Bellingcat ve Jeune Afrique'in ortak soruşturması, Mali ordusunun insansız hava aracı (drone) saldırılarında sivillerin öldürüldüğüne dair yeni kanıtlar sundu. Raporda, "tekrarlayan bir model" olarak nitelendirilen saldırıların, askeri hedef gözetmeksizin sivil yerleşim alanlarını vurduğu ve uluslararası hukuku ihlal ettiği belirtiliyor. Soruşturma, Mali'nin askeri operasyonlarında artan drone kullanımının sivil kayıpları beraberinde getirdiğini gözler önüne seriyor.
Saldırıların Arka Planı ve Kanıtlar
Soruşturma kapsamında, 2023 yılı boyunca Mali'nin kuzey ve orta bölgelerinde gerçekleştirilen çok sayıda drone saldırısı incelendi. Görgü tanıkları, uydu görüntüleri ve sosyal medyada paylaşılan video kayıtları, saldırıların sivil evleri, pazarları ve hayvan otlatma alanlarını hedef aldığını gösteriyor. Örneğin, Timbuktu yakınlarındaki bir köyde düzenlenen saldırıda en az 10 sivilin hayatını kaybettiği, aralarında çocukların da bulunduğu belirtiliyor. Bellingcat, saldırıların çoğunun istihbarat hataları veya ayrım gözetmeyen ateş nedeniyle gerçekleştiğini vurguluyor.
Mali ordusu, drone saldırılarını terör örgütleriyle mücadele kapsamında meşru müdafaa olarak savunuyor. Ancak soruşturma, saldırıların çoğunda hedef alınan kişilerin silahlı grup üyesi olduğuna dair somut kanıt bulunmadığını ortaya koyuyor. Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler daha önce de Mali'deki operasyonlarda sivil kayıplara dikkat çekmiş, ancak hesap verebilirlik mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle sorumluların yargılanmadığı belirtilmişti. Bellingcat raporu, bu tür saldırıların sistematik hale geldiğini ve yerel halk üzerinde korku yarattığını ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mali, 2012'den bu yana kuzeydeki ayrılıkçı isyan ve cihatçı gruplarla mücadele ediyor. 2020 ve 2021'deki askeri darbelerin ardından yönetimi ele geçiren cunta, Fransa ve Avrupa Birliği ile askeri iş birliğini sonlandırarak Rusya'nın Wagner Grubu'na yöneldi. Bu süreçte drone teknolojisine yatırım yapan Mali ordusu, Türkiye'den de insansız hava araçları tedarik etti. Uzmanlar, drone saldırılarının artmasının sahadaki güvenlik durumunu iyileştirmediğini, aksine sivilleri radikalleşmeye ittiğini savunuyor.
Birleşmiş Milletler'in 2023 raporuna göre, Mali'de son bir yılda en az 500 sivil çatışmalarda hayatını kaybetti. Drone saldırıları bu sayının önemli bir kısmını oluşturuyor. Uluslararası toplum, Mali hükümetine sivil kayıpları araştırma ve sorumluları cezalandırma çağrısı yapıyor. Ancak cunta yönetimi, uluslararası baskılara rağmen bağımsız soruşturmalara izin vermiyor. Bellingcat'in raporu, bu tür ihlallerin belgelenmesinin, gelecekte olası savaş suçu davaları için delil teşkil edebileceğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda Afrika'daki savunma sanayii ihracatını artırarak Mali gibi ülkelere drone satışı gerçekleştirdi. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığını ve etkisini artırsa da, drone saldırılarında sivil kayıpların belgelenmesi, Türk savunma şirketlerinin itibarını ve uluslararası hukuki risklerini gündeme getirebilir. Ayrıca, Mali'deki istikrarsızlık, Sahel bölgesinde Türkiye'nin ekonomik ve diplomatik çıkarlarını tehdit edebilir. Türkiye'nin, ihracat yaptığı ülkelerde sivil kayıpları önlemeye yönelik somut adımlar atması, uluslararası kamuoyundaki meşruiyetini koruması açısından kritik önem taşıyor.