Mısır, 2018 FIFA Dünya Kupası'nda Suudi Arabistan'ı 2-1 yenerek turnuva tarihindeki ilk galibiyetini elde etti. Bu tarihi an, başkent Kahire'de büyük bir coşkuyla karşılandı. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte binlerce Mısırlı sokağa döküldü, meydanları doldurdu ve ülkenin gurur kaynağı olan bu başarıyı kutladı. Özellikle Kahire'deki Tahrir Meydanı ve Nil kıyıları, sevinç gösterilerine sahne oldu. Taraftarlar bayraklar salladı, araba kornaları çaldı ve havai fişekler patlatıldı. Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi, takımı tebrik eden bir mesaj yayınlayarak, "Bu galibiyet, Mısır halkının azim ve kararlılığının bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Mısır, 1934'ten bu yana Dünya Kupası'na üç kez katılma başarısı göstermişti ancak hiç galibiyet alamamıştı. 2018'de Rusya'da düzenlenen turnuvada, Mısır'ın ilk maçı Uruguay'a 1-0 mağlubiyetle sonuçlanmış, ikinci maçta ise ev sahibi Rusya'ya 3-1 yenilmişti. Suudi Arabistan karşısında alınan galibiyet, hem Mısır futbol tarihinde bir dönüm noktası oldu hem de ülkede uzun süredir devam eden ekonomik ve siyasi sıkıntılara kısa bir süreliğine de olsa neşe getirdi. Maçın yıldızı, Mısır'ın efsanevi golcüsü Muhammed Salah'tı. Salah, karşılaşmada bir gol atıp bir de asist yaparak takımının galibiyetinde kilit rol oynadı. Ancak maçın en dikkat çekici anlarından biri, Suudi Arabistan'ın son dakikada penaltı kazanmasına rağmen Mısır kalecisi Essam El-Hadary'nin bu penaltıyı kurtarması oldu. 45 yaşındaki El-Hadary, Dünya Kupası'nda maça çıkan en yaşlı oyuncu olarak tarihe geçti.
Mısır'da kutlamalar sadece Kahire ile sınırlı kalmadı; İskenderiye, Giza ve Port Said gibi büyük şehirlerde de benzer sevinç gösterileri yaşandı. Sosyal medyada galibiyetle ilgili binlerce paylaşım yapılırken, hashtag trendleri arasında yer aldı. Mısır Futbol Federasyonu, galibiyetin ardından takıma prim sözü verdi. Ancak tüm bu coşkuya rağmen, ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunların gölgesinde kutlamaların geçici olduğu da gözlemlendi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mısır'ın bu galibiyeti, Arap dünyasında da yankı uyandırdı. Özellikle Suudi Arabistan ile olan rekabet, bu maçın bölgesel bir anlam taşımasına yol açtı. Mısır ile Suudi Arabistan arasında Suriye, Yemen ve Katar gibi konularda yaşanan siyasi gerilimler, futbol sahasındaki bu karşılaşmaya da yansıdı. Mısır'ın galibiyeti, Suudi Arabistan'ın turnuvadan puansız elenmesi anlamına geliyordu ve bu durum, Mısır kamuoyunda bir tür sportif intikam olarak algılandı. Küresel ölçekte ise, Mısır'ın bu başarısı, Afrika futbolunun yükselişinin bir göstergesi olarak değerlendirildi. Afrika takımlarının Dünya Kupası'ndaki performansı genellikle değişken olmakla birlikte, Mısır'ın galibiyeti kıta için bir moral kaynağı oldu. Ayrıca Muhammed Salah'ın performansı, onun dünya çapındaki ününü pekiştirdi ve Liverpool taraftarları da onu tebrik etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'ın Dünya Kupası'ndaki bu ilk galibiyeti, Türkiye ile bölgesel rekabetin bir boyutunu oluşturan spor diplomasisi açısından değerlendirilebilir. Türkiye ve Mısır arasındaki siyasi ilişkiler, özellikle Müslüman Kardeşler ve Doğu Akdeniz enerji kaynakları gibi konularda gergin seyrediyor. Mısır'da yaşanan bu sportif başarının, Türk kamuoyunda geniş yankı bulması beklenmez; ancak bölgesel güç dengeleri açısından Mısır'ın uluslararası alandaki imajına katkıda bulunması mümkün. Türkiye, kendi Dünya Kupası performansıyla (2002'de üçüncülük) Mısır'ın bu başarısını kısa vadede gölgede bırakabilir. Yine de, Mısır'daki bu coşkunun ülkedeki mevcut siyasi atmosferi geçici olarak rahatlatması, Türkiye'nin bölgedeki politikalarını doğrudan etkilemese de, Mısır halkının moralini yükselterek iç politikada bir nebze olsun istikrar sağlayabilir.