New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin liderliğindeki sosyalist ve ilerici hareket, 24 Haziran 2025 Salı günü yapılan eyalet kongre ön seçimlerinde beklenmedik bir zafer kazandı. Mamdani'nin desteklediği adaylar, uzun yıllardır iktidarda olan ve partinin geleneksel kanadını temsil eden Demokrat milletvekillerini yenilgiye uğratarak New York siyasetinde köklü bir değişimin sinyalini verdi. Ön seçimler, eyaletin çeşitli bölgelerinde kıyasıya bir rekabete sahne olurken, sosyalist adaylar özellikle genç seçmenler ve azınlık toplulukları arasında güçlü bir destek topladı.
Gelişmenin arka planı
Zohran Mamdani, 2021 yılında New York Belediye Başkanı seçildiğinden bu yana, konut krizi, toplu taşıma ve eğitim gibi konularda radikal politikalar izliyor. Mamdani'nin 'Kent için Yeni Bir Anlaşma' programı, kira denetiminin genişletilmesi, kamu ulaşımının ücretsiz hale getirilmesi ve polis bütçesinin azaltılarak sosyal hizmetlere aktarılması gibi maddeler içeriyor. Ön seçimlerde Mamdani'nin desteklediği adaylar arasında, eski bir sendika lideri olan Maria Gonzalez (Bronx), genç aktivist Jamal Thompson (Brooklyn) ve çevreci avukat Sarah Chen (Manhattan) bulunuyor. Bu adaylar, kampanyalarında büyük şirketlerin siyasetteki etkisini kırmayı, sağlık hizmetlerini kamulaştırmayı ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi önceliklendirdi. Karşılarında ise, yıllardır koltuğunu koruyan ve büyük şirketlerden bağış alan isimler vardı. Örneğin, Bronx'ta 15 yıllık vekil Robert Johnson, Gonzalez karşısında ancak yüzde 38 oy alabildi.
Seçim sonuçları, New York'un siyasi haritasını yeniden çizerken, ulusal düzeyde de yankı uyandırdı. Demokrat Parti içindeki ilerici-sosyalist kanat ile merkezci-muhafazakâr kanat arasındaki gerilim daha da belirginleşti. Mamdani, zafer konuşmasında 'Bugün New York, halkın gücünün kurumsal gücü yendiğini gördü. Bu, sadece bir başlangıç. Tüm ülkeye yayılacak bir dalganın ilk kıvılcımı.' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
New York'taki bu siyasi deprem, ABD genelinde ilerici hareketler için bir model teşkil ediyor. Mamdani'nin başarısı, Chicago, Los Angeles ve Seattle gibi büyük şehirlerde benzer adayların cesaretlenmesine yol açtı. Özellikle 2026 ara seçimleri öncesinde, Demokrat Parti'nin yönünü belirleyecek bu tür ön seçimler kritik önem taşıyor. Küresel ölçekte ise, ABD'de yükselen sosyalist dalga, Avrupa'da sol partilerin yeniden canlanması ve Latin Amerika'da sol eğilimli hükümetlerin güçlenmesiyle paralel bir seyir izliyor. Bu gelişme, neoliberal politikaların sorgulandığı ve ekonomik eşitsizliğin arttığı bir dönemde, halkların alternatif arayışının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ancak, Mamdani'nin politikalarının uygulanabilirliği ve uzun vadeli etkileri konusunda şüpheler de mevcut. Özellikle iş dünyası ve Wall Street çevreleri, artan vergiler ve düzenlemelerin ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyeceğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
New York'taki bu siyasi değişim, Türkiye'nin dış politikası açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, ABD iç siyasetindeki sola kayış, Türk-Amerikan ilişkilerinde bazı konuların yeniden şekillenmesine yol açabilir. İlerici hareketlerin yükselişi, genellikle insan hakları, demokrasi ve azınlık hakları gibi konulara daha duyarlı bir dış politika izlenmesini beraberinde getiriyor. Bu durum, Türkiye'nin özellikle Kürt meselesi, Ermeni iddiaları ve ifade özgürlüğü gibi konularda ABD Kongresi ve yönetiminden daha fazla eleştiri almasına neden olabilir. Öte yandan, sosyalist hareketler ticaret ve ekonomik işbirliklerini de ideolojik temellere dayandırarak yeniden değerlendirebilir. Ancak, bu değişimin henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve ulusal düzeye yayılmasının zaman alacağını unutmamak gerekir.