New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, bu yaz adeta bir zafer turu atıyor. Demokratik Sosyalistlerin (DSA) desteklediği adaylar, New York ve Colorado'da düzenlenen ara seçimlerde sürpriz zaferler kazanırken, Mamdani'nin ekonomik politikaları enflasyonla mücadelede etkili bulunuyor. Başkan Donald Trump'ın "komünist" olarak nitelendirdiği bu hareket, geleneksel Demokratların da dikkatini çekiyor. Peki, Mamdani’nin yükselişi Kasım ayındaki genel seçimlere kadar sürecek mi?
Sosyalist Dalga mı, Geçici Bir Hava mı?
Mamdani, Mayıs ayında New York belediye başkanı seçildikten sonra, ülke genelinde sosyalist politikaların savunucusu haline geldi. Onun liderliğinde DSA, ekonomik adalet, kiralara tavan fiyat uygulaması ve kamu hizmetlerinin genişletilmesi gibi popüler vaatlerle seçmenleri etkiliyor. Colorado'da boşalan bir eyalet senatosu koltuğunu kazanan aday, özellikle genç ve işçi sınıfı seçmenlerden destek aldı. Ancak sosyalist etiket, özellikle Cumhuriyetçiler tarafından silah olarak kullanılıyor. Trump, Mamdani ve ekibini “Amerikan değerlerine tehdit” olarak tanımlarken, bu söylemin orta sınıf seçmenler üzerinde ne kadar etkili olacağı merak konusu.
Mamdani'nin başarısı, kısmen Başkan Joe Biden’ın ekonomik performansına duyulan hayal kırıklığına dayanıyor. Enflasyonun yüksek seyretmesi ve konut krizinin derinleşmesi, seçmenleri radikal çözümlere yöneltiyor. Mamdani, “Sistem işlemiyor, biz değiştireceğiz” mesajıyla özellikle büyük şehirlerde karşılık buluyor. Ancak eleştirmenler, sosyalist politikaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığını ve ekonomik büyümeyi engelleyeceğini savunuyor.
ABD Siyasetinde Yeni Bir Kırılma mı?
Mamdani'nin yükselişi, ABD siyasetinde Demokrat Parti içindeki bölünmeyi de derinleştiriyor. Partinin merkezci kanadı, sosyalistlerin aşırı sol politikalarının genel seçimlerde kaybettireceğinden endişe ediyor. Oysa Mamdani, bu endişeleri “eski düşünce” olarak nitelendiriyor ve halkın gerçek ihtiyaçlarına odaklandıklarını söylüyor. Colorado zaferi, kırsal bölgelerde bile sosyalist mesajların karşılık bulabileceğini gösterdi. Bu durum, Kasım ayındaki ara seçimlerde Demokrat Parti’nin stratejisini nasıl şekillendirecek? Bazı analistler, Mamdani’nin popülist söyleminin Trump’ınkine benzer bir taban yarattığını, ancak ideolojik olarak farklı bir zeminde durduğunu belirtiyor.
Uluslararası kamuoyu da bu gelişmeleri yakından izliyor. Özellikle Avrupa’daki sosyal demokrat partiler, ABD’deki bu dönüşümü kendi politikaları için bir referans olarak görüyor. Mamdani, “Amerikan halkı, kendileri için çalışmayan bir sistemi değiştirmek istiyor” diyerek, küresel bir dayanışma çağrısı yapıyor. Ancak bu söylemin, ABD’nin geleneksel iki partili sisteminde kalıcı bir değişiklik yaratıp yaratamayacağı henüz belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’de sosyalist hareketin yükselişi, Türkiye için dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. Mamdani’nin ekonomik politikaları, özellikle kira kontrolü ve kamu hizmetlerinin genişletilmesi gibi unsurlar, Türkiye’de de tartışılan konular. Ancak bu akımın ABD dış politikasına yansıması daha kritik. Eğer sosyalistler Kongre’de daha fazla temsil kazanırsa, Türkiye’ye yönelik yaptırım kararları veya askeri yardım paketleri gibi konularda farklı bir duruş sergileyebilirler. Öte yandan, Mamdani’nin Filistin yanlısı söylemleri, Türkiye’nin Orta Doğu politikalarıyla kısmen örtüşse de, Ankara’nın ABD ile ilişkilerinde yeni bir denge unsuru oluşturabilir. Kısacası, bu gelişme Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde ideolojik bir boyutun daha belirleyici olabileceğini gösteriyor.