olumsuz etkileniyor. Mitsui OSK Lines gibi şirketler, müşterilerine daha esnek çözümler sunmak için liman ve depolama yatırımlarını artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, jeopolitik konumu itibarıyla Ortadoğu'daki istikrarsızlıktan doğrudan etkilenen ülkeler arasında. Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı'ndaki aksamalar, Türkiye'nin Asya ile ticaretinde alternatif güzergâhları gündeme getiriyor. Türk deniz taşımacılığı şirketleri, artan navlun maliyetleri ve uzayan seyahat sürelerinden olumsuz etkileniyor. Öte yandan, Türkiye'nin enerji ithalatında Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı, bölgesel gerilimin uzaması halinde risk oluşturuyor. Ayrıca, Türk ihracatçıları için Avrupa pazarlarına ulaşımda yaşanan gecikmeler, rekabet gücünü zayıflatabilir. Bu gelişmeler, Türkiye'nin lojistik altyapısını güçlendirmesi ve alternatif ticaret koridorlarına yönelmesi gerektiğini gösteriyor.