Mısır ve Türkiye, Asya, Afrika ve Avrupa kıtaları arasındaki bağlantıyı güçlendirmeyi hedefleyen stratejik bir adım atarak, deniz yolları ile bölgesel ve uluslararası ulaşım koridorlarının kullanımında iş birliğini artırmayı amaçlayan bir mutabakat zaptı (MoU) imzaladı. Anlaşma, iki ülkenin ulaştırma bakanlıkları arasında, Kahire'de düzenlenen bir törenle yürürlüğe girdi. Mutabakat, özellikle Süveyş Kanalı ve çevresindeki lojistik altyapının daha verimli kullanılmasına yönelik ortak projeleri kapsıyor.
Anlaşmanın kapsamı ve hedefleri
Mutabakat zaptı, Mısır ve Türkiye'nin ulaştırma alanındaki mevcut iş birliğini derinleştirmeyi ve yeni ticaret yollarının geliştirilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. İki ülke, özellikle Asya ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir geçiş noktası olan Süveyş Kanalı'nın yanı sıra, Türkiye üzerinden geçen Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası) gibi güzergâhlarda ortak çalışmalar yürütecek. Anlaşma kapsamında, konteyner taşımacılığı, lojistik merkezlerin kurulması ve gümrük prosedürlerinin uyumlaştırılması gibi konularda teknik iş birliği öngörülüyor. Ayrıca, iki ülkenin liman yönetimleri arasında bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirme programları planlanıyor.
Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, törende yaptığı konuşmada, anlaşmanın 'bölgesel ticaretin canlandırılması ve küresel tedarik zincirlerine katkı sağlanması' açısından önemli olduğunu vurguladı. Mısır Ulaştırma Bakanı Kamel el-Vezir ise, 'Bu mutabakat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yanı sıra, bölgesel bağlantısallığı da güçlendirecek' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Mısır ve Türkiye'nin imzaladığı bu mutabakat, küresel ticaretin yeniden şekillendiği bir dönemde dikkat çekiyor. Özellikle Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi ile Avrupa Birliği'nin Global Gateway projesi gibi büyük altyapı girişimlerinin yanı sıra, bölgesel güçler arasındaki rekabet de göz önüne alındığında, iki ülkenin iş birliği yapması stratejik bir önem taşıyor. Süveyş Kanalı, dünya ticaretinin yaklaşık %12'sinin geçtiği bir su yolu olarak, Mısır için kritik bir gelir kaynağı. Türkiye ise, İstanbul Kanalı projesi ve Avrasya tünelleriyle bölgesel bir lojistik merkezi olma yolunda ilerliyor.
Anlaşma ayrıca, Mısır ve Türkiye arasında son yıllarda normalleşen diplomatik ilişkilerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasındaki siyasi gerilimlerin azalmasıyla birlikte, ekonomik ve ticari iş birliği alanında yeni adımlar atılıyor. 2023'te karşılıklı olarak büyükelçi atanmasının ardından, ticaret hacminin artırılmasına yönelik çabalar hız kazanmıştı. Mutabakat, bu sürecin somut bir çıktısı olarak görülüyor.
Öte yandan, anlaşmanın bölgesel rakipler arasında nasıl karşılanacağı merak konusu. Özellikle İsrail ve Yunanistan gibi ülkeler, Doğu Akdeniz'deki enerji ve ticaret koridorları bağlamında bu gelişmeyi yakından izliyor. Mısır ve Türkiye'nin iş birliği, alternatif ticaret yollarının çeşitlenmesine katkı sağlayarak, bölgesel dengeleri etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu mutabakat, Orta Koridor girişimini güçlendirme ve Asya-Avrupa ticaretinde daha etkin bir rol oynama hedefiyle örtüşüyor. Mısır'ın Süveyş Kanalı'ndaki kritik konumu, Türkiye'nin lojistik altyapısıyla birleştiğinde, iki ülke arasında sinerji yaratması bekleniyor. Ayrıca, anlaşma Türkiye'nin Afrika'ya açılım politikası (Afrika Kıtası ile İlişkiler Stratejisi) kapsamında Mısır ile ticari bağları derinleştirme çabalarını destekliyor. Ekonomik olarak, Türkiye'nin liman ve lojistik sektörlerine yeni yatırım fırsatları sunabilir. Güvenlik boyutunda ise, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının taşınmasına yönelik alternatif güzergâhların geliştirilmesi, Türkiye'nin bölgesel enerji merkezi olma vizyonuna katkı sağlayabilir.