Mısır ve Çin, Çarşamba günü yaptıkları ortak açıklamada Filistin meselesini Orta Doğu'da barış ve istikrarın merkezine koydu. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşmelerin ardından yayımlanan bildiride, iki ülke bağımsız Filistin devletinin kurulmasına verdikleri desteği yinelerken, Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesine karşı çıktı. Açıklama, bölgede artan gerilim ve Gazze'deki insani krizin gölgesinde geldi.
Görüşmenin arka planı ve ortak açıklamanın detayları
Mısır Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, es-Sisi ve Şi, ikili ilişkilerin yanı sıra başta Filistin meselesi olmak üzere bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı. İki lider, Filistin halkının meşru haklarının garanti altına alınmasının ve 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önemine dikkat çekti. Ortak açıklamada, Filistinlilerin kendi topraklarından zorla çıkarılmasına yönelik her türlü girişimin reddedildiği ve bunun uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı.
Görüşmede ayrıca Gazze Şeridi'ndeki insani durum ele alındı. İki ülke, bölgede acil ateşkes sağlanması ve insani yardımların engelsiz ulaştırılması çağrısında bulundu. Mısır, Gazze'ye yönelik yardımların ulaştırılmasında kritik bir köprü rolü üstlenirken, Çin son dönemde Orta Doğu'da artan diplomatik angajmanıyla dikkat çekiyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, daha önce Filistin-İsrail meselesinde iki devletli çözümü desteklediğini ve Filistin'in Birleşmiş Milletler'e tam üyeliğini savunduğunu açıklamıştı.
Ortak açıklamada, iki ülkenin Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası platformlarda Filistin davasını desteklemeye devam edeceği belirtildi. Mısır ve Çin, ayrıca bölgesel istikrarın sağlanması için diyalog ve diplomasiye öncelik verilmesi gerektiğini ifade etti. Çin'in Orta Doğu'daki rolü son yıllarda ekonomik yatırımlar ve arabuluculuk girişimleriyle genişlerken, Mısır geleneksel olarak Filistin meselesinde aktif bir aktör olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Mısır ve Çin'in ortak açıklaması, Filistin meselesinin uluslararası gündemdeki merkezi konumunu bir kez daha teyit ediyor. Özellikle Çin'in, ABD'nin arabuluculuğuna alternatif bir diplomasi kanalı oluşturma çabası olarak yorumlanabilir. Çin, geçtiğimiz yıl Suudi Arabistan ile İran arasında beklenmedik bir normalleşme anlaşmasına aracılık ederek bölgesel nüfuzunu artırmıştı. Şimdi ise Filistin konusunda Mısır ile ortak bir duruş sergileyerek, küresel Güney'de Filistin davasına verdiği desteği pekiştiriyor.
Mısır açısından bakıldığında, Gazze'deki istikrarsızlık doğrudan ulusal güvenlik meselesi. Refah Sınır Kapısı ve Sina Yarımadası üzerinden yaşanabilecek göç dalgaları Kahire'nin en büyük endişeleri arasında. Mısır, Filistinlilerin Sina'ya zorla yerleştirilmesine kesinlikle karşı olduğunu defalarca dile getirmişti. Bu ortak açıklama, Mısır'ın bu tutumunu uluslararası alanda daha geniş bir destekle taçlandırma çabası olarak görülebilir.
Uluslararası toplumda ise iki devletli çözüm çağrıları sık sık yineleniyor ancak somut adımlar konusunda derin görüş ayrılıkları bulunuyor. ABD ve Avrupa ülkeleri de iki devletli çözümü destekliyor ancak İsrail hükümeti bağımsız Filistin devletine mesafeli duruyor. Mısır-Çin ortak açıklaması, bu konuda küresel bir konsensüs oluşturma çabalarına önemli bir katkı sunabilir. Ayrıca, Çin'in Filistin meselesindeki aktif tutumu, Pekin'in Orta Doğu'da artan etkisinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel uzmanlar, Mısır ve Çin'in yanı sıra diğer aktörlerin de benzer açıklamalar yapması durumunda, İsrail üzerindeki diplomatik baskının artabileceğini belirtiyor. Ancak somut sonuçların alınması için daha kapsamlı bir uluslararası mutabakat ve taraflar arasında doğrudan müzakerelerin başlaması gerekiyor. Gazze'deki savaşın sona ermesi ve insani yardımların ulaştırılması ise acil öncelikler arasında yer alıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır ve Çin'in Filistin meselesine dair ortak açıklaması, Türkiye'nin bölgesel diplomasi açısından önemli ipuçları sunuyor. Türkiye uzun süredir iki devletli çözümü savunuyor ve Filistin halkının haklarını destekliyor. Çin'in Mısır ile yakınlaşması ve Filistin konusunda ortak bir duruş sergilemesi, Ankara'nın da benzer pozisyonuyla uyumlu. Ancak Türkiye, Çin'in bölgedeki artan etkisini kendi stratejik çıkarları doğrultusunda dengelemek zorunda. Mısır ile son dönemde normalleşen ilişkiler, Gazze'deki insani yardımların koordinasyonu açısından kritik. Türkiye, Çin'in arabuluculuk girişimlerini desteklerken, ABD ve Avrupa ile de eşgüdümü sürdürmeli. Bu açıklama, Türkiye'nin Filistin meselesindeki aktif diplomasisini sürdürmesi gerektiğini bir kez daha gösteriyor.