Mısır'da yetkililer, bağımsız haber sitesi Mada Masr'ın kapatılması talimatını verdi. Site, Mısır'ın önde gelen bağımsız yayın organlarından biri olarak biliniyor. Kapatma emri, yayın kuruluşuna yönelik artan baskıların son halkası olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, gözaltına alınan Mada Masr editörü Lina Attalah'ın serbest bırakıldığı bildirildi. Attalah, kısa süreli gözaltının ardından serbest kaldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) ve Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) gibi uluslararası kuruluşlar, Mısır'ı gazetecileri en çok hapseden ülkeler arasında gösteriyor. CPJ'nin sıralamasında Mısır, dünya genelinde gazeteciler için en kötü hapishane koşullarına sahip ülkelerden biri olarak yer alıyor.
Mada Masr'a yönelik baskıların arka planı
Mada Masr, 2013 yılında Mısır'da yaşanan siyasi çalkantıların ardından kurulan bağımsız bir haber sitesi. O tarihten bu yana, hükümet karşıtı haberleri ve eleştirel yayınlarıyla dikkat çekti. Site, özellikle 2013'teki askeri darbenin ardından yayın hayatına başlamış ve o günden bu yana Mısır'daki basın özgürlüğü ihlallerini, insan hakları sorunlarını ve yolsuzluk iddialarını gündeme getirmesiyle tanınıyor. Mısır yönetimi, son yıllarda bağımsız medya kuruluşlarına yönelik denetimini artırdı. Mada Masr'ın kapatılması, bu baskı politikasının bir parçası olarak görülüyor. Lina Attalah, sitenin kurucu editörü ve Mısır'da gazetecilik alanında tanınmış bir isim. Attalah, daha önce de gözaltına alınmış ve yargılanmıştı. Son olarak, kapatma emriyle eş zamanlı olarak gözaltına alındığı ve ardından serbest bırakıldığı belirtiliyor. Ancak serbest bırakılmasına rağmen, hakkında herhangi bir yargı süreci olup olmadığına dair bilgi bulunmuyor. Mada Masr'ın kapatılması, Mısır'da faaliyet gösteren diğer bağımsız medya kuruluşları için de caydırıcı bir adım olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Basın özgürlüğü ve otoriterleşme
Mısır'da basın özgürlüğü, özellikle 2013 sonrası dönemde sistematik olarak geriledi. Ülke, 2023 yılında RSF'nin Basın Özgürlüğü Endeksi'nde 180 ülke arasında 166. sırada yer aldı. CPJ verilerine göre, Mısır'da en az 30 gazeteci hapiste tutuluyor. Bu sayı, ülkeyi dünyada en çok gazeteci hapseden ülkeler arasında ilk sıralara taşıyor. Mısır yönetimi, bağımsız medyayı "ulusal güvenliğe tehdit" olarak nitelendiriyor ve terörle mücadele yasalarını gazetecileri tutuklamak için kullanıyor. Kapatma emri, sadece Mısır içinde değil, bölgede de yankı uyandırdı. Orta Doğu'da bağımsız gazeteciliğin zemin kaybettiği bir dönemde, Mısır'daki bu gelişme, bölgedeki otoriter eğilimlerin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Uluslararası kuruluşlar, Mısır hükümetine çağrıda bulunarak kapatma kararının geri alınmasını ve basın özgürlüğüne saygı gösterilmesini istedi. Ancak Mısır yönetiminin bu çağrılara kulak vermesi beklenmiyor. Mada Masr, kapatılma emrine rağmen yayınlarına çevrimiçi olarak devam edebilir; ancak sitenin sunucularına erişim engeli getirilmesi veya alan adının bloke edilmesi gibi teknik engellerle karşılaşabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'da bağımsız medyaya yönelik baskılar, Türkiye'nin bölgesel basın özgürlüğü politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, son yıllarda Mısır ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde. Ancak Mısır'ın iç politikasındaki otoriterleşme, Türkiye'nin insan hakları ve demokrasi söylemiyle çelişebilir. Türk kamuoyu, Mısır'daki gazeteci tutuklamalarına duyarsız değil; zira Türkiye'de de basın özgürlüğü tartışmaları sürüyor. Bölgesel istikrar açısından, Mısır'daki basın özgürlüğü ihlalleri, Akdeniz'deki güç dengelerini ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasını dolaylı yönden etkileyebilir. Ayrıca, Mısır'ın ekonomik krizi ve iç baskıları, Türkiye'ye yönelik göç riskini artırabilir. Türkiye, Mısır ile diyaloğunu sürdürürken, basın özgürlüğü konusunda sessiz kalmamalı.