İsrail'de 27 Ekim 2026 tarihinde yapılan genel seçimlerin sandık çıkış anketleri, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağcı bloğun, ana muhalefet partilerinin oluşturduğu bloğa göre Knesset'te (İsrail parlamentosu) az farkla daha az sandalye kazanacağını gösteriyor. Kesin sonuçların açıklanması ve yeni hükümetin kim tarafından kurulacağının netleşmesi için bir süre daha geçmesi bekleniyor. Seçim sonuçları, ülkenin siyasi geleceği ve bölgesel istikrar açısından belirsizlik yaratıyor.
Seçim yarışı ve sandık çıkış anketleri
İsrail'de uzun süredir devam eden siyasi istikrarsızlık, bu seçimde de kendini gösterdi. Sandık çıkış anketlerine göre Netanyahu'nun Likud partisi ve müttefikleri, Knesset'te 120 sandalyenin 59'unu kazanırken, muhalefet bloku 60 sandalyeye ulaşarak çoğunluğu elde etmeye çok yakın. Ancak farkın çok az olması ve bazı partilerin barajı geçip geçmeyeceğinin henüz kesinleşmemesi nedeniyle kesin bir tablo ortaya çıkmadı. Seçim komisyonu, resmi sonuçları açıklamak için oy sayımını sürdürüyor.
Netanyahu, seçim kampanyası boyunca güvenlik ve dış politika konularını öne çıkararak, kendisini İsrail'in güvenliği için tek tecrübeli lider olarak sundu. Muhalefet ise ekonomik sorunlar, yargı reformu tartışmaları ve yolsuzluk iddiaları üzerinden Netanyahu'yu eleştirdi. Özellikle genç seçmenler ve orta sınıf, değişim talebini dile getirdi.
Hükümet kurma süreci ve olası senaryolar
İsrail'de hükümet kurma süreci, partilerin koalisyon görüşmeleriyle başlayacak. Cumhurbaşkanı, genellikle en çok sandalye kazanan partinin liderine hükümeti kurma görevini veriyor. Ancak bu sefer, hiçbir blokun tek başına iktidar olma şansı olmadığı için koalisyon müzakereleri kritik önem taşıyor. Netanyahu'nun öncelikli hedefi, mevcut ortaklarıyla birlikte 61 sandalyeye ulaşmak. Muhalefet cephesinde ise Yair Lapid, Benny Gantz ve diğer merkez sol partilerin bir araya gelerek alternatif bir hükümet kurma çabası var. Ancak bu blokun da içinde farklı görüşler barındırması, koalisyonu zorlaştırabilir.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un istişarelerde bulunarak hükümet kurma görevini kime vereceği merak konusu. Siyasi analistler, uzun süreli koalisyon görüşmeleri ve olası bir erken seçim ihtimalini de göz ardı etmiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İsrail seçimlerinin sonucu, sadece ülke içi siyaseti değil, aynı zamanda Ortadoğu barış süreci ve bölgesel dengeleri de yakından ilgilendiriyor. Netanyahu yönetiminin politikaları, Filistin meselesi, İran nükleer anlaşması ve Arap ülkeleriyle normalleşme süreçleri açısından belirleyici olmuştu. Seçim sonrası oluşacak yeni hükümetin bu konulardaki tutumu, ABD ve Avrupa Birliği ile ilişkileri de etkileyecek.
Özellikle Gazze'deki insani durum ve iki devletli çözüm konusunda uluslararası toplumun beklentileri yüksek. Yeni hükümetin, bu konularda atacağı adımlar, İsrail'in uluslararası arenadaki konumunu belirleyecek. Ayrıca, İsrail'in bölgedeki diğer aktörlerle ilişkileri, enerji ve güvenlik işbirlikleri açısından da kritik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'deki seçim sonuçları ve kurulacak yeni hükümet, Türkiye'nin Ortadoğu politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, Filistin meselesinde Filistinlilerin haklarını savunurken, İsrail ile ilişkilerini de normalleştirme çabası içinde. Netanyahu'nun koltuğunu koruması veya muhalefetin iktidara gelmesi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin seyrini etkileyebilir. Özellikle Gazze'deki durum ve Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, iki ülke arasındaki diplomatik ve ekonomik ilişkilerde belirleyici olacak. Türkiye, bölgesel istikrarın korunması ve Filistin sorununun adil bir çözüme kavuşturulması için yeni İsrail hükümetiyle diyalog kanallarını açık tutmayı hedefleyecektir.