İsveç, 11 Eylül'de sandık başına gidiyor. Ülkenin üçüncü büyük şehri Malmö, çokkültürlü yapısıyla aşırı sağın sık sık hedef gösterdiği bir kent. Al Jazeera, seçim öncesi şehirdeki seçmenlerle görüştü. Göçmen karşıtı söylemlerin yükseldiği bir dönemde Malmö, İsveç siyasetinin mikrokozmosu gibi.
Malmö: Göçün ve Çeşitliliğin Simgesi
Malmö, İsveç'in güneyinde, Kopenhag'a komşu bir liman kenti. Nüfusunun yaklaşık %45'i yabancı kökenli. Irak, Suriye, Somali, Afganistan ve eski Yugoslavya'dan gelen göçmenler, şehrin dokusunu oluşturuyor. Ancak bu çeşitlilik, aşırı sağ partiler için hedef tahtası. İsveç Demokratları (SD), on yıllardır Malmö'yü "suç, çete şiddeti ve entegrasyon başarısızlığı"nın sembolü olarak gösteriyor. Son yıllarda çete çatışmaları ve silahlı saldırılar şehirde artmış olsa da, suç oranları ülke ortalamasının üzerinde değil. Yine de algı yönetimi, seçim kampanyalarında belirleyici.
Al Jazeera'ye konuşan seçmenler, endişelerini dile getiriyor. Bir kısmı güvenlik sorunlarına odaklanırken, bir kısmı da artan ırkçılık ve ayrımcılıktan şikayetçi. Malmö Belediye Başkanı Katrin Stjernfeldt Jammeh (Sosyal Demokrat), şehrin zorluklarını kabul ediyor ancak "Malmö'yü günah keçisi yapmayı" reddediyor. Jammeh, "Bu şehir İsveç'in geleceği. Çeşitlilik bir zayıflık değil, güç" diyor.
İsveç Seçimleri: Sağ Blokun Yükselişi
11 Eylül seçimleri, İsveç siyaseti için kritik. Anketler, iktidardaki Sosyal Demokratlar liderliğindeki sol blok ile sağ blok arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Ancak asıl dikkat çeken, İsveç Demokratları'nın oy oranı. Parti, son anketlerde %20 civarında. 2018'de %17,5 oy almıştı. Şimdi ise muhalefetteki Ilımlı Parti (Moderaterna) ve diğer sağ partilerle işbirliği yaparak hükümete ortak olmayı hedefliyor. Liderleri Jimmie Åkesson, göçmen karşıtı politikaları ve suçla mücadele vaatleriyle kampanya yürütüyor.
Malmö'de ise yerel dinamikler farklı. Şehir, tarihsel olarak Sosyal Demokratların kalesi. Ancak son seçimlerde İsveç Demokratları oylarını artırdı. 2018'de Malmö'de %14 oy alan parti, bu seçimde %18-20 bandına çıkabilir. Göçmen kökenli seçmenlerin yoğun olduğu bölgelerde ise sol partiler ve çevre partisi Yeşiller güçlü.
Seçim kampanyasının ana gündem maddeleri: göç, entegrasyon, suç, enerji krizi ve enflasyon. Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası İsveç'in NATO üyelik süreci de önemli bir başlık. Ancak Malmö'de seçmenler daha çok yerel sorunlara odaklanmış durumda: işsizlik, konut sıkıntısı, okullar ve sağlık hizmetleri.
Al Jazeera'ye konuşan 34 yaşındaki Suriyeli göçmen Ahmet, "Burada doğdum, burada büyüdüm. Kendimi İsveçli hissediyorum ama bazıları beni hala yabancı görüyor. Oyum, bu ülkenin gerçekten kapsayıcı olmasını isteyenlere" diyor. Bir başka seçmen, emekli İsveçli Lars ise "Malmö değişti. Eskiden daha güvenliydi. Şimdi çeteler var. İsveç Demokratları'na oy vereceğim" diyerek tepkisini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsveç seçimleri, Avrupa'daki sağ popülizm dalgasının bir yansıması. Fransa, İtalya, Macaristan ve Polonya'da aşırı sağ yükselişte. İsveç Demokratları da bu trendin İskandinavya'daki temsilcisi. Parti, köken olarak neo-Nazi hareketlerden geliyor ancak son yıllarda kendini "sosyal muhafazakar" olarak yeniden konumlandırdı. Yine de göçmen karşıtı söylemi ve İslam eleştirisiyle biliniyor.
İsveç'in NATO üyelik süreci, Türkiye'nin onayına bağlı. İsveç, Finlandiya ile birlikte Mayıs 2022'de NATO'ya başvurdu. Türkiye, İsveç'in PKK/YPG'ye desteği ve iade talepleri konusunda çekincelerini dile getirdi. Haziran 2022'de Madrid'de imzalanan üçlü muhtıra ile süreç ilerledi ancak Türkiye henüz onay vermedi. Seçim sonrası İsveç'in yeni hükümeti, NATO üyeliği için Türkiye ile ilişkileri nasıl yönetecek? Bu, Ankara'nın da yakından takip ettiği bir konu.
Malmö özelinde ise Türkiye kökenli göçmenler önemli bir topluluk. Şehirde yaklaşık 10 bin Türkiye kökenli yaşıyor. Onların oyları, yerel seçimlerde belirleyici olabilir. Türk toplumu, genellikle Sosyal Demokratlar ve sol partilere oy veriyor ancak son yıllarda muhafazakar partilere yönelim de var. Özellikle İsveç Demokratları'nın göçmen karşıtı söylemi, Türk toplumunda endişe yaratıyor.
Seçim sonuçları, İsveç'in iç ve dış politikasını şekillendirecek. Sağ blok kazanırsa, göç politikaları sertleşebilir, NATO üyeliği hızlanabilir ancak Türkiye ile ilişkilerde yeni gerilimler yaşanabilir. Sol blok kazanırsa, mevcut politikalar büyük ölçüde devam eder. Her halükarda Malmö, bu seçimin sembol şehri olmaya devam edecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsveç seçimleri, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren iki başlıkta önem taşıyor: NATO üyeliği ve göçmen Türk toplumu. İsveç'in NATO'ya katılması için Türkiye'nin onayı gerekiyor. Seçim sonrası kurulacak hükümetin Türkiye'ye yönelik tutumu, süreci etkileyecek. Aşırı sağın güçlenmesi, Ankara'nın elini güçlendirebilir çünkü İsveç, Türkiye'nin taleplerine daha fazla taviz vermek zorunda kalabilir. Öte yandan, Malmö'deki Türk toplumu, artan İslamofobi ve göçmen karşıtlığından olumsuz etkileniyor. Türkiye, İsveç'teki Türk ve Müslüman toplumun haklarını savunma konusunda hassasiyet göstermeli. Ayrıca, İsveç'teki PKK/YPG faaliyetleri, Türkiye'nin güvenlik endişeleri arasında. Seçim sonuçları, bu konularda yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.