Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty, Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde, Kahire'nin Riyad'a "her türlü" desteği sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Abdelatty, salı günü Bloomberg Televizyonu'na verdiği demeçte, "Suudiler tarafından ne talep edilirse edilsin, elbette karşılık vereceğiz" dedi. Bu açıklama, Mısır'ın Suudi Arabistan'ın güvenliğine verdiği önemi vurgularken, bölgede artan İran yanlısı Husi tehdidine karşı ortak bir duruş sergilendiğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Yemen'deki Husi isyancıları, son haftalarda Suudi Arabistan'ın güney sınırlarına ve sivil yerleşim bölgelerine yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırdı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten bu yana Yemen'de Husi güçlerine karşı mücadele ediyor. Mısır, bu koalisyona askeri olarak katılmamış olsa da, Suudi Arabistan'ın güvenliğini kendi ulusal güvenliğinin bir parçası olarak görüyor. Abdelatty'nin açıklaması, Mısır'ın Suudi Arabistan'a yönelik herhangi bir tehdide kayıtsız kalmayacağını gösteriyor.
Mısır ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, son yıllarda ekonomik ve siyasi alanlarda güçlendi. Suudi Arabistan, Mısır'a önemli mali yardımlarda bulundu ve 2016'da iki ülke arasında deniz sınırlarının belirlenmesi anlaşması imzalandı. Ancak Mısır'ın Yemen savaşına doğrudan asker göndermemesi, zaman zaman ilişkilerde gerilime yol açtı. Abdelatty'nin son açıklaması, Kahire'nin Riyad'a verdiği desteği yeniden teyit etmesi açısından önemli.
Uzmanlar, Mısır'ın bu desteğinin askeri olmaktan çok siyasi ve istihbari düzeyde kalabileceğini belirtiyor. Mısır, Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarına karşı hava savunma sistemleri veya istihbarat paylaşımı gibi konularda yardımcı olabilir. Ancak doğrudan askeri müdahale olasılığı düşük görülüyor. Yine de bu açıklama, bölgesel ittifakların yeniden şekillendiği bir dönemde Mısır'ın Suudi Arabistan'ın yanında durduğunu gösteriyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Husi saldırıları, yalnızca Suudi Arabistan'ı değil, bölgedeki deniz ticaret yollarını da tehdit ediyor. Kızıldeniz'deki güvenlik endişeleri, küresel enerji arzını ve nakliye maliyetlerini etkiliyor. Mısır, Süveyş Kanalı'ndan elde ettiği gelirler nedeniyle deniz güvenliğine büyük önem veriyor. Husi saldırılarının Kızıldeniz'deki ticareti aksatması, Mısır ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Bu nedenle Mısır'ın Suudi Arabistan'a desteği, aynı zamanda kendi ekonomik çıkarlarını koruma amacı taşıyor.
Öte yandan, Mısır'ın açıklaması, İran'ın bölgedeki etkisine karşı bir denge unsuru olarak görülebilir. Suudi Arabistan ve Mısır, İran'ın Yemen, Irak, Suriye ve Lübnan'daki etkisinden rahatsız. Husi saldırıları, İran'ın bölgesel yayılmacılığının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Mısır'ın Suudi Arabistan'a verdiği destek, İran'a karşı ortak bir cephe oluşturma çabası olarak yorumlanabilir. Ancak Mısır, İran ile diplomatik ilişkilerini de sürdürüyor; bu denge politikası, Kahire'nin bölgesel rolünü karmaşıklaştırıyor.
Uluslararası toplum, Husi saldırılarını kınarken, Birleşmiş Milletler ve ABD, taraflara itidal çağrısında bulunuyor. Suudi Arabistan'ın savunma kapasitesini güçlendirmesi, bölgesel istikrar açısından kritik görülüyor. Mısır'ın desteği, Suudi Arabistan'ın yalnız olmadığını göstermesi bakımından psikolojik bir önem taşıyor. Ancak kalıcı bir çözüm için Yemen'deki siyasi sürecin canlandırılması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır ile ilişkilerini son dönemde normalleştirme çabası içinde. Mısır'ın Suudi Arabistan'a verdiği destek, bölgesel güç dengelerinde Türkiye'nin konumunu etkileyebilir. Türkiye, Yemen'deki çatışmada taraflara eşit mesafede durmayı tercih ediyor ve Husi saldırılarını kınıyor. Ancak Mısır-Suudi yakınlaşması, Türkiye'nin bölgedeki diplomatik manevra alanını daraltabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Suudi Arabistan ile savunma sanayi işbirliği ve Mısır ile ekonomik ilişkileri, bu gelişmelerden olumsuz etkilenmeyebilir. Kızıldeniz'deki güvenlik sorunu, Türkiye'nin deniz ticaret yollarını da ilgilendiriyor; bu nedenle Türkiye, bölgesel istikrarın korunmasına önem veriyor.