Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Sudan'ın Kuzey Kordofan eyaletindeki El-Ubeyd kentinde yeni bir insan hakları felaketinin yaşandığını açıkladı. Cuma günü Cenevre'de yaptığı açıklamada Türk, kentin Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) tarafından kuşatıldığını ve sivillerin temel ihtiyaçlara erişiminin engellendiğini belirtti. BM yetkilisi, dünyayı bu krize karşı harekete geçmeye çağırarak, "Sudan'da sessiz bir insanlık felaketi yaşanıyor. El-Ubeyd'de çocuklar, kadınlar ve yaşlılar açlıkla ve hastalıkla boğuşuyor. Sağlık hizmetleri çökmüş durumda. Uluslararası toplum bu çığlığı duymalı" ifadelerini kullandı. Çatışmaların başlamasından bu yana binlerce kişi hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden oldu.
El-Ubeyd'de insani durum kritik
El-Ubeyd, başkent Hartum'un yaklaşık 350 kilometre güneybatısında yer alıyor ve stratejik öneme sahip bir ticaret merkezi konumunda. Nisan 2023'te ordu ile paramiliter RSF arasında başlayan çatışmalardan bu yana kent büyük ölçüde kuşatma altında. BM raporlarına göre kentte su, gıda ve ilaç stokları tükenmek üzere. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), bölgede akut gıda güvensizliğinin arttığını ve ulaşamadıkları için binlerce kişinin açlıkla karşı karşıya olduğunu bildirdi. Sağlık örgütleri, su kaynaklı hastalıkların ve yetersiz beslenmenin özellikle çocuklar arasında hızla yayıldığını kaydediyor. Sudan Kızılayı, yerel sağlık tesislerinin yetersiz kaldığını ve personelin can güvenliği nedeniyle çalışamadığını açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki çatışma, yalnızca ülke sınırları içinde değil, tüm Doğu Afrika bölgesinde istikrarsızlığı derinleştiriyor. Komşu ülkeler Çad, Güney Sudan ve Etiyopya'ya kitlesel göç dalgaları yaşanıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, şu ana kadar 2 milyondan fazla kişinin sınırdışı edildiğini ve bölgedeki insani krizin boyutlarının katlanarak arttığını duyurdu. Ayrıca, Nil Nehri üzerindeki stratejik konumu nedeniyle El-Ubeyd, su kaynakları konusunda da hassas bir noktada. Çatışmaların bölgesel su paylaşımı ve tarımsal üretim üzerinde de olumsuz etkileri bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi'nin defalarca ateşkes çağrısına rağmen taraflar arasında anlaşma sağlanamadı. Uluslararası Kriz Grubu raporlarına göre, RSF ve ordu güçlerinin uzlaşmaz tutumu ve bölgesel aktörlerin farklı gruplara desteği, krizin çözümünü zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz'deki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Ankara, Sudan ile tarihsel bağları ve yeniden inşa sürecindeki ticari ortaklıkları nedeniyle istikrarı önemsiyor. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Afrika'da insani yardım ve kalkınma projeleri yürüttüğü düşünüldüğünde, bu kriz Türk dış politikası için yeni bir sınav niteliğinde. Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım koridorlarının açık kalması ve çatışmanın tırmanmasının engellenmesi için diplomatik girişimlerde bulunması bekleniyor. Bununla birlikte, Sudan'daki çatışmanın uzaması, Türk firmalarının bölgedeki yatırımlarını ve ticaret hacmini olumsuz etkileyebilir.