Mısırlı iş insanı Naguib Sawiris, France 24'e verdiği özel röportajda, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıların Filistinlilere "hiçbir şey" kazandırmadığını, aksine "sadece yıkım" getirdiğini söyledi. Sawiris, saldırıları "korkunç bir terör eylemi" olarak nitelendirirken, İsrail hükümetinin "yayılmacı" bir politika izlediği uyarısında bulundu. Bölgedeki ekonomik etkilerin şimdiden hissedildiğini belirten Sawiris, İran savaşının yarattığı ekonomik sonuçların "hızla arttığını" ifade etti.
7 Ekim'in bilançosu ve bölgesel gerilim
Naguib Sawiris, Orta Doğu'nun en tanınmış iş insanlarından biri olarak, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Röportajda, 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail'in Gazze'ye yönelik geniş çaplı askeri operasyonlarının bölgede büyük bir insani krize yol açtığını vurguladı. Sawiris, "Filistinliler bu saldırıdan hiçbir şey kazanmadı, sadece yıkım gördüler" diyerek, saldırıların Filistin davasına zarar verdiğini savundu. Ayrıca, İsrail hükümetinin "yayılmacı" emellerinin bölgede kalıcı bir istikrarsızlık yarattığını belirtti.
Sawiris'in bu açıklamaları, Mısır'ın resmi tutumundan farklı bir çizgide. Mısır hükümeti, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını sert bir şekilde eleştirirken, Hamas'ın saldırılarını da kınamaktan kaçınıyor. Ancak Sawiris gibi iş dünyasının önde gelen isimleri, bölgedeki ekonomik çıkarlarını korumak için daha dengeli bir söylem benimseyebiliyor.
Röportajın devamında Sawiris, İran ile yaşanan gerilimin ekonomik yansımalarına değindi. "İran savaşının ekonomik etkileri şimdiden hızla artıyor" diyen Sawiris, bu durumun başta Mısır olmak üzere bölge ülkelerini olumsuz etkileyeceğini öngördü. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ticaret yollarının güvenliği ve yatırım ortamının bozulması gibi faktörler, Orta Doğu ekonomileri için ciddi riskler oluşturuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Naguib Sawiris'in sözleri, Orta Doğu'da artan tansiyonun iş dünyası üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. İsrail-Hamas çatışması, Lübnan'daki Hizbullah ile yaşanan gerilim ve İran'ın bölgedeki faaliyetleri, yatırımcı güvenini sarsmış durumda. Sawiris, bu ortamda ekonomik kalkınmanın zorlaştığını, bölge ülkelerinin istikrar arayışında olduğunu belirtti.
Uluslararası kamuoyu, 7 Ekim sonrası yaşananları farklı perspektiflerden değerlendiriyor. Batılı ülkeler genellikle İsrail'in kendini savunma hakkını vurgularken, Arap ve Müslüman ülkeler Filistinlilerin yaşadığı insani dramı öne çıkarıyor. Sawiris'in "terör eylemi" tanımlaması, Batı medyasında geniş yankı bulurken, Arap dünyasında bazı çevreler tarafından eleştirildi. Ancak Sawiris, iş insanı kimliğiyle pragmatik bir yaklaşım sergileyerek, bölgede barış ve istikrarın ancak karşılıklı tavizlerle sağlanabileceğini ima ediyor.
Öte yandan, İran'ın nükleer programı ve bölgesel müdahaleleri, Körfez ülkeleri ile İsrail arasında gizli bir ittifakı güçlendirmiş durumda. Sawiris'in "yayılmacı İsrail hükümeti" uyarısı, bu ittifakın geleceği açısından da önem taşıyor. İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri ve Gazze'ye yönelik operasyonları, uluslararası hukuk açısından tartışmalı olsa da, ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz destek, bölgede tansiyonu yükseltiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Orta Doğu'daki gelişmeleri yakından takip eden ve bölgesel istikrarı önemseyen bir ülke olarak, Sawiris'in açıklamalarını dikkatle değerlendirmeli. Türkiye, Filistin davasını desteklerken, Hamas'ı terör örgütü olarak tanımlamıyor; bu nedenle Sawiris'in "terör eylemi" ifadesi Ankara'nın tutumuyla örtüşmüyor. Ancak Türkiye, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sert bir şekilde eleştirerek, bölgede kalıcı bir ateşkes ve iki devletli çözüm çağrısı yapıyor. İran savaşının ekonomik etkileri ise Türkiye'yi de derinden etkiliyor: enerji ithalatı, ticaret yolları ve turizm gelirleri açısından riskler artıyor. Bu bağlamda Türkiye, bölgesel diyalog ve ekonomik işbirliği mekanizmalarını güçlendirerek, istikrarsızlığın yayılmasını önlemeye çalışmalı.