Mali'de faaliyet gösteren tüm çatışma tarafları -El Kaide bağlantılı cihatçı gruplar, Mali ordusu ve Rus paralı askerleri- Nisan ayında ülkeyi sarsan saldırılar sırasında ve sonrasında sivillere karşı 'ağır ihlaller' gerçekleştirdi. Uluslararası insan hakları örgütü Human Rights Watch (HRW), 10 Haziran 2024 tarihli raporunda, bu ihlallerin en az 51 sivilin ölümüne yol açtığını belgeledi. Rapor, özellikle başkent Bamako'nun kuzeyindeki Niono bölgesinde yaşanan şiddet olaylarını mercek altına alıyor. HRW'ye göre, 8-22 Nisan tarihleri arasında Mali ordusu ve Rusya'dan gelen Wagner Grubu mensupları, cihatçıların saldırılarına misilleme olarak en az 28 sivilin öldüğü operasyonlar düzenledi. Öte yandan, Cihatçılar da aynı dönemde 23 sivili öldürdü ve çok sayıda kişiyi kaçırdı.
HRW Raporu: Sistematik ihlaller ve cezasızlık
HRW raporu, 56 sayfalık belgede, 2024 Nisan ayında Mali'de tırmanan şiddetin siviller üzerindeki yıkıcı etkisini ayrıntılarıyla ortaya koyuyor. Örgüt, Mali ordusu ve Wagner güçlerini, Niono bölgesinde en az 10 köyde -Missira, Farabougou, Sofara gibi- sivil evlerini ateşe vermek, yağmalamak ve keyfi infazlar gerçekleştirmekle suçluyor. Rapora göre, askerler 17 Nisan'da Niono kent merkezinde sokaklarda rastgele ateş açarak en az 14 sivilin ölümüne neden oldu. HRW kıdemli araştırmacısı Ilaria Allegrozzi, 'Mali ordusu ve Rus müttefiklerinin sivillere yönelik saldırıları, uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerini oluşturuyor' dedi. Örgüt, ayrıca cihatçı grupların da sivil araçları durdurup yolcuları kaçırdığını, en az 12 kişinin bu şekilde kaybolduğunu belgeledi. HRW, bu ihlallerin hiçbirinin soruşturulmadığını ve faillerin cezasız kaldığını vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Afrika'da Rus etkisi ve güvenlik krizi
Mali'deki kriz, sadece ülkenin iç dinamiklerinden değil, aynı zamanda küresel güç mücadelelerinden de besleniyor. Fransa'nın 2022'de çekilmesinin ardından Rusya, Mali'deki askeri varlığını Wagner Grubu aracılığıyla hızla artırdı. Bu durum, Sahel bölgesinde Rus etkisinin derinleşmesine yol açarken, Batılı ülkelerin endişelerini artırıyor. Birleşmiş Milletler Mali Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu (MINUSMA) da 2023'te sona eren görev süresi boyunca sivilleri korumada yetersiz kaldı. Uzmanlar, Mali'deki şiddetin komşu ülkelere -Burkina Faso, Nijer- sıçrama riskine dikkat çekiyor. Zira bu ülkelerde de benzer şekilde askeri cuntalar yönetimde ve cihatçı gruplar aktif. Batı Afrika'da demokrasi ve güvenlik karnesi giderek kötüleşirken, sivil kayıplarının önlenmesi için uluslararası toplumun daha etkili bir müdahale mekanizması geliştirmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mali'deki kriz, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesine yönelik artan ilgisi bağlamında dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Afrika'da askeri üsler ve kalkınma işbirlikleri kurarken, Mali'deki istikrarsızlık bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Ayrıca, Rusya'nın Wagner aracılığıyla Sahel'de nüfuzunu artırması, Türkiye'nin Libya ve Doğu Akdeniz'deki çıkarlarıyla rekabet eden bir sınamaya dönüşebilir. Mali'de sivillere yönelik ihlallerin artması, uluslararası toplumda cezasızlık kültürünü güçlendirirken, Türkiye'nin insani yardım ve barış inşası söylemlerini sahada test ediyor. Ankara'nın bu kriz karşısında sessiz kalmaması, BM ve Afrika Birliği nezdinde diyalog çağrıları yapması beklenebilir.