Meta Platforms Inc., yapay zeka destekli algoritmalar kullanarak sağlık sorunları olan çalışanları hedef alıp işten çıkardığı iddiasıyla federal dava ile karşı karşıya. Kaliforniya da dahil olmak üzere ABD genelinde 26 eski ve mevcut Meta çalışanı tarafından açılan davada, şirketin engelli ayrımcılığı yaptığı ve hem federal hem de eyalet yasalarını ihlal ettiği ileri sürülüyor. Davacılar, Meta'nın performans değerlendirmelerinde yapay zeka kullanarak sağlık sorunları olan çalışanları tespit ettiğini ve bu kişileri işten çıkarılacaklar listesine eklediğini iddia ediyor. Meta ise tüm suçlamaları reddederek, işten çıkarmaların şirketin yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olduğunu ve hiçbir ayrımcılık yapılmadığını savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Dava, 2022 yılında Meta'nın duyurduğu büyük ölçekli işten çıkarma dalgasının ardından geldi. Şirket, ekonomik belirsizlikler ve dijital reklam gelirlerindeki düşüş nedeniyle küresel iş gücünün yaklaşık %13'ünü işten çıkarmıştı. Ancak davacılar, bu süreçte Meta'nın yapay zeka tabanlı bir algoritma kullanarak çalışanların sağlık kayıtlarını ve engellilik durumlarını analiz ettiğini ve bu bilgileri işten çıkarılacak kişileri seçmek için kullandığını öne sürüyor.
Dava dilekçesinde, 2022 ve 2023 yıllarında yapılan işten çıkarmalarda, sağlık sorunları olan çalışanların orantısız bir şekilde etkilendiği iddia ediliyor. Örneğin, kanser tedavisi gören, kronik hastalıkları bulunan veya ruh sağlığı sorunları yaşayan çalışanların, aynı performans puanlarına sahip sağlıklı çalışanlara kıyasla daha yüksek oranda işten çıkarıldığı belirtiliyor. Davacılar, Meta'nın bu uygulamasının Hemşirelik ve Bakım Yasası (ADA) ve Kaliforniya'daki Fair Employment and Housing Act (FEHA) gibi yasalara aykırı olduğunu savunuyor.
Meta yetkilileri ise iddiaları kesin bir dille reddediyor. Şirketten yapılan açıklamada, işten çıkarmaların tamamen performans değerlendirmelerine ve şirketin operasyonel ihtiyaçlarına dayandığı, hiçbir çalışanın sağlık durumu nedeniyle hedef alınmadığı ifade edildi. Meta, ayrıca işten çıkarma süreçlerinde yapay zeka kullanımının yasalara uygun olduğunu ve etik kurallara riayet edildiğini kaydetti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu dava, yapay zekanın iş yerinde kullanımına ilişkin artan endişelerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Teknoloji şirketlerinin insan kaynakları süreçlerinde yapay zeka algoritmalarını kullanması, ayrımcılık ve etik ihlal risklerini gündeme getiriyor. Özellikle ABD'de, Yapay Zeka Yasası gibi düzenlemeler yapay zekanın işe alım ve işten çıkarma süreçlerinde kullanımını denetlemeye çalışıyor. Ancak bu alandaki yasal boşluklar, şirketlerin algoritmalarını şeffaf bir şekilde açıklamaması nedeniyle devam ediyor.
Dava, yalnızca Meta'yı değil, tüm teknoloji sektörünü etkileyebilecek bir emsal teşkil edebilir. Benzer uygulamaları kullanan diğer büyük teknoloji şirketleri de bu tür davalarla karşılaşabilecek. Ayrıca, yapay zekanın karar alma mekanizmalarında kullanılması, iş gücü piyasasında adalet ve eşitlik tartışmalarını alevlendiriyor. ABD Çalışma Bakanlığı ve Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu (EEOC) konuya ilişkin incelemeler başlatmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türk iş dünyası ve teknoloji sektörü açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de yapay zeka tabanlı insan kaynakları uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte, bu tür algoritmaların ayrımcılık yaratma riski gündeme gelebilir. Türk hukuku, engelli çalışanların korunmasına yönelik güçlü düzenlemelere sahip olsa da, yapay zeka uygulamalarının bu yasalara uygunluğu konusunda henüz net bir çerçeve bulunmuyor. Bu dava, Türk şirketlerine yapay zeka kullanımında şeffaflık ve etik ilkeler doğrultusunda hareket etmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, küresel teknoloji devlerinin yaşadığı bu tür sorunlar, Türkiye'deki düzenleyici kurumlara yönelik bir örnek teşkil ederek, yerel mevzuatın güçlendirilmesi için referans olabilir.