ABD Başkanı Donald Trump, çocukluk çağı aşılarının sayısını azaltmayı ve kızamık-kabakulak-kızamıkçık (MMR) aşısının ayrı ayrı uygulanmasını öngören bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, kararname ile "aşılama takviminin sadeleştirilmesi" ve "ailelere daha fazla seçenek sunulması" hedefleniyor. Bu adım, aşı karşıtı hareketin etkisiyle sağlık otoriteleri arasında tartışmalara yol açtı. Uzmanlar, MMR aşısının ayrıştırılmasının bağışıklama oranlarını düşürebileceği ve salgın riskini artırabileceği konusunda uyarıyor.
Gelişmenin arka planı
Trump'ın imzaladığı kararname, özellikle çocuklara rutin olarak uygulanan aşı takvimini yeniden düzenlemeyi amaçlıyor. Kararname metninde, "mevcut takvimin çok karmaşık olduğu" ve "ailelerin bilgilendirilmiş onay hakkının genişletilmesi" gerektiği belirtiliyor. Trump, daha önce de aşı güvenliği konusunda tartışmalı açıklamalarda bulunmuş, 2019'da kızamık vakalarındaki artışa rağmen aşı zorunluluğuna karşı çıkmıştı. Bu yeni kararname, Sağlık Bakanlığı ve FDA'nın (Gıda ve İlaç Dairesi) aşı onay süreçlerini de etkileyebilir.
Özellikle MMR aşısının ayrı ayrı yapılması, tıbbi çevrelerde büyük endişe yaratıyor. Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), MMR'ın tek bir aşı olarak uygulanmasının, bağışıklık kazanımını kolaylaştırdığını ve zamanında tam dozun tamamlanmasını sağladığını vurguluyor. Ayrı ayrı yapılan aşıların, ebeveynlerin takvim takibini zorlaştırabileceği ve aşılanma oranlarını düşürebileceği belirtiliyor.
Kararnamenin imzalanması, Trump'ın 2024 seçimlerinde aşı karşıtı seçmen tabanına mesaj verme amacı taşıyor olabilir. Ancak bu adım, toplum sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor. Kızamık, aşılanmamış popülasyonlarda hızla yayılabilen ve ölümcül olabilen bir hastalık. ABD'de 2019'da kızamık vakaları 30 yılın rekorunu kırmıştı.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin aşı politikasındaki bu değişiklik, sadece ülkeyi değil, küresel sağlık güvenliğini de etkileyebilir. ABD, Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) en büyük mali katkıyı sağlayan ülkelerden biri. Aşı tereddüdünün artması, dünya genelinde aşılanma oranlarını düşürebilir ve yeniden dirilen salgınlara zemin hazırlayabilir. Özellikle kızamık, uluslararası seyahatlerle kolayca yayılan bir hastalık olduğundan, bu durum Türkiye gibi ülkeler için de risk oluşturuyor.
Avrupa ve Asya'daki bazı ülkeler, son yıllarda aşı karşıtı hareketlerin etkisiyle kızamık salgınlarıyla mücadele etti. Uzmanlar, ABD'nin bu yaklaşımının, küresel aşı programlarının finansmanını ve bağışıklama hedeflerini olumsuz etkileyebileceği görüşünde. Öte yandan, bu kararname Amerikan iç siyasetinde derin bir bölünmeye yol açıyor; Demokratlar kararnameyi "tehlikeli bir popülizm örneği" olarak nitelerken, Cumhuriyetçilerin bir kısmı ailelerin tercih hakkını destekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, aşı programlarını büyük bir titizlikle yürüten ve son yıllarda aşılama oranlarını artıran bir ülke. Trump'ın bu kararnamesi, Türkiye'deki aşı karşıtı söylemleri dolaylı olarak güçlendirebilir ve toplumda aşı tereddüdüne neden olabilir. Sağlık Bakanlığı'nın, bu tür dış kaynaklı dezenformasyona karşı aşıların güvenilirliğini vurgulayan kamu spotları ve bilgilendirme kampanyalarıyla önlem alması önem taşıyor. Ayrıca, ABD'nin aşı politikalarındaki değişiklik, Türkiye'nin aşı tedarik zinciri ve uluslararası aşı işbirliklerini etkileyebilir. Ancak Türkiye'nin kendi aşısı TURKOVAC gibi milli aşı projelerini geliştirmesi, bu tür dış müdahalelere karşı dayanıklılık sağlıyor.