Meksika, kredi derecelendirme kuruluşlarının hükümetin bütçe açığını dizginlemesi yönündeki artan baskısı altında, mevcut borçlarını geri satın almak için küresel tahvil piyasalarına yöneliyor. Latin Amerika'nın ikinci büyük ekonomisi, önümüzdeki haftalarda uluslararası sermaye piyasalarına yeni bir borçlanma aracı ihraç ederek, elde edilen geliri halihazırda ödenmemiş olan eski tahvillerinin bir kısmını itfa etmek için kullanmayı hedefliyor. Bu hamle, Meksika'nın mali disiplin konusundaki taahhüdünü sürdürme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor; zira ülke, artan faiz ödemeleri ve sosyal harcamaların baskısı altındaki bütçe dengesini iyileştirmek zorunda.
Kredi notu endişeleri ve piyasa tepkisi
Meksika'nın bu borç yönetimi hamlesi, özellikle Moody's, Fitch ve S&P Global Ratings gibi kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkenin artan kamu borcu ve yapısal bütçe açığı konusunda uyarılarda bulunmasının ardından geldi. Haziran 2023'te yapılan genel seçimlerin ardından iktidara gelen mevcut yönetim, sosyal programları finanse etmek için harcamaları artırınca, bütçe açığı GSYH'nin yüzde 4,9'una yükseldi. Bu durum, ülkenin kredi notu görünümünün "negatif"e çevrilmesine neden oldu. Meksika Hazine Müsteşarlığı, yeni ihracın büyüklüğü ve vadesi hakkında henüz resmi bir açıklama yapmasa da, piyasa kaynakları ihracın 2 ila 4 milyar dolar arasında olabileceğini ve 10 yıl vadeli tahvillerin ağırlıklı olacağını belirtiyor. Geri satın alınacak eski tahvillerin ise daha yüksek kupon oranlarına sahip olanlar olduğu, böylece ortalama borç maliyetinin düşürülmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Meksika'nın bu adımı, gelişmekte olan ülkelerin artan borç yükleriyle mücadele etmek için daha sofistike borç yönetimi stratejilerine yöneldiği bir döneme denk geliyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine başlamasıyla birlikte küresel likidite koşullarının iyileşmesi, Meksika gibi ülkelerin uygun maliyetle borçlanmasını kolaylaştırıyor. Ancak, küresel ticarette belirsizlikler ve Çin ekonomisindeki yavaşlama, gelişmekte olan ülke varlıklarına olan talebi sınırlıyor. Meksika'nın ihracı, aynı zamanda başta Arjantin ve Türkiye olmak üzere diğer yüksek borçlu ülkeler için de bir referans noktası olacak. Uzmanlar, Meksika'nın borç takası yoluyla vadeyi uzatma ve maliyetleri düşürme stratejisinin, benzer durumdaki diğer ülkeler tarafından da örnek alınabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Meksika'nın borç geri alımı, Türkiye için doğrudan bir referans olmasa da, iki ülke de benzer mali zorluklarla karşı karşıya: yüksek enflasyon, kur baskısı ve bütçe açıkları. Meksika'nın küresel piyasalara erişim konusunda başarılı olması, gelişmekte olan ülkelere olan güveni artırabilir ve Türkiye'nin de borçlanma koşullarını dolaylı olarak iyileştirebilir. Öte yandan, Meksika'nın aksine Türkiye'nin kredi notu daha düşük ve risk primi daha yüksek; bu nedenle benzer bir borç yönetimi stratejisi uygulaması daha zor görünüyor. Türkiye, Meksika'nın bu hamlesini izleyerek kendi borç yönetimine yönelik dersler çıkarabilir.